Bodrum şantiyesi

İnşaat yasağının bitmesiyle birlikte inşaat sektörü de canlandı. Bakalım Bodrum hangi yeni sürprizlere gebe? İlçe şantiye alanına dönmüş durumda. Hafriyat kamyonları cirit atıyor. İtirazım, bu kamyonların bir kısmının belirlenenin üstünde yük taşıyor olmalarına!

İtirazım, bu aşırı yükü taşıyamayan yollarda derin çukur ve çatlaklara neden olmalarına. (Özellikle kırsal mahalle yollarında.)

Araç sahipleri olarak yollardan geçmeye korkar olduk. Zira arabalar servet değerinde! Bırakın sıfır araçları, ikinci ve hatta üçüncü el araç fiyatları bile uçmuş gidiyor. Mal canın yongası derler ya, kim ister aracına zarar gelsin. İtirazım, kamyonlardan düşen moloz ve hafriyat parçalarının, biz sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atıyor olmasına. Hiçbirimiz canımızı sokakta bulmadık!

İtirazım, yasal olarak belirlenmiş alanların dışına hafriyatlarını boşaltanlara. Tabi ya, belirlenen değil de senin belirlediğin yere boşalt gitsin. Her konuda kural tanımamakta üstümüze yok maşallah. (Bakınız: Maske ve sosyal mesafe kuralları)

Dolayısıyla hafriyat kamyonlarına hem molozları döktükleri alanlarla ilgili hem de tonaj kriterlerine uyup uymadıklarıyla ilgili daha sık ve daha ciddi denetleme yapılması şart! Bodrum Belediyesi, “kamuya ait yollara zarar verenlere para cezası kestiklerini” söylüyor ama belli ki sistem pek sağlıklı işlemiyor. Ya denetimler yeterli değil ya da kesilen cezalar caydırıcı değil.

Bodrum şantiyesi

Bir de kendini Formula1 pistinde yarışıyor sanan canavar beton mikserleri var. İri cüsselerine olan güvenleri sonsuz. Çekilin yoldan ben geliyorum. İnşaatlara hazır beton taşıyan bu mikserlerinin arka kısmında bulunan ve harcın boşaltılmasını sağlayan bölümü, mikser doluyken açık bırakıldığında yollara harç dökülüyor. Hem yolları kirletiyor ve hem de harcın donması sonucu yollarda kaza olma riskini arttırıyorlar. Keşke “asfaltı kim tahrip ettiyse, o tamir etsin” diye bir şart koşulsa da vatandaşın cebinden çıkan vergilerle yapılan yollar kim vurduya gitmese.

Marka olmaya çalışan bir beldeye yakışmıyor

Türkiye’nin en iddialı tatil yerlerinden biri Bodrum. Hatta, Bodrum Tanıtma Vakfı (BOTAV) dünya’nın en iddialılarından olma yolunda çalışmalar yapıyor. Bodrum’un elinde doğal güzellik, çevre, deniz, tarihi eserler, muhteşem koylar gibi rakipsiz avantajlar var. Ama gelgelelim alt yapı-üst yapı, temizlik, çöp, trafik ve ulaşım gibi ayağına dolanan birçok da problemleri var. Şu veya bu sebepten çözülemeyen, ertelenen problemler ve örselenen bir Bodrum var. Gözünü yükseklere diktiysen, problemleri çözmek için de çözüm arayacaksın. Hızlı davranacaksın. Evet yılların birikmiş problemleri ama bir yolu bulunur elbet. Kolay işte değil hani.

Mesela “yol medeniyetin ta kendisidir” ilkesini biraz ciddiye almak gerekiyor. Çukur ve yamalarla bezenmiş Bodrum yolları hiç sevimli değil. Ara, ara üç beş yama ile günü kurtarmaya çalışmak da çözüm değil.

Neyzen Tevfik Caddesi Bodrum’un en önemli caddelerinden biri. Ve bu caddedeki asfalt sanki tırmıklanmış gibi yamru yumru. Muğla Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz bahar Bodrum’a yakışmıyor diye marina ve meydan yenileme çalışmaları yapıldı. Güzel de oldu. Şimdi sormak istiyorum: Peki bu yamuk yumuk asfalt Bodrum’a yakışıyor mu?

Emin Anter Bulvarı’nda, Cevat Şakir Caddesi’nin bir bölümünde ve Konacık-Bitez arasında bu tırmık yemiş yolları görmek mümkün. Her ne maksatla yapılmış olursa olsun böyle bir tuhaflık anlaşılır gibi değil. Herhangi bir amaca hizmet ettiğini düşünmüyorum. Ayrıca Bodrum’da büyük bir çoğunluk ulaşım için motosiklet kullanıyor. Ve bu tırmık yemiş yamru yumru yollar, özellikle motosikletliler için çok daha tehlikeli. Şundan eminim ki; Bu yolları kullanan herkes, birilerinin kulağını sıkça çınlatıyordur.

Yorum