SEYMEN: BİZ BODRUM'DA GÜCÜMÜZÜ KULLANAMADIK

Habere Oy Verin:

Bodrum’da CHP’nin üç dönem ilçe başkanlığını sürdüren ve bu süreçte örgütüyle birlikte pek çok seçim başarısı kazanan Recai Seymen, “şimdi sıra Bodrum’a hizmette” diyerek kollarını sıvadı ve Bodrum Belediye Başkanlığına aday adayı olduğunu açıkladı. Köy enstitüsü bir babanın Elektrik Mühendisi oğlu Recai Seymen… Hem bir teknik adam hem bir bürokrat… Bodrum’la tarihi oldukça eskilere dayanıyor… Gümbet’teki askeri kampın inşası sırasında geldiği Bodrum’da uzun yıllardır hem kendi mesleğini yapıyor hem de siyasetle uğraşıyor. CHP’nin üç dönem ilçe başkanlığını yapan Seymen, iki dönemdir de kurultay delegesi. “Sandıktan çıkarak seçildim” diyen Seymen, siyaseti bundan sonra Bodrum’a hizmet ederek yapmak istediğini ifade ediyor. Hayli iddialı projeleri var ve hepsinin de ayakları yere sağlam basıyor. “Bodrum’un büyümesini kademe kademe izlemiş biriyim. Mücadele insanıyım, uzlaşmacıyım ve bir hesap adamı olduğu için kaynak yaratmayı da iyi bilirim” diyor. İşte Recai Seymen…

İlk olarak CHP’den başlayalım. Siyasete giriş, akabinde gelişme ve sonuç nasıl oldu?

1999 seçimlerinden sonra eşimle birlikte partiye katılmaya karar verdik. 2001-2008 yılları arasında eşim CHP Bodrum Kadın Kolları başkanlığı yaptı. Ben de iki dönem ilçe yönetiminde bulundum. O zaman zarfında, Elektrik Mühendisleri Odası’nın Bodrum temsilcisiydim. Aynı zamanda Ankara’da EMO Genel Merkezinde Denetleme Kurulu üyesiydim. 2013 yılında CHP Muğla İl Başkanı beni aradı. Partiyi 30 günlük süreçte idare edebilir misin diye sordu. O gün partiye geldik. İçeri girdikten sonra partililerimiz bizi bırakmadılar. Üç dönem, kongrelerimizde ilçe başkanlığına seçildim. Uzun yıllardır Bodrum’da üç dönem üst üste ilçe başkanlığı yapan ilk ilçe başkanı oldum. Bu süre içinde partimle 6 seçim geçirdik. Hepsinden de başarılı bir şekilde çıktık. Bodrum, CHP’nin oy oranı açısından Muğla’nın birinci ilçesi oldu. Oylarımızı ciddi şekilde artırdık. 24 Haziran genel seçimleri öncesinde, partili arkadaşlarım milletvekili adayı olmam konusunda ısrar ettiler. Ancak ben haziran seçimlerinde örgütün başında kalmayı daha uygun buldum. Türkiye için çok önemli bir seçimdi çünkü. Seçimlerin ardından geçtiğimiz 10 Ekimde Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu’nu ziyaret ettim. Halktan ve partimden gelen yoğun istekler olduğunu belirterek Bodrum Belediye Başkanlığı’na talip olduğumu söyledim. İzin istedim. Kendisi de başarılar diledi. Bodrum’a hizmet etmek için aday adayı oldum. 

Bodrum’da ve Muğla’da yerel yönetimler ağırlıklı olarak CHP’nin elinde… Siz bir CHP’li olarak partinizin belediyecilik anlayışını ve hizmetleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de ilçeler bazında yapılan bir araştırmaya göre, gelişmişlik endeksinde ilk 30 sırayı alan yerel yönetimlerin 20 tanesi CHP’li… Geri kalanı diğer partilerden. Bu da gösteriyor ki toplum CHP’li belediyelerin olduğu yerleri vaha gibi hissediyor… Toplumun rahat ve hiçbir baskı hissetmeden yaşadığı yerler CHP tarafından yönetilen ilçeler… Elbette hizmet anlamında bazı sıkıntılar yaşıyoruz. Çünkü hükümet biz değiliz. Belediyelerimiz ciddi baskı altında iş yapmaya çalışıyorlar. 

BODRUM VE BÜYÜKŞEHİR ARASINDA UZLAŞIYI SAĞLAYARAK HİZMET ETMEK İSTİYORUM

Neden Bodrum Belediye Başkanlığına adaysınız?

Bodrum yarımadası çok hızlı büyüyor. Ben bu büyümeye kademe kademe tanıklık etmiş biriyim. Bu büyüme ‘hormonlu’ bir büyüme… Devamlı inşaat ruhsatı kesiyoruz ancak altyapımız ilerlemiyor. Damarlarımız ince. Önümüzdeki birkaç yıl içinde eğer altyapı ile ilgili çözümler üretemezsek, Bodrum’u daha zor günler bekliyor. Ben mühendisim. Altyapı ile ilgili her şeyi, tüm yatırımları biliyorum. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin, MUSKİ’nin Bodrum’a çok ciddi yatırım yapması gerektiğini görüyorum. Bunun için de Bodrum’la Büyükşehir arasındaki diyalogun çok daha artması gerekiyor. Ben uzlaşmacı bir insanım. Egolarım yok. Kavgacı bir insan değilim. Bu uzlaşıyı sağlayarak Bodrum’a hizmet getirmek istiyorum. 

Halen CHP’li ilçe belediyeleri ile Büyükşehir arasındaki zaman zaman ortaya çıkan uzlaşmazlıklar ‘gelirler’ konusunda yaşanıyor. Seçildiğiniz taktirde bu soruna nasıl çözüm bulmayı düşünüyorsunuz?

Büyükşehir Yasası ile birlikte ilçe belediye gelirleri Büyükşehir’e aktarıldı. Bu sorunu çözebilmek için öncelikle Büyükşehir Yasası’nı iyi bilmek gerekiyor. Hangi yetki büyükşehirde, hangisi ilçe belediyesinde kalıyor? Bodrum da Büyükşehir uygulamasıyla birlikte gelirlerinden bazılarını kaybetti. Ama ben gelir yönünden bakmıyorum olaya. Esas olan Bodrum’a altyapı yatırımlarının gelmesidir bana göre. O giden para, yatırımlarla kıyaslandığında çok önemli bir miktar değil. Kaldı ki emlak vergileri iki misli arttı. Esasında belediyede kaynak bulma konusunda pek sıkıntı çıkacağını düşünmüyorum. Bunu iyi idare edecek bir yapı gerekiyor sadece. Ben 30 yıldır şirket yönetiyorum. Bilançoyu, geliri gideri çok iyi bilen bir insanım. Bir hesap adamıyım aynı zamanda. Bu konuda sorun yaşamayacağımızı iyi biliyorum. 

Mesela nasıl kaynak yaratacaksınız?

Her şeyden önce nitelikli turizm açısından kültürel değerlerin ortaya  çıkarılması lazım. Bunlar için kaynak var. AB fonlarından bu kaynağı alırız merak etmeyin. Sadece belediye bütçesi yetmez zaten. Eskişehir örneğini vermiştim ben. Bu örnekleri kullanalım. Bir daha keşfetmeye gerek yok. AB’ye, Bodrum’dan 8-10 proje sunalım. Buradan destek alalım. Bunun yanında başka kaynaklar da var. Bodrum’da emlak vergilerinin yüzde 10’u Valilikteki bir bütçede toplanıyor. Kim kullandı bugüne kadar o fonu? Ciddi para toplanıyor orada. Bunları bilmek lazım. 

BODRUM’A 4 BELEDİYE GEREKİYOR

Nedir Bodrum’un öncelikli sorunları?

Bunları hepimiz biliyoruz. Altyapı yatırımlarına gerektiği kadar girilemedi. İmar konusunda istenmeyen noktalara gelindi. Bodrum’un tabii ki çok ciddi sıkıntıları var. 164 bin nüfusa göre genel bütçeden kaynak alıyoruz. Ancak yıl bazında ortalama 350 bin kişiye hizmet veriyoruz. Personel sayımız ona göre dizayn ediliyor. Tabii ki turizm yörelerindeki ilçe belediyelerinin özel bir konumla ele alınması gerekli. Bununla ilgili yasal bir değişiklik yapılmalı. Büyükşehir Yasası Muğla’ya uymayan bir yasa. Bunda hepimiz hemfikiriz. 

Bu yasayı değiştirmek ya da Bodrum’a özel bir statü elde etmek mümkün mü sizce?

Elbette. Bodrum bugün tek belediye ile yönetilebilecek bir ilçe değil. Kaldı ki sorun yaşanıyor. Meclis üye sayısı bile eskiden 115’ken şimdi 30’a indi. İnsanlar meclis üyelerini bile göremez hale geldiler. Yarımadanın 4 belediye ile yönetilmesi gerekiyor. İlki Bodrum merkez belediyesi… Diğeri Turgutreis ve Gümüşlük’ü içine alan bir belediye. Üçüncüsü kuzey bölgemiz olan Yalıkavak, Gündoğan ve Gölköy’ü kapsayan bir yönetim ve bir de Karaova… Bu bir yasa ile mümkün olabilir elbette. Farklı çözümler de bulunabilir yapısal anlamda. En başta daha iyi düşünülerek bir yasa çıkarılabilirdi. Demokrasi bu değil…

HALKIN İÇİNDE OLAN BİR BELEDİYE BAŞKANI OLACAĞIM

Sloganınız “Bodrum Birlikte Daha Güzel”… Açar mısınız anlamını biraz?

Bodrum’un demografik yapısı değişti. 131 bin seçmen var şu anda Bodrum’da. Bu seçmenleri tek tek incelediğinizde Bodrum’da doğanlar ve Bodrum’a sonradan yerleşenler, burayı yurt edinenler var. “Bodrum Birlikte Daha Güzel” derken bunu kastediyoruz biz. Bodrum’da doğmuş insanlar başımızın tacı. Bodrum’un yokluk yıllarının kahrını onlar çekmişler. Ama Bodrum’un gelişiminden yeterli pay alamamışlar. Bodrum’un rantının başka yerlere gittiğini hep birlikte gördük, tanıklık ettik.  Bir diğer anlayış da Bodrum’da hep kaymak tabaka oturuyor sanılıyor. Bodrum’da gelir düzeyi çok düşük insanlarımız da var. Asgari ücretle çalışan, alt gelir grubunda aileler, gençler var. Biz, projelerimizi bunu göz önüne alarak planladık. Örneğin alt grubundaki gençlere yönelik düğün salonları gibi… Bunlara dokunmamız lazım. 

BÜYÜKŞEHİRİN KAPISINDA MI YATARSINIZ,BAŞKANI BANDOYLA MI KARŞILARSINIZ BİLMEM… 

Nasıl bir belediye başkanı olacaksınız?

Ben sahada olan bir belediye başkanı olacağım. Makamımda oturmayacağım. Söz veriyorum. Çünkü belediye çoğunluğu teknik hizmetlerden oluşan bir kurum. Ben, hayatım boyunca 7’den sonra kalkmadım. 8’de işimin başında olmuşumdur her zaman. Çalışkan ve mücadeleci bir insanım. Sorumluluk duyan biriyim. Halkın içinde olan bir belediye başkanı olacağım. Çünkü siyasetten geldim ben. Halk belediye başkanına, meclis üyesine ulaşamazsa, siz doğru işler bile yapsanız, başka türlü konuşmaya başlar. İstekler çok olabilir. Bazılarını yerine getirir, bazılarını da yapamazsınız. Neden yapamadığınızı da anlatabilmelisiniz. Halkla diyalogunuzu koparırsanız halkçı bir belediye olamazsınız. Belediye başkanının en büyük görevi halkı mutlu etmektir. Yüzlerini gülümsetebilmektir. Öncelik bu olmalı. Denizcilerimizin büyük sorunları var. Ben “Bu benim değil büyükşehrin görevi” diyen bir belediye başkanı olmak istemiyorum. Bodrum’un ne sorunu varsa, büyükşehrin kapısında mı yatarsınız, başkanını buraya getirip bandoyla mı karşılarsınız, Ankaradan çıkmaz mısınız bilmem. Yapacaksınız. Bakın bir tane limana kaldık biz. 10 senedir limana bakamıyoruz. Bizim görevimiz bu. Bodrum’un her sorunu Bodrum Belediye Başkanının görevidir. Ben bunun için adayım işte.

DÜNYANIN EN ZOR İŞİ ALT YAPI YATIRIMIDIR

Bodrum’un kemikleşmiş bir takım sorunları var. Katı atık tesisi, altyapı sorunu, trafik… Bunlar neden hala çözülemiyor?

Bodrum’un sorunları birikmiş durumda. Bir sihirli değnek olsun, tüm altyapı sounları çözülsün, altyapı yatırımları tamamlansın istiyoruz. Dünyanın en zor işidir altyapı yatırımları. Çok uzun vadede görünür faydaları. Bakın Turgutreis 50 sene boyunca yönetildi. Ama yetmedi. Arıtma sorununu çözememişiz. Şimdi iki senede hepsi olsun istiyoruz. Bodrum’da kanalizasyon şebekesi 86’da başlamış 90’da bitmiş. 2008’de Gümbet arıtma tesisi devreye girmiş. Ben o zaman da bu işlerle ilgileniyordum. İçmeler Arıtma Tesisi daha sonra devreye girmiş. Ama her belediye altyapıyı yapamamış. Bodrum’a şu anda MUSKİ’nin bütçesi bile yetmez. Dışarıdan kaynak bulmamız lazım. Büyükşehir, Dünya Bankası’ndan kaynak buldu. Birkaç ilçe ve Turgutreis ile Gündoğan’ın arıtması ile ilgili kullanılacak. Yakında başlayacak. Gecikiyor ama kolay değil altyapı. Projelendirmek, izinler, ihale süreçleri vakit alıyor.

BİZ BODRUM’DA GÜCÜMÜZÜ KULLANAMADIK

Bodrum cezalandırılıyor diye düşünenler var…

Katı atıkla ilgili yaşadıklarımı anlatsam, ne olduğunu anlarsınız. Ben o konuda çok çalıştım. Biz Bodrum’da gücümüzü kullanamadık. Kullansaydık bitirmiştik tesisi. İhalesi yapıldı. 8 ay o alana bir milletvekilinin ağaçlara sarılması nedeniyle giremedik. Sonra SİT çıktı diye 87 hektarlık bir alan kapatıldı. CHP’li Büyükşehir Belediyesi ‘başarısız’ olsun diye yapıldı bu. Son olarak Çamarası’nda yer tahsisi yapıldı. Bodrum’un artık kaybedecek zamanı kalmadı. Ama burada hata nerede ona bakmak lazım. 4 senedir büyükşehir tahsis istiyor. Önce Orman Bakanlığı’nı ilgilendiriyordu. Tahsis yapılmadı. Sonra tahsisler yapıldı. Bu arada mevcut alanda bu sene yangın çıkmadı. Neden? Çünkü Büyükşehir orayı rehabilite etti. Peki dört senedir niye tahsis etmediniz? Hükümet yardımcı olmadı bu konuda. Ama biz de Bodrum olarak yardımcı olmadık Büyükşehir’e. Sorun sadece Büyükşehir’in miydi? İşimiz de gücümüz de Bodrum bizim. Gücümüzü her yerde kullanmaya çalışacağız biz. 

SU HATLARININ ACİLEN REVİZE EDİLMESİ BİR DE BARAJ YAPILMASI GEREKİYOR

Bir de çok dile getirilmeyen ancak büyük bir tehdit arzeden susuzluk sorunumuz var. O konuda neler söyleyeceksiniz?

Su kaynaklarımız yetersiz. İklim şartlarından dolayı bu sene çok ciddi sıkıntılar çektik. DSİ’nin yaptığı yatırımlardan dolayı çok ciddi su kesintileri ve kayıpları oluyor. Büyükşehir ile DSİ arasında yargıda bir mücadele var. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da bir soruşturma başlattı. Acilen revize edilmesi lazım. Yoksa Bodrum önümüzdeki yıllarda da çok ciddi sıkıntılar yaşayacak. Hem kuzeyden giden hat, hem güneyden geçip Turgutreis’e ulayan hattın tüm boruları kalitesiz! Büyükşehir Belediyesi bir teklifte bulundu. Bunları biz yapalım, yaklaşık milyon lira bedelle… Borcumuzdan düşülsün denildi. Kabul etmediler. Kabul ettikleri anda hatalı yaptıklarını beyan etmiş olacaklar. Ekstra bir para koyalım yapın gibi bir öneri var. Su kaynakları bulmamız lazım. Çözüm bu. Mumcular Barajı’ndan yeteri kadar su alamıyoruz. Çamköy ve Geyik Barajı susuz kaldı. Bodrum gitgide büyüyor. Buna acilen el atılması lazım. Deniz kullanılabilir. Savran suyu kullanılabilir. Yeni bir baraj inşaatı olabilir. Bunu hızlandırmak lazım. Bir de 2019 yılı sonuna kadar su fiyatları köylerde yüzde 25, eski beldelerde yüzde 50 daha ucuz olduğu için içme suyunu tarımda kullanıyoruz. Su fiyatları normale döndüğü taktirde, köylü de kuyudan ve barajdan tarımsal su alacak. Bunun da çözüme katkısı olacak.  

Kent kimliğine yönelik projeleriniz var mı?

Maalesef kentsel kimliğimizi kaybetmek üzereyiz. Bunun üzerinde çok duruyorum ben. Yunan adalarına bakıyoruz kimliklerini korumuşlar. Beyaz badanalı, çivit mavisi boyalı evleri… Ben Florida’da yapılan villaların Bodrum’a yapılmasını eleştiriyorum. Biz Akdeniz mimarisini bırakmamalıyız. Yatırımcıları bu konuda ikna etmeliyiz. Bodrum’un imar planlarında, notlarında da yazıyor zaten. Ahşap kaplı, simsiyah binalar yapıyoruz. Yerel dokuya uygun taş binalar yapmalıyız. Bodrum’u bugüne kadar iyi kötü koruduk. Ama bundan sonra da korumamız lazım. 

HAKİM HUZURUNDA ÖNSEÇİM OLMAYACAK

Aday adayları ‘önseçim’ beklentilerini dile getiriyor her fırsatta. Sizce nasıl belirlenmeli aday?

Partinin tüzüğü, yönetmeliği belli. Önseçim tabiri biraz yanlış kullanılıyor. Hakim huzurunda yapılan bir seçimdir önseçim. Onu parti yöneticileri, İzmir bölge toplantısında net bir şekilde anlattılar. Yapmayacağız dediler. 9-10 şubattan önce temayül yoklaması olacak. Örgütün görüşü sorulacak. Zaten bildiğimiz kadarıyla şu anda kamuoyu araştırmaları yapılıyor. Tek kıstas sandık değil. Eğer bu adaylar arasında çok yakın fark olursa, bu kez örgüte sorulacak. Görüş doğrultusunda bir eğilim yoklaması yapılabilir. Kaldı ki benim sandıklar ile ilgili bir problemim hiç yok. Üç dönem sandıktan çıktım ben.  

Büyükşehir’de Bodrum’dan bir ismin belediye başkanlığına seçilmesi, Bodrum’a kazandırır mı?

Kazandırır tabii ki. O kaynakların Bodrum’a kullandırılması açısından faydalı olur diye düşünüyorum. Bodrum’dan bir belediye başkanının olması Bodrum için elbette iyi olur. 

Haber Yorum

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.