BİLGİ PATLAMASI

Yirmi birinci yüzyılın eşiğinde bulunduğumuz bu dönemde, bilgi birikimi arttığı gibi yoğun bir şekilde de durmadan bilgi hızla üretiliyor. Adeta bilgi patlaması yaşanmaktadır. Bu gelişmeye paralel olarak, bilgi teknolojilerinin yoğun olarak kullanılması ve maddi ürün yerine bilgi üretimi önem kazanmıştır. Bilimsel ve teknolojik alanda kaydedilen hızlı gelişme ve değişimlere bağlı olarak çağımıza "bilgi çağı" deniyor. Günümüz dünyasında okumanın önemi herkes tarafından kabul edilmektedir. Okumayan, okuduğunu anlamayan ve okuduklarından hareket ederek bilgi üretmeyen insanın başarı şansı oldukça azdır.
Bilgi toplumuna geçişin temelinde teknoloji yatmaktadır. Bu çağda, bireylerin yaşamlarının önemli bir parçasını teknoloji oluşturuyor. Gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun, bu çağda bütün toplumlar köklü bir dönüşüm ve değişim sürecine girmiş bulunuyor. Bilgiyi yaymak ve bilgiye ulaşmak için, ileri teknolojiye ihtiyaç duyulan bir dönemdeyiz. Bilim ve teknolojideki ilerlemeler toplumların yapısını ve eğitim sistemlerini etkileyen etkenlerin başında gelmektedir. Bu değişim ve gelişmeler, hem bireyleri hem de toplumları etkilemekte, onların yaşam biçimlerini değiştirmektedir. Bilgi patlaması, bilimsel ve teknolojik alanda kaydedilen hızlı gelişme ve değişimlere ülke olarak uyum sağlamamız gerekiyor. Türk toplumu olarak, bilgi toplumu olma süreci içindeyiz diyebiliriz. Bu nedenle, teknolojiyi edinme ve teknolojiyi kullanma toplumumuzun önemli bir ihtiyacıdır. Nitekim küçük bir örnek verecek olursak, interneti kullanarak anında her yere ulaşılıyor. Teknolojik gelişmişliğin bir ürünü olan araçlardan biri de cep telefonudur. Biliyorsunuz herkesin elinde bir akıllı telefon var. Evde, sokakta, taşıma araçlarında hülasa her yerde gözümüze çarpıyor. Yaklaşık 52 milyon telefon abonemiz var.
Türk toplumu olarak bizde ülkemizde, hızla değişen bir dünyada geleceğimizin teminatı çocuklarımızı, bu çağdaki günlük yaşamın üstesinden gelebilmeleri için neler yapılması gerektiği, neler yapılabileceği sorusuna cevap bulmalıyız. Bilgi teknolojilerinden toplumumuzca etkili biçimde yararlanılmasında eğitim sistemimize, istem içerisinde de her eğitim basamağındaki öğretmenlerimize önemli görevler düşmektedir. Bu nedenle öncelikle öğretmenlerimizin bilgi teknolojilerini tanımaları ve onları kullanabilmeleri gereklidir. Daha sonra da öğretmenlerimiz, çocuklarımıza ve gençlerimize bu teknolojileri kullanmayı, teknolojilerden yararlanmayı öğretebilirler. Çocukları, gençleri bilgi toplumuna uygun olarak yetiştirmenin önkoşulu, öğretmenlerimizin buna hazır olmaları ile mümkün olur.
Hem bilgi olarak hem de yetenek olarak yaşamımızın her alanına giren teknolojiler, tüm toplumları köklü bir değişim süreci içerisine soktu. Yurdum insanı olarak dünyadan bir haberiz, öyle bırakılıyoruz. Okutmayarak eğitmeyerek cahil bırakarak cahil bir nesil yetişiyor, üretmeyen çalışmayan okumayan... Ülkemiz tanzim satış yerlerinde soğanla, patates, patlıcanla ile uğraşırken, Japonlar yapay zekâyla, ABD'liler, İsrail topraksız suni tarımla uğraşıyor.
 Günümüzde çocuklar hızla değişen bir dünya ile karşı karşıya bulunmaktadır. Bu hızlı değişme, ileride birer yetişkin olacak bu çocukların nelere gereksinme duyacaklarını düşünmemiz ve ona göre de ileriye dönük planlar yapıp gerekli tedbirleri almamız gereklidir. Genç kuşakların bu değişime ayak uydurabilecek ve değişime katkıda bulunabilecek biçimde yetiştirilmesi gerekmektedir. Yoksa bugünün programı ile okulu bitiren bir öğrenci, ekonomik ve sosyal koşulların gerektirdiği bilgi ve becerilerden yoksun olur. 
Dünün programı ile yarının toplumunu oluşturmak, eğitimin toplumun gereksinmeleri ve beklentileri doğrultusunda birey yetiştirmesini engeller. Yarının teknoloji toplumuna şimdiden hazırlanmaz, bu gerekliliği görmezlikten gelirsek, gelecekte bunun bedelini daha ağır ödemek durumunda kalır ve bu yarışta kaybedenler arasında yer alırız. Sanayide kaybettik. Tarımda hayvancılıkta kaybettik. Bari uyanıp, titreyip kendimize gelip, çağın ilk çeyreğinde tedbirimizi alalım…
 

Yorum