Çin aşısı ve ‘uygunluk gözükmüyor’ karmaşası

Uzun tartışmalar neticesinde baba sonunda aşı olmaya ikna oldu. 182’yi aradık. Allah’tan işimiz rast gitti ve ilgili şahısa hemen ulaştık. Zira telefon başında uzun dakikalar bekleyen ve hatta yaşanan yoğunluk sebebiyle numarayı düşüremeyen bir sürü tanıdık var. Vatandaşlık numaranı veriyorsun süreç sorunsuz olarak tıkır tıkır işliyor. Ama hani 85 yaş üzeri ve sokağa çıkma engeli bulunanlara evde hizmet veriliyor diye anons edilmişti ya biz de “Evde mi hizmet almak istersiniz, yoksa bir sağlık kuruluşunda mı?” sorusuna “Evde isteriz” yanıtını verdik.

“Şu an için uygunluk gözükmüyor, lütfen daha sonra tekrar arayın” dedi görevli arkadaş. Nasıl yani? En riskli grup dediğiniz/dediğimiz yaş grubunda olan babam için nasıl uygunluk olmaz? Ben de kısa devre patlaması, sinir atakları ve yoğun bir şaşkınlık devreye girdi hemen. “Yaa bu ne saçmalık! Ayol adam 95 yaşında! Elinizde aşı mı yok?”

Telefonun öbür ucundaki görevli arkadaş ısrarla ve sürekli aynı cümleyi tekrarlıyor “Uygunluk yok”. Çaresizce vedalaştık ve telefonu kapattık.

Annesi bir önceki gün aşı olmuş bir arkadaşımı aradım hemen. Ne de olsa benden bir adım daha tecrübeli. Valla iyi ki de aramışım. Meğer Bodrum’da Sağlık Bakanlığı’nın evlere gidip aşı yapma hizmeti yokmuş. Bu durumu “Uygunluk yok” diye tanımladıkları için anlam karmaşası yaşanıyor ve haliyle cinler tepenize çıkıveriyor. Neyse edendim 182’yi tekrar aradık. Bu kez hizmet almak istediğimiz yeri Bodrum Amerikan Hastanesi olarak ilettik. Uygunluk varmış! Gün ve saat tespit edildi.

Hemen sonrasında Amerikan Hastanesi’ni aradım. Hasta ilişkilerini son derece profesyonel olarak yöneten Cenan Kılınç Hanım, aşıyı 85 yaş üstü yaşlılara ve engelli vatandaşlara evlerinde de yapabildiklerini söyledi. Baba rahatladı, ben daha da rahatladım.

Söylenilen gün ve saat gelip çattığında kapımız çaldı. Tatlı dilli ve becerikli hemşiremiz Burçak Uzuntaş geldi. Babam ilk aşısını alkışlar eşliğinde oldu. Muhtemel yan etkiler henüz bilinemediği için aşı sonrası 20-25 dakika bekledi Burçak hemşire. Allah göstermesin hani bir şey olursa ilk müdahaleyi yapma amaçlıymış bu bekleme. Çok şükür gerek olmadı. Babada hiçbir yan etki görülmedi.

Aşı ücretsiz onu biliyoruz ama Amerikan Hastanesi de eve gelerek verdiği bu hizmetten hiçbir ücret talep etmedi. İstese edebilir. Zaten hakkıdır! Neticede özel bir hastane. Diyeceğim şu ki: hastane yönetiminin bu hizmeti bila bedel verme kararı takdire şayan bir sosyal sorumluluk bilinci. Bravo!

 

Bir tür cinayet!

Kimilerinin vicdanı altın sarısı, kimilerinin kan kırmızısı. Kimileri her canın kıymetinin bilincinde, kimileri sadece bencilliğin beşiğinde. Kimileri paylaşır kimileri hırlaşır. Kimileri sever, kimileri sevenleri üzer. Kimileri sokaktan bir can kurtarma peşinde kimileri ise sokaktaki canları zehirleyip öldürme işinde.

Çikolata rengi, pırıl pırıl tüyleri, fıldır fıldır gözleri, muzur bakışları ve işte karşınızda Brownie. Tam bir özgür ruh. Neler gelmiş başına neler. Ne badireler atlatmış. İlk sahipleri tarafından terk edilmiş. (Bodrum’da böyle bir refleks var maalesef. Karne hediyesi olarak alınan köpekler yaz sonu sokağa atılıyor.) Bir şekilde alışmaya çalışmış. Zar zor yaşamış sokaklarda ama başına gelmeyen de kalmamış. Ev ortamında büyümüş, sokaklara yabancı tabi. Hayata tam veda edecekken Evrim’in şefkatli kolları sarmış sarmalamış Brownie’yi. İki buçuk senedir birlikte yaşayan iki iyi dost, arkadaş ve baba oğul ilişkisine güzel bir örnek Evrim ve Brownie örneği... Hayatında hiç hayvan beslememiş olanların bir kısmı ve hayvan sevmeyenlerin hemen hemen tamamı, bu baba oğul ya da ana oğul gibi benzetmelerden hiç hazzetmiyorlar ama inanın yaşanan ilişkinin pek de farkı yok. Evrim’in oğlu Brownie geçen hafta kahpe bir cinayete kurban gitti maalesef. Kalpsiz birileri çok kuvvetli bir zehri balıklarla karıştırıp sağa sola atmış. Browni’nin yerden bir şey aldığını gören Evrim hemen müdahale edip ağzına aldığı balık parçasının bir bölümün çıkarmış ama Brownie’yle uğraşırken bu kez diğer köpeği Bal da yerden küçük bir parça alıvermiş ağzına. Hemen veterinere gitmişler ama Brownie’yi kurtaramamışlar.

Her geçen gün hayvana şiddet artıyor. Ama maalesef dostlarımıza karşı işlenen suçlar yapanın yanına kâr kalıyor. Masum bir hayvanı zehirli yiyeceklerle kandırmak büyük alçaklıktır.

Giderek artan hayvana şiddet olayları nedeniyle toplumun geniş bir kesimi Hayvan Hakları Yasası’nın bir an önce çıkmasını ve suçluların hak ettikleri cezayı almasını istiyor. Sosyal medyada bunun için ardı ardına kampanyalar başlatılıyor, çağrılar yapılıyor. Yetersiz görülen yasanın değiştirilmesi için Meclis’te de bütün partiler bir taslak üzerinde uzlaşmış gibiydiler ancak aylardır mesafe alınamıyordu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, hayvan hakları ile ilgili çalışmaların tamamlandığını ve önümüzdeki haftalarda sıraya alınmak suretiyle yasalaştırılacağını söyledi.

 

Yorum