GÖRÜŞMEYELİ NASILSIN GENÇLİĞİM

Gençliğim, arada düşününce senden ciddi anlamda özür dilemem gerektiği sonucuna varıyorum. Bu öyle hava olsun diye değil veya laf olsun diye de değil baya içimden geliyor, bu koca özrümün içinde yaptıklarım kadar yapmadıklarım da var elbette!

Mesela bir bak bakalım dönüp kendine, her sabah yalnız uyanıyorsun, mutfağa bile uğramıyorsun çünkü kahvaltı hazırlayacak kadar kendine değer vermiyorsun. Oysa hep biri için mi hazırlanmalı o kahvaltı? Tabi ki paylaşsan ne güzel olur fakat şu anki koşul bunu yalnız yapmaksa yapacaksın! Hazırla kızım iki dilim peynir (kibrit kutusu ölçülerine hiç girme), koy yanına domatesini, salatalığını, bir de senin efsane acıkalı ve kaşarlı tostunu... Çay içmezsin pek ama yap anasını satayım, tam olsun… Hayatında eksik bir yer bırakma, bu güzelim tabak için birinin gelmesini de beklemek gerekmiyor… Bundan mahrum kaldığın için özürler üstüne özürler sana…

Spor ne kadar hayatında var mesela? Tamam, biliyorum pek sevmiyorsun iyi hoşta, hayatının bir noktasında ruhun dirense bile bedenin yalvaracak sporda spor diye! Çünkü bugün zevkle yediğin her şeye yasaklar gelecek, kemiklerindeki ağrılar sebebiyle egzersizler verecek doktor ve sen ise kendini muntazam yapıyormuşçasına 5 dakika uğraşıp oturacaksın ve kendini kahraman ilan ederken kusura bakma da ağrılarında hiçbir eksilme olmayacak. Sporu ve hareketi hayatından eksilttiğim için ve sana hep engel olduğum için vallahi de billahi de çok özür dilerim.

Ya bir de sen deli, çılgın bir şeyler yapmak istiyordun değil mi? tabi çılgınlık boyutu kişiye göre değişkenlik gösterir ve aklımda kalan kadarıyla paraşüt atlayışı, rafting, tüple dalış gibi bir şeyler vardı yapmak istediğin? Neyi bekliyorsun, kalbinin eskiyip teklemeye başlamasını mı? Yoksa korkuyor musun? Tamam, kork biraz tabi ama sonuçta başına her şey gelebilir ve bu şimdi oturduğun yerde bile olabilir, öyle değil mi? Millet aklında fikrinde yokken doğup büyüdüğü sokaklarda katlediliyor, parçalanıyor. Sen paraşütü sırtına takıp atlamaya mı çekiniyorsun güzelim? çok önceden elinde deli cesaretin varken yapılacaktı bunlar ama olsun bence yine yaparsın!

Hani hep yapmak istediğin o senaristlik atölyesine ne oldu veya kitap yazmak fikrine? Belli ki yazmayı filan seviyorsun, eh iyi kötü gazetede bir köşen de var ve yazdıklarını okuyanlar da vardır herhalde o zaman neyi bekliyorsun? Birinin seni zorla kolundan tutup götürmesini mi bekliyorsun? Bak işte senin yaşadığın dünyada öyle bir şey yok güzelim, hem artık öğrenmiş olman gerekiyordu bunları. Sen iyisi mi her ne bekliyorsan bekleme, yap şu yapmak istediğin atölyeleri, kursları filan…
Bir de senin böyle aklındakileri söylemeyi beceren güzel bir tarafın var, bak sana bunun için teşekkür etmek isterim gençliğim! Bu olmaya devam etmelisin kanımca, sonuçta yüreğinde biriktirip söylemeye cesaret edemediklerinle göçüp gitmek istemezsin herhalde değil mi? Hani şu herkesin dilinde dolaşan o son anlardaki “film şeridi” var ya, o çok uzun metrajlı olmasın diye uğraş bu hayatta, son nefesinde yüzünde huzurlu bir gülümseme olsun ve kendini götür yeter.

Gençliğim sen çocukluğunu bıkmadan usanmadan peşinden sürükleyebilen nadir insanlardansın. Tebrikler! Maalesef çocukların çocukluğunu yaşında yaşayamayan bir dünya haline geldik. Aramızda bir masum onlar vardı, umutlarımızdı, baktıkça bize hayat katanlardı ve şimdi bu insan diye aramızda geçinenlerin çamuru bu masumlara da değdi… Son dönemlerde çıkan haberleri okuyamaz hale geldik milletçe. İşte gençliğim sen bu ortamda içindeki çocuğa küsmedin ve yalnız bırakmadın, bırakma da zaten. Kimisi terk etmişse de sen terk etme, bir de terk edeni görünce içindeki çocuğu hatırlaması için bir hamle yap bakalım ne olacak. Belki bir dokunuş çok şey değiştirir ha ne dersin?

Sevgili Dostlar, bugün kendimle konuşasım vardı, deli gibi de konuştum ama bu bence hepimizin zaman zaman yaptığı bir sohbet ve yapmakta lazım, hatırlamak gerek elimizde kalanları ( zaman, yaş, güç, sağlık vs).

Zaten o iki kollu ve iki bacaklı yaratıkların mahvettiği bir dünyada yaşam savaşı veriyoruz, arada kendimize de değer vermeyi unutmayalım en azından.

Yorum