GALMAS TORBASI

İhtiyacınız ne varsa içine toplamaya yarayan ekonomik büzgülü azık torbası. İhtiyaçlarınız doğrultusunda kullanma kolaylığı sağlayan torba. Bir ulusun refahı, insanlarının bilgi, beceri ve yaratıcılıkları ile ekonomiye sunabildikleri katma değerden doğar. Uzun vadede bir ülkenin ekonomik başarısı ve yaşam standardı tamamı ile verimliliğine bağlıdır. Ekonomik büyümenin motoru verimlilik artışı, verimlilik artışının en önemli ögesi ise işgücünün ve toplumun eğitim düzeyidir. Eğitimli insan kaynağı hem ülkenin ekonomik kalkınmasına katkı sağlar hem de iyi eğitilen birey daha yüksek bir yaşam standardı temin eder.
Toplumun eğitim düzeyinin artması ve iş gücüne katkıda buluna bilmesi için, Cumhuriyet’in kuruluş aşamasının ilk basamağından başlamak üzere birçok çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışmalara en güzel örnek çalışma, Yerli Malı Haftası bilincinin uyandırılma çalışmasıdır. Her yıl 12-18 Aralık tarihinde okullarımızda Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası kutlanır. Hafta boyunca tutum, yatırım ve Türk malları hakkında bilgi verilir. Bu hafta içinde şiirler okunur, konuşmalar yapılır, skeçler ve oyunlar sergilenir.
I. Dünya Savaşı sonrası oluşan ekonomik darboğazın ardından yabancı ülkelere para akışının önünün kesilmesi ve toplumsal tutum bilincinin oluşması amaçlanmıştı. Bu amaçla büyük önder Atatürk başkanlığında, 1923 yılında İzmir İktisat Kongresi toplandı. Bu kongrede yurdun bağımsızlığının korunması, yerli mallar üretilmesi ve kullanılması kararlaştırıldı. Cumhuriyet ilan edildikten sonra, tarımda kendi kendine yeten bir ülke olmak için çalışmalar başlatıldı. Ekonomik faaliyet standartlarına göre 1 numaralı öncelik tarıma verilmişti. Öncelik toprağın ıslahıyla başlandı. Bu amaçla, Devlet Üretme Çiftlikleri kuruldu. Örneğin, Ceylan Pınar Çiftliği, Atatürk Orman Çiftliği, Karacabey Harası ve bu kuruluşlara destek için Köylüyü ve çiftçiyi bilinçlendirmek yönlendirmek maksadı ile her ilde Ziraat Teknik Müdürlükleri, Ziraat Odaları kuruldu. Ziraat teknisyenleri devreye sokuldu. Akarsu önlerine barajlar yapılsın ve sulu tarıma geçilsin diye çalışmalar yürütüldü. Dönemin başbakanı İsmet İnönü 12 Aralık 1929 tarihinde TBMM’de bir konuşma yaptı. Konuşmasında ulusal ekonomi, yerli malı ve tutumlu olma konularını anlattı. Çiftçiye ekonomik desteği için Ziraat Bankası görevlendirildi. Çiftçi ürettiği üründen hak ettiğini alması için politika çalışmaları yapıldı. Bu amaç için, çiftçi ürettiği tahılı götürüp rahatça satsın diye Toprak Mahsulleri Ofisi kuruldu. Her ilin toprak yapısına, ürün yapısına göre kuruluşlar devreye sokuldu. Şeker pancarından şeker üretilmesi için Şeker Fabrikaları kuruldu. Ülke kalkınmasının Yerli Malı kullanılması bilincinin uyandırılması ile başlanılabileceği için 1946 yılından itibaren 12-18 Aralık tarihinde Yerli Malı Haftası olarak kutlanmaya başlandı.
Cumhuriyet’in kurulduğu ilk yıllarda nüfusun % 80'i köylerde yaşıyordu. Okuma yazma oranı % 1,5'i bile geçmiyordu. Anadolu'da okul ve öğretmen eksikliği vardı. Tarımda verimliliğin arttırılması planlanmıştı. Bu sebepten dolayı da 1940 yılı itibariyle tarıma elverişli köylerde ilkokullara öğretmen yetiştirilmesi amacıyla tren yollarına yakın ve tarıma elverişli 21 bölgede Köy Enstitüleri açıldı. Köylerde yaşayan ve ilkokul mezunu vasfı taşıyan çocukların Köy Enstitüleri'nde eğitim görüp tekrar yaşadıkları köylere dönerek öğretmenlik yapması amaçlanmıştı. Köy Enstitüleri'nde verilen derslerin yarısı temel örgün eğitim diğer yarısı ise uygulamalı eğitim konularını kapsıyordu. Eğitim görenler hem örgün eğitim aldı hem de modern tarım teknikleri konusunda bilgiler edindi. Okulların tümünün kendisine ait tarlası, bağı, besi hayvanları, arı kovanları ve atölyeleri vardı. Bu okullar bütün ihtiyaçlarını kendileri üretiyor ve giderlerini karşılayabiliyordu.
1983 yılında adı Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası olarak değiştirildi. Haftanın amacı, yerli tüketimin bilinçli olarak artmasıdır. Bu hafta süresince tutumlu olmanın, yatırım yapmanın ve ''yerli malı kullanmanın önemi'' vurgulanır. İnsanların parasını, malını, eşyalarını, zamanını ve sağlığını gerektirdiği gibi korumak ve dikkatli kullanmasına tutumlu olmak denir. İhtiyaçlara harcandıktan
sonra artakalan para ile yatırım yapmanın önemi üzerinde durulur. Tüketilecek ürünlerin ülkede üretilen ürünlerden seçilmesinin gerekliliği anlatılır. Bu şekilde ülkenin zenginliklerinin artması amaçlanmaktaydı. Ayrıca bilinçli tüketicilik konuları üzerinde durulur.
Kullanma kolaylığı sağlayan ülke ihtiyaçlarının içine toplandığı, ekonomik büzgülü azık (Galmas) torbası şimdi ne durumda mı? Marshall yardımını alan Türkiye zokayı yuttu. Galmas torbası, ters düz edildi, içinde ne varsa ortalığa saçıldı. Önce Köy Enstitüleri kapatıldı. Ardından yavaş yavaş tarım ve hayvancılık bitirildi. Özelleştirme çalışmalarıyla devlet kuruluşları bir bir satıldı. Kendi kendine yeten bir ülke iken şimdi dışa bağımlı, bir hale gelindi...

Yorum