Sempati Mobilya

BAYRAMLARIMI ÖZLEDİM…

Evet, Sevgili Dostlar ben bayramlarımı özledim, hem de çok!

Mesela külahlara konulan o akide şekerlerini özledim,

Bazen o yaşlı teyzelerimizin mendil arasına koyduğu küçücük ama bizlere büyük gelen paraları özledim…

Bayramlıklarımı alıp günlerce seyretmeyi ve de bayramın o birinci gününü uykusuz ve heyecanla beklemeyi özledim…

Çoluk çocuk toplanıp kapı kapı gezip el öpmeyi ve sonra her evden toplanan şekerlerle “en çok ben topladım” yarışları yapmayı özledim…

Sonra hiç yorulmadan ve ara vermeden akşamında plastik topumuzu kapıp sokakta su gibi terleyene kadar “yakan top” oynamayı özledim, o da yetmedi belki bir yemek arası verip üst baş değişip yine sokakların karanlığına güle oynaya saklambaç oynamayı özledim,

 

Yorulana kadar kahkahalarla boğulmayı özledim,

Ve şükürler olsun ki; o gün top koşturanlar bugün olsa yaşına bakmaksızın yine yaparlar, yaptı da! Çünkü onlar içlerindeki çocukları öyle sevdiler ki bırakmadılar, her geçen yılda daha çok kenetlendiler ve o çocuk bazen özgür kalmak isteyince de hiç engel olmadılar, ben içimdeki çocuğu da çocukluğumu da çok sevdim, seviyorum ve bırakmam…

Bayramlar anlayacağınız çok kalabalık olurdu, o zamanlarda da öyle dokunmatik zeki cihazlar yoktu ki çekilip bir köşeye şimdiki çocuklar gibi bir ekrana kilitlenip dünyayı unutalım, aman iyi ki de yokmuş! Ben iyi ki dünyayı unutan nesilden değilmişim, belki şimdilerde teknoloji yakaladı beni ve de düşürdü ağına ama olsun, geriye bakınca ben bayramlarımda şu saydıklarımdan çok daha fazlasını görüyorum o da bana yeter! Ben bu kadarını özlüyorsam benden öncekiler kim bilir neler neler özlüyorlardır… Üzüldüğüm tek şey ise benden sonrakilerin bu oyunları hiç bilmeden yetişecek olması…

Biz böyle özlediklerimizi güzel güzel anlatıyoruz ya hani, ama bir yerlerde ne yazık ki çocukluğu ile tanışmamış nice canlar var… Onların ilk tanıştığı bir mermi, bir bomba, bir tacizci, şiddet ve akla gelmeyen belki de bir sürü kötülük! Yani anlayacağınız özleyecekleri veya sahip çıkacakları bir çocukluk bırakılmıyor onlara… Dünyanın bir yerlerinde bunlara maruz kalan evlatları sarsak ve “ merak etme küçük, hepsi bitecek” diyebilsek keşke, ama yok ben hayalimdeki dünyayı hiçbir zaman görebileceğimi sanmıyorum, çok zor… Sadece tek duam tüm dünya çocuklarının iyilerle karşılaşmasını dilemek olurdu…

İçinde varsa bir çocuk bırakma sahip çık, bayramı bayram gibi yaşat ona… Her zaman bayramı da bekleme tabi bunun için, sev onu ve dinle, hep dinle…

Çocukluğuma sahip çıkan şehrimden, memleketimden sevgiler…

Yorum