Sempati Mobilya

BÖYLE GELECEKSENİZ, HİÇ GELMEYİN!

Şu birkaç ay Bodrum'da nasıl geçer hiçbir fikrim yok inanın!.. Geçici süreyle kişiliğimi dönüştüren içimdeki canavarı ortaya çıkaran bir trafik kaosu içinde yaşıyorum... Tamam nüfus arttı, araç sayısı katlandı fakat benim derdim bu değil! Benim sorunum, bu keşmekeşi varlıklarıyla değil davranış biçimleriyle yaratan tatilciler... Bir kentin trafiği nasıl allak bullak edilir, bir trafik nasıl katledilir, canlı canlı görmekteyim, içime fenalık geldi. 

Bu kadar insan, şu kadarcık yarımadaya sığışıyoruz ya bu başlı başına bir mucize. Fakat bunu nasıl içinden çıkılmaz bir duruma getiriyoruz, işte orasını aklım bir türlü almıyor. Lütfen telaşınızı, öfkenizi, gürültünüzü ve kaosunuzu alıp geldiğiniz yere dönün diyesim var!

Her kentin belli bir trafik düzeni vardır. Kimi arterlerde yoğunluk nedeniyle trafik sıkışma noktasına gelebilir, bu son derece normaldir. Önemli olan bu noktada bizim nasıl davrandığımız! Bir kere Bodrum doğası gereği yavaş yaşayan bir şehir. Bakmayın siz kalabalık olduğuna, enerjisine, büyüklüğüne!.. Bodrum'da hayat sevimli bir ritm tutturup gider... Yaz ya da kış fark etmez. Telaş ya da koşuşturma, bu kasabanın tabiatına aykırıdır, yakışmaz... Burada korna sesi irkiltir sizi, sıklıkla duyduğunuz bir şey değildir çünkü. Daracık sokaklarda sıkışıp kaldığınız çok enderdir, mutlaka geçerli bir sebebi vardır. Trafik kendi halinde akar gider. 

Hiç mi hatamız kusurumuz yok? Var elbette... Bir sinyalizasyon sorunu yaşadığımızı biliyoruz, henüz çözemedik... Uzun bekleyişlerimiz var. Bir de araç sayısı artınca, bu beklemeler iki üç katına çıktı, farkındayız. Fakat bu bizim kuralları hiçe sayıp trafikte terör estirmemize neden olmuyor, bilmem anlatabiliyor muyum? Burada bir eliniz sürekli aracınızın kornasında, tetikte bekleyemezsiniz. Bodrum'un tadını yürüyerek çıkarmak isteyenlere öncelik tanımak durumundasınız, insanların üzerine üzerine aracınızı süremezsiniz!.. Boş bulduğunuz bir yolda var gücünüzle gaza basıp tehlike saçamazsınız!

Bir sözüm de toplu taşıma araçlarını kullanan sürücülere!.. Son zamanlarda onlara da bir haller oldu... Duraklara giriş çıkışlarında sinyal alışkanlığını topluca unutmuş gibiler adeta! Yolcu indirme ve bindirme noktaları dışında, belli ki akıllarına estiği şekilde duraklayıp işlerini görebiliyorlar. Bu sırada akan ya da akmaya çalışan trafiği ne hale getirdikleri umurlarında bile değil! Sadece ben bile iki trafik kazasına, toplu taşıma araçlarının sürücülerinin yol açtığına birebir tanık oldum. Üstelik kendileri hiçbir şey olmamış gibi gayet soğukkanlı bir şekilde yollarına devam ettiler. Kazaya birebir karışmamış olmak, hatasız olduklarını gösteriyormuş gibi! Ayrıca çok sayıda okurdan, bu şoför arkadaşların yolculara ve özellikle de 65 yaş üzeri yolculara son derece yakışıksız tavırlar sergilediğine dair şikayetler alıyoruz, dikkat! Bu konuda Büyükşehir Belediyesi'ni uyarmak istiyorum. Mesleki anlamda kesinilkle duyarsız kalmayacağımız bir husus... Umarız bu şikayetler değerlendirilip, gereği yerine getiriliyordur. 

Daha söylenecek çok söz var lakin yazarken bile içim karardı! Sezon bitsin ve insanlar kaoslarını alıp yaşadıkları yere geri dönsün diye sabırsızlıkla bekliyorum, hiç yalan yok!.. Ne yazık ki sezonda yaşanan bu keşmekeş, birkaç yıl sonra Bodrum'un bir gerçeği olacak, besbelli. Hızla artan nüfus Bodrum gerçeğini gözler önüne seriyor. Bunun önüne geçmek elbette mümkün değil. Fakat en azından bir Bodrum bilinci yaratmak mümkün diye düşünüyorum, çok mu iyimserim?

Sözüm yazlıkçılara... Dinlenmek, bir yılın yorgunluğunu üzerinizden atmak, değişmek, tazelenmek için gelmiyor musunuz Bodrum'a? O vakit telaşınızı, öfkenizi, heyecanınızı, sabırsızlığınızı, hayal kırıklıklarınızı, yılgınlıklarınızı, tahammülsüzlüğünüzü, mutsuzluğunuzu taşımayın yanınızda... Yokuşbaşı'na geldiğinizde şöyle derin bir nefes alın ve o engin maviliğe bakın... Huzura, dinginliğe, hayatın ta kendisine yolculuk ettiniz. Ruhunuza iyi gelecek bir tatilin başındasınız. İçinizi karartmayın... Geldiğiniz gibi dönmeyeceksiniz geri, sakın yanılmayın!..

Yorum