Sempati Mobilya

NEYE UĞRADIĞIMIZI ŞAŞIRDIK

 

15 Temmuz 2016 gecesi, Türkiye tarihine ibretlik harflerle kazındı... Darbe miydi, kalkışma mı, yoksa TSK'nın içindeki bir avuç askerin "cinneti" miydi önümüzdeki günlerde bol bol tartışacağız. 

Yaşanan olaylar çok acıydı. Yazmayacağım. 

Dün gece yaşadıklarımızın devamı gelecek. Olaylar henüz yatışmadı. Hiçbir şey bitmiş değil. 

Nedenleri, "kim"leri, "nasıl"ları, bize verilen bilgiler dozajında değerlendirip yorumlayacağız. Kızacağız, öfkeleneceğiz, üzüleceğiz. Ben bunu da yazmayacağım. 

Demokrasi savunulacak... Seçimle gelenlerin, ancak ve ancak seçimle, yine halk iradesiyle gidebileceği vurgulanacak. Bu ülkenin darbelerden çok çektiği anlatılacak... Arşivler açılacak. Kanlı darbe tarihi bir kez daha yargılanacak, ibret alınacak. Ben yazmayacağım...

Terörle mücadele ederken gencecik yaşında toprağa düşen genç bedenleri "şehit" diye omuzlarında taşıyanlar, yine o gencecik erlerin "emir" yolunda yaptıklarına "vahşet"le yanıt verenlerle aynı kişiler mi, yoksa bunlar başka memleketten mi, bunlar tartışılacak. Ağlayan annelere evlatları "şehit" diye teslim edilmeyecek, acıları elle tutulacak, ağırlaşacak, omuzlarımıza düşecek, gözlerimiz dolacak. Ama ben yazmayacağım. 

Siyasette dengeler değişecek... Belki o bombalar altında sabahlayan Türkiye Büyük Millet Meclisi, ilk kez tek yürek, tek ses olacak. "Darbe"ler demokrasilere yakışmaz denecek. Siyaset, yapılanları ayıplayacak, birlik mesajları verilecek. Kimbilir belki aykırı birkaç ses çıkacak; "Ama siz de şunu yapmıştınız" diyecek... "Darbe" savunucusu musun denilecek, susturulacak. Hukukun üstünlüğü hatırlatatılacak... Kimileri idam cezasını isteyecek, kimileri "insanlık" diyecek... Her kafadan bir ses çıkacak. Bunu da yazmayacağım. 

Yaşadıkça göreceğiz... Tartışacağız. Neler olduğunu, neden olduğunu, nasıl olduğunu konuşacağız. 

Türkiye'nin her köşesi tedirgin, millet geleceğinden endişeli...

Bodrum endişeli... Marmaris endişeli... Muğla endişeli... İşte ben bunu yazacağım. 

Muğla ve ilçelerinde yaşananlar, Ankara'dan, İstanbul'dan ve diğer illerden hiç farklı değildi. Hatta, Marmaris, çatışmaların bir anda merkezi konumuna gelerek Türkiye'nin gündemine oturdu. Gece yarısından itibaren turizm cennetinde silah sesleri duyulmaya başlandı. Eyvah!

İlçe, bir anda kaosun merkezi haline dönüştü! Turistler neye uğradığını şaşırdı. Panik halinde otel odalarına dönmeye çalıştı... Kaos ve karmaşa, sabahın ilk ışıklarına kadar devam etti. Sabah saatlerinde, ülkelerinden "seyahat" uyarıları gelmeye başladı. Türkiye'deki vatandaşlarını "sokağa çıkmayın" SMS'leriyle uyaran ülkeler, Türkiye uçuşlarını da belirsiz bir süre için iptal etti. Marmaris'te oteller boşaldı, Bodrum'da gecenin ilk saatlerinden itibaren dönüş yolları tıklım tıklım dolmaya başladı. İnsanlar gidiyordu, evlerine dönüyordu. 

Bir gecede yaşananların acı reçetesini, önümüzdeki günlerde tüm çıplaklığıyla göreceğiz ne yazık ki...

İç ve dış siyasette, ekonomide ve turizmde bizi zor günler bekliyor orası kesin... 

15 Temmuz 2016 Cuma... Bu tarihi hafızalarımıza kaydettik. 

Gün; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ve Türk milletinin kurduğu cumhuriyete, demokrasiye, birlik ve beraberliğe sahip çıkma günüdür. 

Bunun dışındaki her girişime, her oluşuma, her rejime karşı olma günüdür. 

Gün; insanlığa en çok ihtiyaç duyulan gündür... 

Yorum