Sempati Mobilya

Oyun Bitti Bütün Taşlar Aynı Kutuya

Öğrencilik yıllarımda, arkadaşlarımızla bir strateji oyunu olan dama oynardık. Karşılıklı dizilen taşlar, hedefe varıp dama demek için ileri sürülürdü.
Oyun kuralı gereği, bütün taşlar aynı statüye sahiptir, hiçbirinin birbirinden üstün tarafı yoktur. Taşların tek amacı vardır, hedefe ulaşıp dama demek. Taş dama olunca, statüsü de değişir…
Dama demek için, yanındaki ve arkandaki taşlardan destek alınır. Amaç, dama demek olduğuna göre yanındaki, arkasındaki taşlar feda edilir, umurun da olmaz. Onun bir tek hedefi var, dama demek.
Damaya çıkan taş, artık kendisini kimse zapt edemez zanneder. Ama hiç te beklendiği gibi işler yürümez… 
Daha sonra satranç öğrendim ve fena halde satranca sardırmıştım. Beyin sporu olarak tarif edilen satranç oyunu, beni adeta esir alır büyülerdi. Boş zamanlarımızda sürekli bu oyunu oynardık.
Oyunu bilmeyen anlamayan herkes, bu oyunda ne bulduğumu merak ederdi. Bildiğiniz gibi, satranç bir strateji savaş oyunu olarak görülür. Ben daha çok sosyolojik ve politik bulmuşumdur. Bir tek şah için bütün oyuncular feda edilir.
Oyundaki taşlar, Şah, vezir, kale, fil, at ve piyon. Bu taşların değişik vasıfları var.  Oyuna ilk başlarken genelde şahın önündeki ilk piyon öne sürülür. İlk etapta piyon zayıf gözükür, ancak şahın önüne tehdit oluşturacak herhangi bir hamle için feda edilebilecek olan piyonlardan biridir. Piyon deyip hemen küçümsemeyin, şansı yaver gider ise dama deyip bir an için vezir olabilir. Zaten bütün hayali de budur, vezir olmak. Öne itilen piyonun arka yan tarafında, şövalye at var her yöne döner, olmadı fil var çapraz gidip hep yan çizer ama olsun en dibe kadar sınırsız gitme hakkı var nasıl olsa denir.
Derken diğer piyonlarda aynı iş için ileri sürülür. Hepsinin de hedefi, bir gün vezir olmaktır. Öyle kolay değildir bir piyonun vezir olması. Hem kendi tarafı, hem de karşı taraf için sürekli ilk harcanacaklardandır, o…
Rakip, vezire gidebilecek bir piyon için gerekirse şah hariç, vezir dâhil tüm ağır taşlarını harcayabilir. Kendi tarafı ise, büyük taşları kaybetmemek için sayısız piyon kaybına göz yumar.
     Öyle bakmayın adının şah olmasına falan, hantal bir taştır şah her yere gider ama tek adımlık üstelik korkaktır da. Bir tehdit görmeye görsün anında rol yapar, ikiyüzlüdür ve yer değiştirip kaleyi yanına alır.
Satranç oyununda oyuncular çeşitlilik gösterirler; kimi saldırgan oynar ve giden taşlarına acımaz. Kimiyse korkaktır ya da temkinli ki, fazla temkinde bir süre sonra tıkanıp ilerleyememeyi getirir. Ortadaki dört kareyi iyi tutan oyuncu, oyunun kaderini belirlemeye başlamıştır. Artık ileri hamleler için arkası sağlamdır. Korunma, savunma garantiye alınmış ve hücum için gerekli saflar tutulmuştur. Artık ilerlemek zamanıdır ve şah arkada güvencede olduğu sürece gözünüzü karartıp tahtada tozu dumana katabilirsiniz… Ama bu yapılırken mutlaka korumaya aldığınız sessizce ilerletmeye çalıştığınız bir piyonunuz vardır ve rakip te oyunu bilmesine göre bunu ya en baştan ya da bir süre sonra fark eder… Artık tüm dikkat ikinci bir veziri engellemek için piyonun üstündedir. Aniden geleceğin vezir olabilecek piyon için, tüm değerli taşlar gözden çıkarılmaya başlanır. Şanslıysa piyon, kendisi için feda edilen şövalyeler, kaleler hatta vezirler varsa sonunda o da vezir olur.
Ama onca yolu çok zaman kendinden önce feda edilen vezirde olduğu gibi yangında ilk kurtarılacaklardan olmadığını anladığında boşuna onca yarayı alarak gelmiş olduğunu görür. Çünkü bir piyon vezirde olsa varlığı şaha bağlıdır ve şah olmadıktan sonra ne vezirin ne de diğerlerinin anlamı yoktur, bu yüzden de oyun bitene kadar sayısız kale verilir, vezir feda edilir. Şah olmadıktan sonra bütün taşların kaderi harcanmaktır… Ta ki bir yerlerde açıktan gelen piyon dâhil herhangi bir taşın şah’ı kaçamayacağı şekilde sıkıştırmasına kadar.
Şah mat olduğunda, o an artık oyun bitmiştir ve rakibin hareketiyle dudaklarından dökülen aynıdır... Oyun bittiğinde, bütün taşlar aynı kutunun içine girer…

Yorum