AĞACINI SEVEBİLİRSİN!

Yok yok bu adamların ağaca, doğaya, havaya, nefes almaya, huzura ve onları kucaklayan tüm güzelliklere karşı bir alerjisi var! Anladım artık, çünkü olanların tümüne bakınca mantıklı hiçbir yol bulamadım girecek, açıklayamadım bunu kendime ve hatta tarafsız olmak için acayip bir savaş verip televizyon kanallarını oturdum izledim, dinledim ve yine bir mantık bulamadım. Kendi kendime çıkardığım sonuç ise kesinlikle çocukluklarına inip sorunu tespit etmek yönünde oldu, ama birde tabi kendileri aynı zamanda karşılarında cümle kuran, doğruyu söyleyen, hatta çözüm önerisinde bulunan herkesi ötekileştirdikleri için bize de sesini çıkaranlarla sesimizi birleştirip karşılarında durmaya devam etmek kaldı, bakalım nereye kadar…

Geçenlerde çok anlamlı bir video izledim, üstün zekâlı telefonlarınızdan girip seyretmenizi tavsiye ederim (Mothernature Talking olarak aratsanız yeterli), doğanın dilinden anlatılmış, bize yani tüm insanlara doğa öyle şeyler anlatmış ki kısaca çıkarılan sonuç; onun bize değil bizim ona ihtiyacımız olduğu ve bu çok doğru! Diyor ki “ben 4.5 milyar yıldır varım, insanoğlundan 22,500 kat fazladır” ve devam ediyor “ben hep var olmaya devam edeceğim ama sen gideceksin” ve ekliyor “senden daha büyük canlıları yaşattım ve senden büyüklerini de susuz bıraktım” ve buna benzer bir sürü bilinen ama bilmemezlikten geldiğimiz önemli vurgular…

Ağaç olmadan, toprak olmadan, su olmadan nasıl yaşar bir insan! Bunları çoğaltmak ve bakmak varken yok etmek neden? Bugün Kazdağıları gibi doğa harikası olan, oksijenin kalbi olan bu cennetin ciğerini söktüler, hem de zehirleyerek, neden? Altın madenimiz varmış, siyanürsüz nasıl olurmuşmuş ta muş, üstelik Kanadalı bir firmayı sokarak! Sorun bakayım herhangi bir Kanadalı `ya kendi bahçesindeki ağacı izinsiz kesebiliyor muymuş? Kanada`da asla, ama bu gelişmiş ve doğanın anlamını idrak etmiş tüm ülkelerde böyledir, Avustralya’da bizzat yaşadım da, bahçendeki ağacı ke-se-mez-sin, istediği kadar senin mülkünün içinde olsun, inan asıl sana kesilecek cezayı da görmek istemezsin! Şimdi böyle bir anlayıştı adam geliyor ve dünyanın ağacını biçiyor, onu suçlayamayız ki, onlara kızamayız ki, bizimki izin vermiş, hem 3 kuruş için! Daha bunun şokunu atlatamadan o da ne? Salda Gölü`ne el uzatıyorlar, neymiş Millet Parkı olacakmış, neden? Millet bilmiyor mu Salda Gölü`nün yolunu? Senin dünyaya tanıtarak övünmen gereken böyle bir doğa harikan varken, ona gözün gibi bakman gerekirken park neyin nesi? Aaa tabi, pardon ben nasıl unuturum, park kurulacak, tesisiler olacak, bir sürü piknik alanı, şezlonglar, göle bakan mekânlar, oh oh nasıl bir turizme katkı değil mi? Ben bu tarafından düşünemedim çok affedersiniz! Yahu geleceğimizi yok ediyorsunuz, nefesimizi çalıyorsunuz, bu aynı kan kaybetmek gibi bir şey, ya da karda yatıp donarak yavaş yavaş ölmek, bizi de yavaş yavaş öldürüyorsunuz!

Binlerce cümlem var ama yetmez, yazsam yine bitmez, yani biz biteriz ama söylenecekler bitmez! Bir de tüm bu karşı koymaları nasıl özetliyorlar biliyor musunuz? Yine bir Gezi olayına çeviriyor ve algı yaratmaya çalışılıyormuş! Ah Gezi olayının da özüne inince yine yok etmek istediklerini konuşacağız ama neyse, ona algı değil de farkındalık diyoruz biz, farkında ol/olun istiyoruz…

Hep bu bir yerlere beton dökme çabası yüzünden değil midir, afet anında ne tarafa sığınacağız sorusunun cevapsız kalması? Sahi arkadaşım bir zelzele olsa ve eğer bu diktiğin betonların altından sağ salim çıkabilirsek nereye sığınırız acaba? Acil buluşma noktaları filan vardı bir aralar İstanbul haritası üzerinde, tam nerede onlar? Bir sürü anlamlı kamu spotu reklamlarına bunu da eklesen ya, belki vardır ben kaçırdım, o zaman daha çok yayınla, uydu senin sonuçta!

 

Hepiniz çocuk oldunuz, çoğunuz da bir yerlerde masmavi gökyüzüne karşı uçurtmalar uçurdunuz ve hatta pek çoğunuz derme çatma da olsa bir salıncak yüzü gördünüz, şimdiki gibi öyle çocuk parkları yoktu sizlerin zamanında, ağaçlardı bize kucaklayan ve yine onların sayesinde çocuk olurduk… Biraz bunu hatırla ve en çok bunun için sev ağacını, kendi çocukluğun için, çocukların için…

Yurdumdan sevgiler…

(NOT: tam yazımı sevgili editörüme yollayacakken bir habere denk geldim, İtalya Sardinya Adasında bir çift turist hatıra olsun diye kum dolduruyor pet şişelerine – 40kg kadar- ve polise yakalanıp 6 yıla kadar ceza ile sorgulanıyorlar, yazılan polis ifadesi ise şu “Sardinya halkı, deniz kabukları ve kum çalan turistlere karşı çok öfkeli. Çünkü bu gelecek nesillerin malını çalmak demek. Ayrıca bu hırsızlık, hassas çevremizi riske atıyor” ,sanırım başka bir cümle kurmama lüzum yok! )

Yorum