Bir hayalin peşinden gitmek

Hepimizin hayalleri var. Gerçekleştirmek istediğimiz hayallerimiz ve hedeflerimiz. Ufak ya da büyük hiç fark etmez. Kimisinin hayali dünyayı gezmek kimisinin hayali kariyer sahibi olmak. Kimi upuzun, kimi keyifli, kimi heyecanlı... Gelgelelim hayaller de mutasyona uğradı sanki. Charles Bukowski’nin de dediği gibi ”Önceden hepimizin çok büyük hayalleri vardı. Oysa şimdi çoğumuz her şeyi geride bırakıp, denize karşı küçük bir kasabada yaşamayı hayal ediyoruz”. Belki bunun başlıca sebebi insan-çevre ilişkisinde insanın çevreden yaşaması için gereken yararlanma düzeyini aşması ve çevrenin olanaklarını zorlamasıdır. Belki de bu olanakları insafsızca kullanmaya başlamasıdır. Ve kim bilir belki de bu insafsızlığın çevreye zarar verici ve bozucu hale dönüşmesidir.

Hayal kurmanın bilimsel bir açıklaması uzun yıllar önce de kanıtlanmış ama ancak 1990’lı yılların sonuna doğru ilan edilmiş. Bu araştırmalar, beynimizin hiçbir zaman mola vermediğini, düşünce oluşumumuzu gerektirecek bir dış uyarıcının olmadığı takdirde, dinlenme durumunda dahi beynin bazı noktalarının etkin olduğu göstermiş.

Bazı araştırmacılara göre hayal kurmanın bu yöntemi bir nevi meditasyon biçimi olarak görülüyor. Öyle ki birey her ne kadar fazla kurmuş veya kuracak olduğu hayaline odaklanırsa, hayalin gerçekleşme ihtimali de oldukça artış gösteriyor. Hayal kurarken oturulmuş sessiz bir ortamın, fonda hafif bir müziğin de etkisi olduğu söylenmekte. Elbette hayal etmek de bir şey fakat hayalleri gerçekleştirmek ise bir diğer önemli şey. En önemli husus ise: Hayallerin gerçeğe dönüşmesi için müthiş bir kararlılık, özveri, öz disiplin ve çaba gerektiği bilincine sahip olmak…” Hayallerinin peşine düşmek biraz da kurulan hayallerle ilgili. Ayakları yere basan hayallerin gerçekleşmesi daha olası.

Hayallerimiz bizim hissettiklerimizden kendimize çıkardığımız hayat notlarıdır aslında. Nerede, nasıl mutlu olacaksak kendimizi o yöne doğru çeviriyoruz. Yeter ki rota yanlış olmasın!


Hayallerin büyüklüğü ile bazen yoruluyoruz, bazen bunalıyoruz. Hatta bazen pes etmeye ve kadere razı gelmeye kadar varıyor iş.

Gelinen bu noktada karşımıza çıkan zorluğun ne kadar büyük olduğunu düşünmemek ve bunun yerine sadece her gün hayallerimize doğru bir adım daha yaklaşmak için harekete geçtiğimizden ve tabi ilk önce kendimizden emin olduğumuza ikna olmak, tutarlı ve daha hızlı adımlar atarak yol alıp ilerleyebileceğimiz konusunda bize yardımcı olabilir.

Hayalinize tutkuyla bağlı olduğunuzdan emin olmanız önemli. Unutmayın ki kısa sürede vazgeçeceğiniz, pişman olacağınız bir hayalin kimseye bir faydası yok.

Her şeyden önce, doğru hayallerin peşinden gittiğinize emin olmalısınız. Hayalleriniz tatmin edici ve anlamlı olmalı.

Yani hayalleriniz, yaşadığınız dünyaya katkıda bulunmak zorunda. Hayaller sadece bir şey elde etmek, almak ve kendine kazanç sağlamaktan ziyade; vermek yani katkı sağlamak için de olmalı. Eğer sadece kendinize odaklanırsanız, istediğinize ulaşmış olsanız dahi potansiyelinizi ve kendinizi tam anlamıyla gerçekleştirmiş hissetmezsiniz.

Katkı sağlamak için hayaller olmalı

Yaşamlarının büyük bir kısmını İngiltere’de geçiren Tülin ve Robert Janes, çifti uzun süre Bodrum Yakaköy’e yerleşme hayalini kurmuşlar. Ve bu hayallerini 2019 Ağustos ayında gerçekleştirmişler. Aslında hep var olan ama Yakaköy’e yerleştikten sonra daha da pekişen çevre duyarlılığı, yeni hayalleri ”Misgibi1Bodrum” projesinin temelini atmış. Gelin bu hikayeyi Tülin hanımdan dinleyelim.

Proje nasıl başladı?

Yakaköy ve çevresi çok güzel, evimizi seviyoruz ama köyümüz maalesef çok pis. Ben eşim Robert’a devamlı “Köyümüzün ne kadar pis” olduğunu şikayet ediyordum. O da bıkmış olmalı ki bana “Şikayet edeceğine neden bir şeyler yapmıyorsun?” dedi. Hemen akabinde harekete geçtim ve 11 Eylül 2019 Pazar günü köyümüzü temizleyerek ilk etkinliğimize başladık.

Etkinliği nasıl duyurdunuz?

Köyümüzdeki evlere gidip bizzat kendim haber verdim ama maalesef köyümüzden yalnızca 4 kişi bize katıldı. Toplamda 15 kişi olduk. Gönüllülerin çoğu Yakaköy’den komşularımız ve arkadaşlarımızdı. Ortalık öylesine pisti ki bir günde bitiremedik tabi. 3 pazar köyümüzü temizlemek için uğraştık.

Peki sonraki etkinlikler nasıldı?

Bodrum’da yerel bir TV kanalı etkinliğimize yer verdikten sonra, aramıza Yakaköy dışından gönüllüler de katıldı. Bu sayede Safiye Özuygun hanımla tanıştık. O da Londra’dan Turgutreis’e yerleşmiş. Kendi başına Turgutreis sahillerinde çöp topluyormuş. Bu gönüllü hareketini, daha sistemli bir şekilde, birlikte organize etmeye karar verdik. Sosyal medya en büyük yardımcımız.

Şimdiye kadar kaç etkinlik yaptınız?

20 ye yakın etkinlik yaptık. Bu etkinliklerde tonlarca çöp topladık. Tabi pandemi yüzünden bir süre ara vermek zorunda kaldık ama çok sık olmasa da fırsat buldukça tekrarlıyoruz.

Temizlik yapacağınız alanları nasıl tespit ediyorsunuz?

Gezerken çevreye seçici algıyla bakıyoruz. En ihtiyacı olan yerleri tespit ediyoruz. Bu alanlar genelde ormanlık alanlar ve plajlar oluyor maalesef.

En fazla ne tür atıklarla karşılaşıyorsunuz?

Plastik torba, pet şişeler ve kapakları, plastik pipetler, plastik çatal bıçak, bira şişeleri, çok sayıda izmarit... Son zamanlarda bunlara bir de maske ve eldiven atıkları eklendi. Enteresan malzemeler de buluyoruz. Mesala, muska, kullanılmış surf tahtası, kaybolmuş kimlikler. Kimlikleri bir şekilde sahiplerine ulaştırmaya çalışıyoruz tabi. Bazen o kadar sinirlerimiz bozuluyor ki “Halkımız neden bu kadar duyarsız? Bu cennet doğayı neden bu şekilde harcıyorlar” diye kendimize soruyoruz. Ama bir cevap bulmak çok zor.

Tepkiler nasıl? Gönüllü sayınız artıyor mu?

Çok olumlu tepkiler alıyoruz. Bunun yanı sıra her etkinlikte muhakkak birkaç kişi gelip bize “Toplamakla olmaz eğitim şart” diyor. Bu yorumu yapan her şahıstan 1tl alsak şimdiye kadar zengin olmuştuk! Bir etkinliğimize 40 kişiden fazla gönüllü katıldı. Genelde ortalama 10-15 kişi katılıyor. Kahvaltı ile başlayıp 2-3 saat çöp topluyoruz. Aynı amaçta olan insanlarla tanışmak çok keyifli.

Bodrum Belediyesi size yardımcı oluyor mu?

Evet Belediye bizi çok destekliyor. Çevre ve Temizlik Bölümü Başkan Engin Doğan, Başkan Ahmet Aras ve Başkan Yardımcısı Tayfun bey ile devamlı iletişim halindeyiz. Bize malzeme ve personel desteği veriyorlar.

Etkinliklerden haberdar olmak için “Misgibi1Bodrum” instagram sayfasını takip edebilirsiniz.

Yorum