BODRUM RESSAMI VEFAT ETTİ...

28-11-2016 de eklendi ve 3189 kez görüntülendi.

Harun Gencer Sosyal paylaşım sitesinde yayınladığı bilgi ile Bodrum ressamı Cemil Eren'in Vefat etttiğini  kaydetti...

Gencer yazısında Aramızdan ayrılışını şimdi haber aldığım ve çok üzüldüğüm, aile dostumuz Cemil Eren, Erhan Bener tarafından yazılmış "Cemil Eren" kitabının başına şu sözleri eklemişti, paylaşıyorum.

“ Sevgili Harun Gencer, Bodrum’da Gencer ve Kayra aileleriyle yaşadığımız Bodrum’un saf altınçağı diyebileceğim sevgi dolu günleri bana anımsattığın için çok çok sevgilerim ve o günlere özlemlerimle., Cemil Eren. 21 Ocak 2014 Ankara.”

Cemil Eren’in Bodrum sevdası 70’li yıllarda başlar. Torba’da denizin hemen kenarında tek
odalı, susuz, elektriksiz bir evi atölye haline getirir. 1981 yılına kadar yazların büyük bir kısmını orada geçirir. Büyük bir otel inşaatı yüzünden evi boşaltmak zorunda kalınca, biraz ilerisinde ona benzeyen başka bir ev bulur ve iki yılda orada kalır. Her iki eve de toprak bir
yoldan gidilirdi. 1974 model stationwagon sarı Volvo arabası, arada bir orası burası elden geçirilip toparlanarak, 2000’li yıllara kadar o zor koşullarda Cemil Eren’e hizmet vermiş, olanakları olduğu halde, bir çeşit gönül bağı olan bu arabayı değiştirmeyi düşünmemiştir.
Arabanın bagajı her gidiş gelişte, tuvaller, çerçevelerle doludur.

Cemil Eren, “ Bodrum Ressamı” ününü, işte bu koşullarda aylarca kalıp çalıştığı kulübede yaptığı resimlerle kazandı.
Cemil Eren, anılarında Bodrum’daki yaşantısını şu lirik satırlarla anlatır :
“ O yıllarda, yılın yarısını geçirdiğim Torba’da yaşıyordum. Denize neredeyse sıfır uzaklıktaki bir evde. Balıkçılar, balıklar ve martılarla çok yakın yaşıyor, balıkçı teknelerinin evimin önümden, günün her saatinde süzülerek geçip limana demirleyişlerini izliyordum.
Martıların çığlıklarını duyarken, tam karşımdan gelen bir başka balıkçı teknesinin şıpırtılar içinde, iskeleye daha önce demirlemiş teknelerin arasından, onları sağa sola iter gibi kendine yer açarak yanaşıp, halatını iskelede duran birisine atmasını nasıl da zevkle seyrederdim !

Elbette onları da çizerek !

Sevgili Cemil Eren, yolun ışıklarla dolu olsun.

CEMİL EREN KİMDİR?

Merzifon'un Emert köyünde doğan sanatçı, resim yapmaya ilkokulda başladı. Yaşamını en çok etkileyen olay 1939 Erzincan depremi oldu. 1948 yılında Devlet Resim ve Heykel Sergisine iki resmi alındı. 1952’de Devlet Tiyatrosunda dekoratör yardımcısı olarak görev alan Cemil Eren, ilk kişisel sergisini 1957’de Ankara’da açtı.

Zaman içinde ülkesinin yanı sıra ABD,Ürdün, Polonya, Almanya, Fransa, ve İspanya’da toplam seksen sergi gerçekleştirdi. Anıtkabir tavan freskleri (1953), Arı Sineması seramikleri (1968) ve Akün vitrayları (1974)  başlıca çalışmaları arasındadır.

1955 Etibank  Rölyef Yarışması İkincilik Ödülü, 2005 Uluslar arası Ankara Film Festivali Sanat Çınarı Ödülü ve 2007 Bartın Kitap Fuarı Onur Ödülü sahibi olan sanatçı, çalışmalarında ana renk olarak beyazı benimsemiştir. Barış Eren ve Zeynep Eren'in babası olan Cemil Eren, halen çalışmalarını Ankara Çayyolu'ndaki atölyesinde sürdürmektedir.