MUTLULUK

İnsan ne istediğini bilmeyen bir varlık olduğundan neyin mutluluğa sebebiyet verdiğini de tayin edemez...

Birçok noktada mutluluk sebebine sahip olabilecek kişiler daha fazla istek ve beklentileri yüzünden mutlu olamazlar. Hep daha fazlasını ve farklısını bekler olduklarından ötürü de, bu gelip geçici hayatı kendilerine kabus ederler. Bunun temel sebebi; en ilkel insanın bile doymak bilmeyen nefsidir.

Pir Sultan ne güzel demiş  “Uyur idik uyardılar” sözleri ile başlayan şiirinin her dörtlüğü sonraki kuşaklara bir mesajdır.
“Uyur idik uyardılar/diriye saydılar bizi” dizeleri ile ‘bilinçli ve mutlu olmayan insan, bir ölüden farklı değildir’ der. “Koyun olduk ses anladık/Sürüye saydılar bizi.” dizeleri ise mutlu toplumların  eylemini en basit biçimiyle ifade eder.
İnsanın bilinçlenmesi kendiliğinden olmaz. Pir Sultan’ın da dediği gibi dışarıdan bir “uyarıcı” gereklidir. Ve bilinçlenen insan yalnız başına hiçbir şey ifade etmez. “Sesi anlayabilmesi” için bir bütün  olması ve mutlu olması gerekir.

İnsan hayatı içerisinde istediği birçok duruma sahip olur, fakat bunun bir sonu da gelmez çünkü bu sürekli bitmek bilmeyen “talep etme hali” her daim devam eder. “İşte aradığım buydu, mutluluk budur” diye bir tanımlama da yapamaz insan. Sadece mutluluğun ne olduğundan bahsetmek ile yetinir, uygulamaya döktüklerinde ise birçoğu sınıfta kalır.

Sınıflı toplumda, halkın mutluluğu için mücadele edenler, binlerce yıldır her türlü zulmü, işkenceyi gördüler, zindanlara atıldılar, kuyulara dolduruldular, darağaçlarına çekildiler, kurşuna dizildiler.
Zulme ve sömürüye karşı ayağa kalkanlar bu gerçeğin bilincinde olarak yola çıktılar. Ama şimdi mutsuz insanların yaptıklarına bakın; hepsinin ortak noktası; hayatları da, memlekette olup bitenleri de sadece eleştirmek, kınamak, sosyal medya üzerinden dünyayı kurtarmak fakat iş icraata gelince; “ben bir başıma sistemi değiştirebilen nasıl olabilirim ki? Böyle gelmiş böyle gider bu kervan” diyerek hayıflanmak.

İyi fikir ve mutluluk insanı güzelleştiren fikirdir. Bir fikir hakkında bir kanaate ulaşmak istediğinizde, o fikrin savunucularını nasıl bir kişilikle suretlendirdiğine bakın. Güzel insan, iyi fikrin suretidir.
Bir sürü iyi pozisyonda, kariyer sahibi hali vakti yerinde kişilerin sahip oldukları hayata bakmaksızın “acıların çocuğu” rolünde olduklarını, incir çekirdeğini doldurmayacak konuları kendilerine dert edindiklerini fark ettim. Beraber yaşayamadıkları içinde mutsuz ve yalnız olduklarını hissettim. Önce kendilerini Milletlere bölmüşler Ermeni- Rum demişler. Daha sonra mezheplere ayrılmışlar hep bölünmüş ayrışmışlar. işte mutsuzluk burada başlamış.

Sıkça anlatılan, alıntılanan bir anekdot vardır. Bir erik bahçesinden erik almak için girip de, sahibinden dayak yiyen bir Ermeni, bir Kürt ve Türk'ü anlatır. Eriklerinin alınmasına sinirlenen bahçe sahibi önce Ermeni'yi döver, "Bunlar din kardeşim, sana ne oluyor?" diye sorar. Sonra Kürt'e döner "Bu adam benim milletimden, sen kim oluyorsun" der, onu da döver. En son ise Türk'e "Sen Ermeni ve Kürt'le birlik olup bahçemden erik çalıyorsun. Ne biçim Türksün?" diyerek, onu da döver. Üç arkadaş, "Nasıl olup da üç kişi, tek kişiden dayak yedik?" diye düşünürlerken Türk şöyle der: "Lan! biz yanlış yaptık; başta Ermeni'yi dövdürmeyecektik" der.


Dostluğu insanlığı ve mutluluğu dövdürtmeyin anlayacağınız!..

Mutlu değiliz çünkü; Muhtemel ki çıplak gerçeği bazen çok derinlere gizlendiği için, bazen de çok fazla gözümüzün önünde olduğu için göremiyoruz.

Mutsuz insanların ve  akıl oyunu oynamayı sevenlerin en önemli kozu, gözlerimizi kamaştıracak pek çok imkana sahip oluşlarıdır.

Mutluluğa giden yolda Gördüklerimizi aklımızda tutalım; bir senaryonun son sahnesi, çoğu zaman bir başka senaryonun ilk sahnesi olabilir.

“Hiç kimse duymak istemeyen biri kadar sağır olamaz” diyor William Shakespeare.

Her ne olursa olsun iyi olmak, iyilikte kalmak zorundayız. İyilerin ve iyiliklerin sayısını bıkıp usanmadan arttırmak zorundayız. Kötülüğün haince kışkırtmalarına rağmen iyilikte ısrar etmek, iyiliğe sımsıkı sarılmak zorundayız. İyiliğe kötülük bulaşmasına mani olmak zorundayız.
Barış içinde yaşamalıyız. Mutlu olmak ve hep birlikte yaşamak için ayrımcılığa son vermeliyiz.
Mutlu Müebbet Muhabbetlere

Yorum