BİR DELİNİN HAYALİ GERÇEK OLDU... BODRUM'U SÜPER LİG'E ÇIKARAN İSİM

Habere Oy Verin:

Türk basketbolunda adı ‘en iyi savunma oyuncuları’ arasında geçiyordu. Her takımın, her antrenörün peşinde koştuğu bir isimdi Yiğit Özmen… Kendi tabiriyle bu sporun ‘ağır işçisiydi’… 21 yıllık istikrarlı, başarılı ve yıldızlı bir basketbol kariyerinden sonra yaşamak için Bodrum’u seçti. Elbette O’nun sevdası basketboldu ve ondan asla vazgeçmeyi düşünmedi. Ayağının tozuyla geldiği Bodrum’da, Basketbol Kulübü kurdu… Çok geçmeden Bodrum’a bir bayan basketbol takımı kazandırdı ve o takımı üç yıl içinde Süper Lig’e taşıdı… Kendi deyimiyle “bir delinin hayali” gerçek olmuştu. Yola çıktığında tek başınaydı… Varını yoğunu bu işe harcadı ve en küçük bir pişmanlık dahi duymadı… Zor günler yaşadı, çaresiz kaldı ama asla pes etmedi. Üç senede iki şampiyonluk ve Süper Lig’e çıkarılan bir ilçe takımı… Bu inanılmaz bir başarı hikayesi, anlatılması güç bir azmin öyküsü... 

Üç yıl içinde yoktan bir takım var ettin ve o takımı Süper Lig’e taşıdın. Dahi misin, çılgın mı?

Sanırım deliyim! Delinin bir hayali vardı. Onu gerçekleştirdi diyebilirsiniz. 

Neden delice bir hayal olduğunu düşünüyorsun?

Çünkü tek başımaydım. Çok çaresiz kaldığım, çok üzüldüğüm günler oldu. Pek çok insan sporu ranta endeksleyerek yapıyor şu an. Benim bu işi yapmamdaki sebep maneviyattı sadece. Onun için delilikti diyorum ya... Benim yaptığım gibi hiç kimse yapmadı bu işi. Gecemi gündüzümü bu hedefe kilitledim. İlk sene harcadığım paranın dışında inanılmaz bir de zaman harcadım. Adım ‘kulüp başkanı.’ Ama ben bu takımın kurucusu, lideri, başkanı, koçu oldum. Yeri geldi paspas yaptım, yeri geldi reklam panosu taşıdım. Bunları severek yaptım... Ve biliyorum ki benim yaptığımı daha önce hiçbir şahıs yapmadı, başaramadı. Ben sonuçta bir belediye, bir holding, şirket ya da bir kurum değilim. Ben sadece Yiğit Özmen’im. Bu da Yiğit Özmen’in takımıydı. Ve bu takımın bu noktaya gelmesi, beni çok mutlu ediyor, çok gururlandırıyor. Zordu. Ama Allah kalbime göre verdi. Buna inanıyorum. 

BASKETBOLUN AĞIR İŞÇİSİYDİM BEN

Bu müthiş başarıdan önce Yiğit Özmen’i anlatır mısın bize? Adın Türkiye’deki en iyi savunma oyuncuları arasında geçiyor. Nasıl başladı her şey? 

Galatasaray altyapıya 10 yaşında girdim. O yaşlarda bir çocuğun, basketbol aşkıyla her gün Küçükyalı’dan Florya’ya gidip gelmesiyle başladı her şey. Aslında bana göre bir mucizeydi bu. Cebimde bir tek mavi kartım olurdu. Dört vasıta ile gider, dört vasıtayla da dönerdim Galatasaray tesislerine… Altyapıyla birlikte toplam 15 yıl Galatasaray’da, 2 yıl Türk Telekom’da ve 2 yıl da Erdemir Ereğli’de oynadım. Askerliğim de dahil olmak üzere hayatımın her anında basketbolla iç içeydim. Toplam 21 yıllık bir kariyer… Bu süreçte genç ve ümit milli oldum. Çok iyi oynadım, çok da iyi para kazandım. Basketbolun ağır işçisiydim ben.

Nasıl yani?

Her takımın tercih ettiği bir oyuncuydum. Türkiye’de çok skorer var elbette. Bir de tabir yerindeyse işin ‘amelelik’ kısmını yapan görev adamları vardır. Ben de o gizli kahramanlardan biriydim. Karşı takımın en iyi oyuncusunu tutan, görevini en iyi şekilde yapan bir görev adamıydım. Her oynadığım takımda, eğer bir faul problemi yoksa 35-40 dakika oynayan bir oyuncuydum. Ağır işçi derken bunu kastediyorum. 

O başarı, bugünkü başarıyı getirdi diyebilir miyiz bir bakıma?

Geçmişteki basketbol kariyerimde, hep en iyi organizasyonların içinde oldum. Bu bir istikrardır. Oyunculuk karakterimle örtüşen bir durum bu sanırım. İyi bir oyuncuysanız ve iyi organizasyonlarda yer aldıysanız, bu her şeyinize yansıyor. Bodrum’da elde ettiğim başarının ardında bu var bence. ‘Hop’ diye olmadı hiçbir şey… Bir birikimin sonucu bu. Hem basketbolu iyi bilmek, hem idareciliği iyi yapabilmek, iyi yönetici olabilmek… Bunları doğru yerlerde yetiştiğim için yapabildiğime inanıyorum. 

Gelelim, Bodrum macerana…  2008 yılında Bodrum Basketbol Kulübü’nü kurdun. Ne oldu ondan sonra? Neler yaşadın?

Bodrum’a gelip kulübü kurduktan sonra ilk olarak erkeklerle bir organizasyon yaptım. Çok başarılıydık ve bir üst lige çıkmayı son anda kaçırmıştık. Sonra 5 yıllık bir ara verdim. Çözmem gereken bir takım özel işlerim vardı, biraz da yorulmuştum. Ben biraz mükemmeliyetçi bir adamım sanırım. Getirdiğim tüm oyuncuların sorumluluğunu taşıyan modelde bir yöneticiyim. Bu da haliyle stres yaptı bende. 2015’e kadar mola verdim. 

BANA ALLAH YARDIM ETTİ

2015’te bayan basketbol takımını kurdun…

Evet. Ama ondan önce üç sene boyunca bayan basketbolunu edit ettim. Benim basketbolu iyi bilmem yetmiyordu. Çünkü bayan basketbolu hakikaten çok farklı. Üç sene boyunca maçları izledim, oyuncuları takip ettim. Menajerlerle olan ilişkilerimi geliştirdim ve o doğrultuda, 2015-2016 sezonunda iyi bir kadro kurdum.

Parayı nereden buldun?

Ben ödedim. Çok yüksek bir meblağdı. Bu kadar ödeyeceğimi düşünmemiştim. Orada da Federasyon’un etkisi oldu. Takımı kurmaya başladığımda, iki lig vardı. İkinci lig ve süper lig… Federasyondakiler ‘Sen kur, böyle devam edeceğiz” dediler. Seçim sonrasıydı. Ben geliri olan ilk iki lige takım kurmuştum. Son anda en alt ligi çıkardılar. 30 Ağustos’ta bana “Kusura bakma Yiğit, seni bu lige alamıyoruz” dediler. Transferlere başlamış, oyunculara peşinatlar vermiştim. Bir anda Allah’la baş başa, otobanda 200 km hızla giderken kalakaldım. Bana Allah yardım etti.

Ne oldu?

Kırçiçeği ve Çağdaş Holding desteği sezon ortasında geldi. O sene 1.5 milyon lira para harcayan bir Foça takımı kulübü kapatmıştı. Ben de aynı şekilde hüsrana uğrayabilirdim.  Ama demek ki gönülden istemişim, inanmışım. İnandım ama inanmakla olmuyor bir tek… Niyet iyi, akıbet iyi… Bu söz beni yansıtıyor. Ocak ayından sonra Çağdaş Holding bize destek oldu. Aynı dönemde Kırçiçeği’nin sponsorluğu gündeme geldi. Bu bir alışverişti aslında. O dönem Neyzen Tevfik caddesi üzerinde işletmeciliğini yaptığım yerin karşılığında, takımın isim hakkını vermiş gibi oldum. İyi ki de vermişim diyorum. 

O gün kurduğun takımın, bu hale geleceğini, Süper Lig’e tırmanacağını düşünmüş müydün?

Bizim hedefimiz ilk seneden itibaren şampiyonluktu. İlk seneden itibaren… Bodrum’u en iyi şekilde temsil eden bir takım kurdum ben. Hep böyleydi. 

15 TEMMUZ DARBESİ BÜTÜN HESAPLARI ALT ÜST EDİNCE…

Geçen yıl da çok başarılıydı takım… Süper Lig’e çıkabilirdiniz. Yanlış giden neydi?

Geçen seneki en büyük şanssızlığımız 15 Temmuz’u yaşamamızdır. Temmuz ayı başında Kırçiçeği ile üçüncü yıl sözleşmesini yapacaktık. “Takımı iyi kur” diyerek iyi bir rakam vereceklerini söylediler. Ama 15 Temmuz ile birlikte bir çöküş yaşandı. Oyun kurucum olan Deniz’i gönderip yerine bir yabancı Amerikalı almak durumunda kaldım. Ucuz bir tercihti. Bu kadar olumsuzluğa rağmen yine de averajla kaybettik. 

Bu sezon kadroyu kurarken çok daha titiz davrandın bildiğimiz kadarıyla… 

Evet. İşe, bu ligin en iyi antrenörlerinden birini transfer ederek başladık. Mural Alkaş, süper lige üç takım çıkarmış, çok tecrübeli bir antrenör. Altyapısı Galatasaray olan ve basketbolu iyi bilen biri. O doğrultuda iyi oyuncular transfer ettik. Seçtiğimiz Amerikalı çok doğru bir tercihti. Bunu da gösterdi zaten. Kariyeriyle, istatistikleriyle… 

BASKETBOL BENİM İŞİM

Peki ya Yiğit Özmen… O bu başarının neresinde?

Büyük özveri, emek ve geceyi gündüzüne katmak… Başarının altındaki gerçek bu bana göre. Benim en büyük artım, basketbolu çok iyi bilen biri olmamdı. Yeri geldi her antrenmana gittim. Kulüp başkanları yapmaz bunu… Anlamaz çünkü. Ama bu benim işim. Sahada oyuncuların nefes alıp vermelerinden, oturup kalkmalarından, bakışlarından bile ben onların ne demek istediğini anlıyorum. “Niçin sahaya çıkyorsun, sen başkansın. Kulüp başkanlarıyla maç izle kenardan” diyorlardı bana. Konu o değil ki… Basketbolu iyi bilen biri olarak o an müdahale edebilmek konu… Koçun kulağına eğilip bir ayrıntıyı hatırlatmak belki. Bench’te oyuncuya gidip tavsiyede bulunmak. Orayı kontrol altında tutmak çok önemli bir şey. 

Bundan sonra ne olacak? Takım Süper Lig’de… Karşısında çok daha dişli rakipler var. Başarı, büyük sorumlulukları da getirdi. Nasıl baş etmeyi planlıyorsun?

Bu takımın yaşayabilmesi için üç büyük unsur var. Bodrum Belediyesi, Çağdaş Holding ve Kılıç Holding… Onların desteği devam ettiği taktirde, bu takım Bodrum’u Süper Lig’de en iyi şekilde temsil edecek. Takımın şu anda 1.8 milyon liraya yakın geliri var. Ama bütçemizin en az 3.5 milyon lira olması gerekiyor. Ana sponsorumuz Kırçiçeği bu sezon itibariyle bitti. Şimdi bu oluşumun adını koyup yola koyulmamız gerekiyor. Biz üç yılda kendimizden bütçe olarak çok daha yüksek takımları alt ettik. Bu bizim tecrübemizden kaynaklandı. Maliyeti düşük, iyi takımlar kurduk. Yukarıda da böyle olacağına inanıyorum. 3.5 milyon lira ile iyi bir takım kurarak 5 milyon liralık iş yapacağımıza inanıyorum. 

Peki ya gereken maddi desteği bulamazsan…

Bodrum bu takımı sahiplenmezse, benim bu takımı yaşatabilmek için sahiplenecek birilerini bulmam lazım. Ortada müthiş bir emek ve başarı var çünkü. Şu an teklifler geliyor ama bu ‘Bodrum’un takımı… Ben bu şekilde devam etmesini istiyorum. Ama destek bulamazsak, yapabileceğim bir şey kalmıyor. Ege’den Süper Lig’e çıkan tek bayan basketbol takımıyız. Süper Lig’deki iki ilçe takımından biriyiz. Bizim Bodrum’da bir futbolumuz, bir bayan basketbol takımımız, bir de hentbolumuz var. Bodrum’un bu takımlara sahip çıkacağına inanıyorum ben.  

YİĞİT ÖZMEN’İN MACERASI ARTIK BİTTİ

Kulüp başkanlığına devam edecek misin?

Ben orada olmamalıyım artık. Bana göre takıma yapacağı yatırımla Bodrum’u temsil edebilecek biri, bu kulübün başkanı olmalı. Belediye Başkanımızın, ‘Kulüp Başkanı’ sıfatıyla Fenerbahçe Kulüp Başkanıyla yan yana oturup maçı izlemesi beni çok daha mutlu eder. Veya bu takıma hangi kurum ya da firma sahip çıkacaksa, o kişi kulüp başkanlığına gelmeli. Böylesi çok daha şık olur. 

Bodrum Belediyesi Bodrumspor bünyesinde bir takım olarak devam etme ihtimaliniz var mı?

Böyle bir söylenti var. Ama henüz başkanımızla konuşmadım bu konuyu. Böyle bir öneri gelirse tabii ki değerlendiririm. Yiğit Özmen’in macerası bitti artık. Bu takım kurumsal bir kimlikle devam etmek zorunda. 

Yiğit Özmen’in bundan sonraki hedefi nedir?
Hedefim, oyuncu yetiştirmek. Ben o donanıma sahip olduğuma inanıyorum. Şu an altyapılar var ama ticarete dayalı yapıyorlar bu işi. Önümüzdeki süreçte, altyapı ile ilgili çok ciddi bir girişimim olacak. Şu an salon sıkıntımız var. Bitez’deki salonun tamamlanmasını bekliyoruz. Ben iştahımı ve hevesimi hiçbir zaman kaybetmedim. Bu kulübü kurduğum günkü heyecanı yaşıyorum hala. Şimdi de altyapıda oyuncu yetiştirmek için heyecan duyuyorum. Çünkü bayan basketbolunda çok eksik var. Biz erkek basketbolundan gelen deneyimli ve birikimli insanlar olduğumuz için görebiliyoruz bunu. Basketbol detaylardan oluşuyor. Bu detaylara dokunduğunuz zaman başarı geliyor.  Yukarıya daha sağlıklı oyuncular vermemiz lazım. Bodrum’dan Fenerbahçe’ye, Galatasaray’a oyuncu gitsin istiyorum. Basketbola ve Bodrum’a faydam olsun istiyorum.
 

Selda Öztürk

Haber Yorum

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.