ADALET ARAYIŞI

Yaptığımız ve yapacağımız her şeyin, yaşantımızdaki başarılarımızla doğrudan ilişkisinin var olduğunu görmemiz gerekir. Sokağa çıktığımızda karşımızda, statü güç sahibi, beğenilen, takdir edilen ve çok başarılı insanlar görebiliriz. Unutmayalım hayatımızdaki başarılarımız şansa ya da rastlantılara bağlı değildir, onu kendimiz elde ederiz.
Bir amaca hizmet etmek ve de o amaca ulaşmak için öncelikle dürüst olmamız ve dürüstlükten asla ödün vermememiz gerekir. Dürüstlükten ödün vermemeye kararlı liderler, her seçimlerinin, hareketlerinin ve yaptıkları her değerlendirmenin ortak yarara hizmet etmesini sağlamak amacıyla ahlaki değerlerden şaşmayacak bir şekilde hareket ederler. Dürüstlük olmadığında yapılan işlerde anlam bulmak, elde edilen sonuçlardan hoşnut olmak imkânsızdır.
Devletler ve milletler yetiştirdikleri büyük kişiler sayesinde büyük olurlar. Bir devleti idare eden kadro, ahlak, inanç, azim, feraset, cesaret, milli şuur, sabır, kararlılık, yenilmezlik ve yüksek ülkü açısından iyi yetiştirilmişse, idare sanatını iyi biliyorsa, şüphesiz o devlet güçlü ve itibarlı olur. Medeni dünyada yerini alır.
Gerçek liderliğin hamurunun özünde dürüstlük bulunur. Dürüstlük eksik olduğunda, her şey paramparça olur. Dürüstlük de insanlarda öğrenilen bir özelliktir. Bu özellik yaşam içinde oluşturulur ve bu sürecin hiçbir zaman sonu gelmez. Hatta hayat boyu devam eder… Yaşamın hiçbir noktasında “tamam dürüstlüğe ulaştım” diyemezsiniz. İyi bir insan olarak dünyaya gelirsiniz ama yetiştiğiniz çevre sizi daha iyiye ya da daha kötüye yönlendirir. Topluma örnek olma açısından, lider olarak sağlam bir kişilik oluşturma ve dürüst olma konusunda büyük bir sorumluluğumuz vardır. Bu nedenle, çok çalışarak kariyer basamaklarını tırmanabilir ama dürüstlük hırsızlarının kurbanı olabiliriz. Bu oyuna gelmemek için doğruyu yüzümüze söyleyecek gerçek dostlara ihtiyacınız vardır. Gerçek dostumuz yoksa vay halimize!
Aristo diyor ki: “Doğru, insanın işine gelendir.”  Ülkemizde Aristo mantığına göre işleyen bir adalet sistemi var. Hâlbuki adalet denildiğinde insanın aklına: Herkese eşit davranılması ve haklının hakkının verilmesi, haksızında cezasının verilmesi beklenmektedir.
Her ne kadar “Adalet mülkün temelidir” dense de, sözde adalet var, ne yazık ki, özde yoktur. Yıllardır adalet sistemimiz üzerine gölge düşmektedir. Adalet tıpkı örümcek ağı gibi, eğer güçlüysen, ağı yarıp çıkabiliyorsun. Güçsüz isen, ağa takılıp kalıyorsun. Güçlünün istediği şekilde işleyen bir hukuk sistemi… Eğer örnek verecek olursak, işte son zamanlarda MHP’de yaşananlara bakıldığında akıllara soru işaretlerinin takılması kaçınılmazdır. Siyasetteki gelişmeler bunu ispatlayacak sonuçları gösteriyor… İktidara alternatif olabileceği düşünülen MHP üyeleri, adalet terazisinde  adalet arayışında…

Yorum