Geleceğimizi Şekillendirebiliyor muyuz

Geleceğimizi Şekillendirebiliyor muyuz?
Kavgalardan, tartışmalardan, ötekileştirilmekten çok çekti bu ülke. Artık, her fırsatta halkına hizmet için gecesini gündüzüne katıp, insanlarımız arasında ayrım yapmadan, ötekileştirmeyen özverili çalışkan kişilere ihtiyaç var olduğu gözüküyor.
Ülke yönetmek için seçip getireceğimiz kişiler, erdemli, onurlu, dik duruşlu hülasa topluma örnek kişiler olmalılar. Biz bunu bekliyoruz. Daha önce seçilip gelenler çok kötü birer örnek oldular.  Bugün Türkiye’de yaşanan dönüşüm,  işte bu bariz bir şekilde sırıtır şekilde gözümüze batmaktadır.
Şimdi Türkiye için yeni bir dönem başlamıştır. Ben bu satırları karalarken,  ileriki saatlerde yaşanacak tartışmaları görür gibiyim. Ülkenin refahı, huzuru, geleceğinin daha da aydınlık temeller üzerine kurulacağı bir dönem için, çocuklarımızın geleceği aydınlık yarınlarımız için çalışmak, hepimizin görevidir... Allah, zihin açıklığı verirken yar ve yardımcımız olsun.
Bu yıl bir milyon sekiz yüz bin çocuğumuz eğitim dünyasına dâhil oldu. Velilerin katkısı olmadan veya veliler eğitim işine el atmadan eğitimin sorunlarını çözmenin mümkün olmadığı herkesin kabul edeceği bir gerçektir. Her şeyi devletten bekleyenler, hükümetin icraatlarına karşı olduklarını söyleyenler; alternatif bir çözüm üretmek yerine konuyu istismardan öte bir şey yapmamaktadırlar.
Eğitim ve öğretimin kesin neticesi insanları iyileştirmek ve hatta eşit kılmaktır. İyi idare olunan öğretim ve eğitim ahlakı yükseltmek hususunda olmasa da mesleki kabiliyetleri geliştirmede etkilidir.
Bizim şimdiki eğitim sistemimiz bu eğitimi görenlerin pek çoğunu rejimin düşmanı hâline koymaktadır. Fanatizmin en koyu şekline öğrenci yetiştirmekteyiz. Bu eğitim usulü çocukları içinde doğduğu çevreden soğutmakta ve bulunduğu çevreden bir an önce sıyrılıp kaçmak gibi çok daha tehlikeli düşünceler ilham etmektedir.
Yanlış yönlendirilen gençlerin bütün ümidi, devlet kapısında iş beklemek oluyor. En küçük memurluğa binlerce istekli bulunmaktadır. Vazifeye alınanların sayısı az olduğundan memnun olmayanların miktarı pek fazladır. Okulda verilen eğitimle gençleri hayatlarını kazanmaya hazırlayacak yerde onları başarıya ulaşmak için en ufak bir şahsi gayrete lüzum olmayan devlet memurluklarına hazırlıyor. Devlet memurluğuna girişte başarılı olamayan isyana hazır konuma geliyor. Bütün aydın zekâlı eğitimciler tarafından arzu edilen mesleki eğitimidir.
 Bugün kuvvetli iradeleriyle, teşebbüsleriyle dünyaya hâkim olan milletler çocuklarına meslek eğitimi aldırırlar. Öğretim ve eğitim, kitaplardan değil, bizzat eşyadan, tabiattan yaşayarak, uygulayarak öğrenilir. Örneğin bir mühendis okulun sınıfında değil bir atölyede yetiştirilmelidir. Atölyede eğitilen öğrencinin daha ileriye gitmeye zekâsı elverişli değilse işçi veya ustabaşı, eğer zekâsı yüksek ise fakülteye gidip mühendis olmalıdır.
Her şeyi devletten beklememiz gerekir. Bugüne kadar hepimizde devlet yapsın mantığı hâkim oldu. Sonuç olarak da devlet her şeye yetişemiyor, şu anda ülkemizdeki okullarımızda 160 bin dersliğe ihtiyaç var. Yani şöyle devlet ekonomik zorluklar nedeniyle her şeye yetişemiyor. Bizlerin devletin işleyişine destek olmamız gerekir. Eğer 160 bin derslik yapılabilirse ikili eğitim yapan okullarımız normal eğitime ve kalabalık sınıflarda okuyan çocuklarımız da normal sınıflarda eğitim yapmış olacaklar.
Çözüm ne?  Benim önerim şu: Mahalli kültür ve kalkınma derneklerimizin binalarını okul olarak dizayn edip çocuklarımızı kendi irademize göre mükemmel atölyelerde eğitip, geleceğe hazırlamalıyız.  Kültür ve yaşatma dernek binalarımızı önce özel anaokuluna dönüştürelim. Çocuklarımıza oyunlar oynatarak onları ilkokula hazırlayalım. Sonra ilkokula, ortaokula ve liseye dönüştürelim. Hatta ileride üniversitelerimizi kuralım. Çocuklarımız, OECD ülkelerinde ki çağdaşlarıyla rekabet edebilecekleri arzu edilen eğitimi verebilecek okullar kurup eğitim verelim. Dernek binalarımızdaki okullarımızda çocuklarımızın eğitimi için harcadığımız masrafların tamamını da devlete ödediğimiz ve ödeyeceğimiz yıllık kazanç vergimizden düşmeliyiz ki cebimizden ekstra bir masraf çıkıp bütçemizi sarsılmasın.

Yorum