MANDALİN’DE SAYKO GECELERİ… BU ADAMLAR BİR HARİKA DOSTUM!

Habere Oy Verin:

Rock camiasında 'ismiyle' müsemma bir grup kendileri... Her sahneleri sürprizlerle dolu... Bodrum onlarla ilk kez 2014 yılının bir Mandalin gecesinde yüz yüze geldi. O gün bugündür Necati ve Saykolar'ı Mandalin'siz, Mandalin'i bu  sempatik 'Sayko'larsız düşünemez olduk. 

Necati ve Sayko’lar 2012 yılından bu yana yollarda. Kendilerine 'bitmeyen' turne yapmışlar, gezipdururlar! Arada bir yolları Bodrum'a düşse de bize hiç yeterli gelmiyor ne yazık ki... Mandalin'de her sahne alışlarını dört gözle bekleyen bir hayran kitleleri mevcut. Onların sahnesinde sadece müzik yok… Adeta bir stand-up gösterisi izliyor gibisiniz. Müzik ve eğlenceyi bir arada sahneleyen ve hatta sizi de gösteriye dahil ederek neye uğradığınızı şaşırtan, müziğin 'Harlem' şov grubu gibi bir şey! 

Mandalin Bar, her "Necati ve Saykolar" gecesinde hınca hınç doluyor. Bu sahnede Cem Karaca var, Aşık Mahzuni var, Neşet Ertaş, Aşık Veysel var… Barış Manço, Özay Gönlüm, Erkin Koray, Moğollar var.  Biraz mavi biraz kızıl var… Bol bol renk var, kahkaha var. Dinlemelere doyamayacağınız sesleri, şahane yorumları, gün yüzü görmemiş esprileri ile bu adamlar gerçekten çok sıra dışı… Bu halleriyle de Bodrum’a ve Mandalin’e pek yakışıyorlar doğrusu. 

Geçenlerde yine bir Mandalin gecesinde izlediğimiz grupla bu kez kulise geçip hasbıhal ettik. Espriler havada uçuştu, kahkahalar gırla gitti! Öyle eğlenceli bir söyleşi oldu ki yazmalara doyamadık. Tıpkı sahnede olduğu gibi, gündelik yaşamlarında da var bir “sayko” halleri… Dolandırmadan söyleyelim, hafif bir “delilik” sezmedik dersek yalan olur vallahi! Grup 4 çılgından oluşuyor. Vokalde, söz ve müziklerden sorumlu Necati Karadayı… Gitarda ve stand-up’da Alper Kayman… Bas Barış Şanlısoy ve davul Serhat Ergür… Hadi Necati ve Saykolar’ı biraz daha yakından tanıyalım… Ne de olsa bu yaz bol bol birlikte vakit geçirecek gibiyiz… 

Bu çılgın grup nasıl bir araya geldi?

Farklı ekiplerde çalışıp tanışıyorduk zaten. Yeri geliyor ikili üçlü olarak çaldığımız da oluyordu. Bir gün dördümüz bir araya geldik ve çalıştıkça müzik kimyamızın uyduğunu farkettik. Neden bunu ha geniş kitlelere taşımayalım diye düşündük ve burdayız. 

Grubu ilk kurduğunuzda idolünüz, örnek aldığınız şarkıcı, sanatçılar var mı?

Kesinlikle var. Zaten grubun kuruluş amacı Cem Karaca Barış Manço Erkin Koray gibi büyüklerimizin başlattığı Anadolu Rock akımını devam ettirmek.

Müzik dünyasında gruplar bir süre sonra dağılır genelde… Bir elin parmaklarını geçmez uzun yıllar bir arada kalanlar… Sizi bir arada tutan şey ne?

NECATİ: Dostluğumuz arkadaşlığımız, aile olmamız…
ALPER: Her şeyin dışında biz beraber vakit geçiren adamlarız.
BARIŞ: Tabii bir de çocukluk arkadaşıyız. Ben Serhat’la lisede aynı sınıftaydım. Alper ana okuluna gidiyordu o zamanlar…

Grubu ilk kurduğunuzda bugünlere geleceğinizi hiç düşündünüz mü? 

Bugünlere gelmeyi düşünmekten çok istedik ve fazlasını da istiyoruz dolayısıyla elimizden geleni de yapıyoruz bunun için.

Şu zamana kadar yaptığınız en özel şarkı? 

Fırtına. İlk çıkış şarkımız. Hem kendi özel hem klibi özel. Severek çalıyoruz ve söyleniyor. Yeri ayrı bizde.

Sahnede tiyatral bir gösteri izliyoruz adeta… Doğaçlama mı yapıyorsunuz, yoksa önden çalışma var mı?

NECATİ: Birbiriyle çok uyumlu dört müzisyeniz. Birbirimizi tamamlıyoruz aslında. Sahnede de o sinerji var tabii. Anlık gelişiyor çoğu zaman. Grubun mizah bölümü Alper'den sorulur.
ALPER: Tiyatral kısımların yüzde 60’ını ben sergilediğim için, yarısı çalışılmış yarısı doğaçlama diyebiliriz. Sürekli yaptığım şeyden bazen sıkılıp üzerine başka bir espri koyabiliyorum. Anlık gelişiyor yani. Tabii bir kalıp var. Onun üzerine eklemeler yapıyoruz. Güncel olaylardan besleniyoruz. Sosyal  medya ortamlarında yazılıp çizilen  izlenen şeylerden…

Ünlü isimler de sahnenize çıkıyor… Bugüne kadar sahneyi paylaştığınız hangi ünlü isimle unutulmaz bir performans yaşadığınızı sorsam…

SERHAT: Bize bugüne kadar sahnede eşlik eden mental olarak bize en yakın isim Cem Yılmaz’dı. Beş kez çaldık kendisiyle. Süperdi. 
BARIŞ:  Ben Yıldız Tilbe’yi beğeniyorum abi. Geçende Serhat’ı azarladı. Mutlu oldum. (Kahkahalar)
ALPER: Ben de Cem Yılmaz’ diyorum. Ama bir de Hayko Cepkin var es geçemem. Çok severiz kendisini. Babamızdır.

Bir de interaktif bir yanı var şovlarınızın. İzleyici de katılıyor şova…

SERHAT: O açıkçası biraz Mandalin’e özgü bir şey. Normalde diğer konserlerimizde doğum günü bile kutlamayız biz. Akış içinde kalkıp da birisi “benim sesim güzel”, ya da “ben evlilik teklif edeceğim” deyip sahneye çıkmaz. Bir tiyatro sahnesinde gösteri kesilir mi? Kesilmez. 
ALPER: Tabii Cem Yılmaz evlenme teklif etmek isterse bizim haberimiz olsun, seve seve.

Oyunculuk yeteneğiniz de dikkat çekiyor. Teklif gelse kabul eder miydiniz?

ALPER:  Şahsen değil de grubumu temsilen bir oyunculuk olursa isterim. 

Kaç albüm oldu şimdiye kadar?

İlk albüm “Dur, Bak, Dinle Geç” idi… İkinci stüdyo albümümüz 2017 yılı Mart başında çıktı. Mütemadiyen... Prodüktörlüğünü Hayko Cepkin üstlendi. Son olarak ilk cover çalışmamız Gurbet'i yayınladık.  Özdemir Erdoğan’ın bestesi… Bir akustik projemiz var Youtube’da kendi kanalımızda yayınladığımız. “Oturduğumuz Yerden”  isimli… 

Neden bu tür bir müzik yapmaya karar verdiniz, sizin için bir anlamı var mı?

Anadolu rock dinlemeyi ve çalmayı seviyoruz. Bir kere Necati bağlama çalıyor. En güzel kısmı burda. Öz müziğimizi sevdiğimiz tarzlara doğru misafir ediyoruz.

SÜRPRİZLER VAR

Yakın zamanda bir albüm var mı?

NECATİ:  Yeni projeler sene başında birikti. Bir sürü proje var. Hepsini sırayla yayınlayacağız. Yayın tarihleri  mantıklı bir çizelge içinde. Hepsini haber vereceğiz. 
ALPER: Mantıklı derken, adını koymadığımız tarihler var. O tarihler içinde seyircimize sürprizler yaşatmayı planlıyoruz. İyi sürprizler.

Olumsuz yorumlar sizin için önemli mı? 

Eğer haddini aşmayan olumsuz eleştirel yorumlar alırsak oturup kafa yoruyoruz. Kesinlikle önemli bizim için. Ama haddini aşan yorumlar bizde alay konusu olmaktan öteye gitmiyor

Hiç müziği bırakma kararınız oldu mu? Bırakmak istediğiniz bir olay yaşadınız mı? 

Böyle bir karar ancak dinlenmek için alınır ama biz müziğin emekli olunacak ya da bırakılacak birşey olmadığını düşünüyoruz. Şu ana kadar da bırakma isteği uyandıracak bir olay yaşamadık. Haliyle yaşamak da istemeyiz.

Bu işe başladıktan sonra iyi ki bu işi yapıyorum dedirtecek bir olay yaşadınız mı? 

İşte bunu her zaman yaşıyoruz. Müzik sayesinde gidip görmediğimiz yerleri görüyor, farklı insanlarla tanışıp onlara müzik yapıyoruz. Bunun hazzı tarif edilemez. Ama daha büyüik iyikilerimiz olsun da istiyoruz. Uluslararası bir platformda ülkemizi temsil etmek gibi...

Bu işe başladıktan sonra keşke diyeceğiniz bir an yaşadınız mı?

Zaman zaman keşkelerimiz oluyordur ama imkanlar dahilinde çözülebilen şeyler. Çok etkilenmiyoruz açıkcası. Büyük keşkelerimiz yok.

Herkesin bilmesinde yarar gördüğünüz bir hayat tecrübesi? 

Üzerinde çaba harcanmamış hiçbir şey mutluluk getirmez kanaatindeyiz. Hayatın neresinde olursak olalım, mutlu olacağımızı düşündüğümüz iyi şeyler için çabalamamız gerekir. Bedavacılık yapmayalım,

HAYALLER EUROVİSİON...

Hadi şimdi de herkes hayalini söylesin...

BARIŞ: Ben böylece, bu grupla yaşlanmak istiyorum. İki sene var yani önümde… 
ALPER: Abi benim çok fazla hayalim var. Birinci hayalim, biraz minimal bir hayal. Barış’la bizim hayalimiz bu… Miami’de deniz kenarında portakal suyu içmek istiyoruz. Sadece ikimiz ama… 
BARIŞ: Ben de Alper’e şöyle demek istiyorum “Oldu di mi?”
ALPER: İkinci hayalim; Eurovision’a gitmek istiyorum. Bu adamlarla birlikte. Bizim Türk bayrağı orada dalgalanırken şarkı söylemek istiyorum. O heyecanı yaşamak istiyorum. Dünya duysun… Üçüncüsü de çalarken ölmek istiyorum. 
NECATİ: Ben, bu grupla yaptığım bir şeyin sonu şu ya da bu olsun diye bir şey hayal etmiyorum. Müzikal anlamda tam da istediğim yerdeyim, hiçbir hayalim yok. Yaşadığım en minimal anı bile benim için en keyifli anıdır. Benim hayalim daha çok ülkem adına. Bu işin sonunun daha güzel, düzgün, daha demokratik bir geleceğe yansımasıyla ilgili. Daha çok kendi çocuğum için düşünüyorum bunu. Umarım, benim bu güzel ortamlarda bu güzel adamlarla müzik yaptığım gibi, oğlum da ileride daha güzel bir gelecekte, daha güzel bir arkadaş ortamıyla müzik yapabilsin. 
ALPER: Muhtemelen oğlunun arkadaşı da ben olacağım. Genç olduğum için. Beraber turneye devam edeceğiz. (Grubun en genci olmanın dayanılmaz mutluluğuyla gülümsüyor Alper) 
SERHAT: Yaş olarak hepimiz 35-40 arasındayız. Sonuçta bir yola baş koymuşuz. Müzikle hayatımızı devam ettiriyoruz. Mutluyuz. Hayalimiz ne olabilir? Huzurlu bir ülkede, istediğimiz tarz müziği istediğimiz gibi devam ettirmek. Başarılı bir şekilde… Eurovision olabilir, başka şey olabilir. Ama güzel yerlerde olmayı hayal ediyorum. Hepimiz için. Güzel ortamlarda, güzel ödül törenlerinde ödül alırken bu grubu hayal ediyorum. Ortak hayal diyelim buna aslında… 

MANDALİN’DE BULUŞMAK ÜZERE…

Bu harika sohbetin yüz bin milyon katı eğlence, Necati ve Sayko’ların sahnesinde, bizden söylemesi!.. O üç saatin nasıl geçtiğini aklınız almıyor bir türlü...Bir bakıyorsunuz Yeşilçam'ın efsane müzikleriyle nostalji yaşarken, bir anda her yer oyun havası, halaya dönmüş! Sıfır kilometre besteler de var, pek sevdiğimiz rock şarkılarıının yorumları da… Kısacası Necati ve Saykolar’ı bugüne kadar sahnede izlemediyseniz, çok şey kaçırmışsınız demektir. Mandalin Bar etkinliklerini www.bodrumageldik.com etkinlik takviminden takip ediniz ve ilk “Sayko” gecesinde yerinizi ayırtınız. Sonra "vay ben görmedim”, “Vay benim haberim olmadı” demeyiniz!
 

Haber Yorum

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.