YARAYI HEM SARAN HEM YAKAN OLUNMALI

Kelime ne kadar ifade edebilir beni bilmiyorum ama bir gezginim. Herkes bilir “ çok gezen” birisiyim. Ama bilmiyorlar ki, ruhum gezgin. Mağaraların karanlıklarındaki yaratıkları görüyorum bazen, huzura ermeden ansızın canını veren yiğit delikanlıların ruhlarını, beş yaşındaki lösemili çocukların dramlarını ve ailelerinin gözyaşlarını…

İnsanın ben niye dünyaya geldim, ben neyim demesine bir ömür kifayet etmiyor. Bunlar ancak çok büyük bir tasavvuf işi. İnsan nasıl doğduğunu bilmiyorsa öldüğünü de bilmeden giderse işte o zaman ben çok üzülürüm.

Arifler sabahlara kadar cahiller için gözyaşı dökermiş. Ben bir gün sordum bir mürşidime, dedim ki, niye yatmıyorsun, niye üçe dörde kadar oturuyorsun, demleniyorsun?

Oğlum cahillerin içinden iyileri seçmen lazım, dedi.

Niye, o da bizim gibi bir insan? dedim Allah ona da aynı şeyi vermiş, o günleri ister üç karşılar, ister beş karşılar. Çalışsın, çıksın yani.

Çalışmıyor, tembel, aynı canı, kendini yıkmaya çalışıyor. Onun için gözyaşı döküyorum, cahiller için. Mesele öyle değil, sır nerededir dersen, bir mürşidi kamil kılanlar, beri gelsin dedi.

Haklıydı; Ben şimdi muhabirim bu kamerayı size versem, aynı çekimi yapmanıza imkan olabilir mi, olamaz. O zaman gerçek olmaz, herkesin gerçeği olamaz, herkesin işi de gerçeği gibi kendine hastır.  Sen ister İngiltere’de ol, ister Almanya’da ol. İnsan dediğin zaman, aynıdır bu vücut sana. O canın altındasın sonuçta. 

Başka yerde hava 18 derece ise  burada 22 derece ne  fark eder, ısınma ve hava meselesi bu ama sonuçta aynı havayı teneffüs ediyoruz.

Herkesin gönlü var, orada ismi ve söylenecek sözü var , Gönül büyük söz küçük, ama bak dünyaya sığmıyor söz. Sır perdesi burada aralanmaya başlıyor işte...

Ama diyorum 70 bin alemi nurundan halk eden yüce yaratıcı, ana rahminden insanoğlunu var eden yüce yaratıcı tüm yaratılışlarda ve yok oluşlarda hatta hayatın tümünde olan yüce yaratıcı değil midir bu niyazı koyan?

Yani insanlar bir şey bırakmalı geriye Edison gibi, Mevlana gibi, Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli hazretleri gibi, Yunus gibi. sonuçta ufakta olsa bir şey bırakabilmeli gerisinde…

Yıllar önce büyük dosta ulaştım. Umduğumdan iyi geldi bana. Yandım!.. Zaten yanmak işimiz bizim.

Öyle bir yanma ki bu, yaşamanın tersi gibi...

Benim dünyaya sığ(a)madığım zamanlar oldu. Onun için herkes benim gönlümde birdir; Özümsemişsiniz, ruhunuzla yaşamışsınız da, ama bazıları anlamamış, anlamak istememiş...

Anlamasın, anlayan bize yeter.

Mürşidimin; Fazla söz Kuran’a yakışır, arif olan sözden anlar” şeklinde kullanmış olduğu kelimeler vardır.

İnsanın kendi dünyasına indiğin zaman onun çok ufku geniş, gönlü zengin, yüreği dopdolu, sevgi dolu, herkese ama herkese mesaj veren biri olduğunu anlarsın...  Küçüklerine sevgiyle yaklaşan, büyüklerine saygıyla yaklaşan biri olduğunu görürsün İnsan_ı Kamil olmayı başardığın gün...

Yolumuz gönül yolu ya gerisi inanın biz gibilere bomboştur…

 

Yorum