ONLİNE OYUN BAĞIMLILIĞI

Dünyanın her tarafında internet üzerinde çevirim (online) oynanan oyunlar salgın hastalık gibi her tarafa yayıldı. Ülkemiz de bu hastalığın maalesef pençesinde! Evinde bilgisayarı olmayan çocuklar internet ortamında ödevlerini yapmak için gelişi güzel internet kafelere gidiyor. Çocuklar internet ortamında bazen yanlış bilgi aldığı gibi parası olmayanlar internet kafelerdeki bilgisayarlardan yararlanamıyor. Bir istatistik bilgiye göre ülkemizde 15 yaş üzeri her 3 kişiden biri bu oyunları oynuyorlar. İnternet kafelere bir göz atın görün, bütün bilgisayarlarda oyuncular şiddet içerikli oyunlar oynuyorlar…
Şiddet içerikli bu oyunları oynayanlar, oyun içerisinde kendine bir kahraman seçiyor ve kendini oyunla bütünleştirip, oyun içinde karakterini geliştiriyor. Oyuncunun, karakterini güçlendirmek ve geliştirmek için internet başında uzun saatler oturması gerekiyor. Hâlbuki insanın en önemli serveti zamandır. İnternet başında oyun oynayarak geçirilen zaman boşa harcanmış bir servettir. Ömür hiçbir zaman geri gelmez. Kişinin gelişmesine ve hayatla mücadelesinde de, bilgi birikimine hiçbir katkısı olmayan boşa giden bir ömür…
Şiddet içerikli oyunlar, sanal ortamda çocuklarda bağımlılık yapmaktadır. Bilgisayar ve oyun bağımlılığı tüm dünya genelinde olduğu gibi ülkemiz çocuklarında da görülmekte olan bir durumdur. Bir arkadaşım, Burhaniye’deki internet kafelerde şiddet içerikli oyunları oynayan yeğeninin anti sosyalleştiğini, ev içerisinde anti agresifleştiğini, derslerine doğru dürüst çalışmadığını, kardeşlerine bağırıp çağırdığını, anne babasının sözünü dinlemediğinden yakındı. Bu arkadaşım, yeğeniyle ilgili olarak okulu bitirince ev içinde sürekli bilgisayar başında zaman geçirdiğini, hatta annesinin yakınmasına göre çocuğun çoğu geceler uyumadığını gözlemiş olduğunu söyledi. Çocuğun bu davranışlarından rahatsız olan aile bilgisayardaki bazı oyunları silince çocuğun iyice saldırganlaştığından yakınmışlar… Burhaniye’de yaşanan bu olayı duyunca ve internet kafelerdeki bilgisayarların başındaki çocukları görünce şu kanaate vardım, tehlike kapımızda, çok dikkatli olmamız gerekli…
Aileler ne yapmalı? Bilgisayarı evinden kaldırmalı mı, yoksa bilgisayarındaki interneti kapatmalı mı? Ya da internet kafelere gidilmesini mi yasaklamalı? Aileler, çocuklarına bilinçli bir şekilde interneti kullandırmaları gerekir; internet, bilgiye erişim amaçlı kullandırılmalıdır. Çocuklarımıza bilgisayarın ne amaçla kullanılması gerektiğini iyi öğretmemiz gerekir. Gerektiğinde bilgiye ulaşabilmek için tabii ki internet kullanılmalıdır. Çağa ayak uydurmamız için çocukları ve öğrencileri internetten mahrum etmememiz gerekir. Çocuklarımızı zararlı sitelerden korumak için bilgisayarlarımıza çocuk koruma programları yüklenilmelidir. 
Bütün amacımız ruhen ve bedenen sağlıklı nesiller yetiştirmek olmalı. Bunun içinde çocuklarımıza şunu öğretmemiz gerekir, bilgisayar oyunlarındaki oyuncu karakterini geliştirmenin çocuklarımıza hiçbir faydası olmadığını, onun yerine bir müzik aleti çalmayı, spor yapmayı, kendisinde var olan bir yeteneğinin geliştirme çalışması yapmayı ve bol bol kitap okumayı öğretmemiz gerekir. Çocuklarımızı, yararlı bir meşgaleyle ilgilenmeye yönlendirilmeli ve çocuklarımız boş, başıboş bırakılmamalıdır… 
Asıl görev eğitim yuvamız okullara düşüyor. Müfredatı düzenleyip çocuklarımıza her şeyden önce algoritmik ve tasarım odaklı düşünebilmesi için kodlama eğitiminin okullarda erken yaşta başlanmalı. Neden Kodlama? Eğlenceli bir halde verilen kodlama eğitimi çocuklara matematik, bilim, problem çözme, takım çalışması, proje bazlı düşünme, yaratıcı sanatlar ve daha pek çok alanda beceri kazandırır.

Yorum