YAZMAK AMA YÜREKTEN

Muhabirler  yirmi dört saatte bir okuyucularını son gelişmelerden haberdar etmek için durmadan yayın yaparlar.  Okunurlar unutulurlar, çünkü bir gün sonra yenisi gelecektir...

İlk kez 16. yüzyılda Venedik'te yayımlanan Gazete'nin tek amacı vardı: Halkın dedikodu ihtiyacını gidermek. Fakat daha sonraları iktidarlar bu dedikodu aracının sırrını keşfettiler ve ipin ucu yönetimlerin eline geçti. Gazete, iktidarı paylaşan sınıfların halkı yönlendirme aracı oldu. Bu işlevinin yanında `haber verme` gibi bir işlevi de ister istemez üstlenmek zorunda kaldı.
Köşe yazıları da habercilikle aynı gibi görünse de farklı kefelere düşmektir. Zor beğenir kitleniz  olunca, yazı yazmanız da zorlaşıyor. Kimi zaman bu bir ıstıraba bile dönüşüyor.  Bir de sizi sıkıştıran ve sizden her seferinde dolu dolu yazılar bekleyen sadık ve bir o kadar da titiz okuyucu kitleniz varsa, işte o zaman işiniz zor demektir. "Benim henüz böyle bir kitlem yok Şükür!"


Bir de köşe yazılarını kitaplaştırmak kolay bir yöntem gibi algılanır çoğunlukla. Oysa bir yazar için çok riskli bir iştir. Çünkü yazıldığı günün şartlarında yazılmış yazılar, eğer güncele mahkûm olunmuşsa, o gündem değişince tüm anlamını yitirebilir. Ya da birtakım öngörülerle ve ileriye yönelik tahminler içeren güncel yazılar, sahibini mahcup edebilir. Hele de o tahminler gerçekleşmemiş, kimi öngörüler tam tersiyle tecelli etmişse ki vay haline "Benim böyle bir derdim de yok çok şükür" ama Bodrum'a sonradan gelen kendini gazeteci sıfatına koyan köşe yazarları da var elbette, sözüm onlara... Yani bir köşe yazacaksan arkadaş  alınacak dersler var, sorulacak sorular, bu da geçer gülüm bizden bu kadar diyeceğin cevaplar da var. Güzel günler bizi bekler, dersin köşende olur biter.

Birde hayata dair söyleyeceklerimiz var elbette;


Yüreğini siper et. Güvenlik içerisinde olursun. “Yoruldum” deme sakın. Bil ki, umuttan söz ettiğin her dem aşktan söz ediyorsunuzdur. Çünkü umut aşkın çocuğudur. Aşksız umut, plastik bebekler gibidir; oynar, eskitir ve atarsın. Muhabbet insanın harcadıkça çoğalan tek sermayesidir. Her şey harcadıkça tükenir, muhabbet asla. Muhabbet müebbeddir  
daha bir çok muhabbette görüşmek üzere.

Hoşçakalın

Yorum