Sempati Mobilya

YARINLARIMIZ !

Tabi ki bugün çocuklardan bahsedeceğim, onların bayramıydı geçtiğimiz günlerde! Bir yandan da tüm günler onlara armağan olsun!

Günün anlam ve önemine şöyle yüzeysel değil de daha derinlemesine bakınca ne kadar da güzel anlamlar çıkıyor ortaya değil mi? çoğu da unutulan, çoğu yitirilen, çoğu da aslında unutulsun istenen anlamlar!

23 Nisan günü özellikle çocuklara armağan edilmiş, sadece “alın bu gün sizin ve bayramınız olsun, topunuzu, oyuncağınızı alıp dilediğinizce oyunlarınızı oynayın, koşun, atlayın, zıplayın…” denmemiş! 1920`den önce sıradan bir gün iken sonrasında yüklenen anlamıyla 98 yıldır korunmuş bir gün. Türkiye sınırlarını aşmış ve adına “Ulusal” kelimesi katılmış, peşinden “Egemenlik” gelmiş ve hepsi de çocukların olmuş bir gün! “Ey çocuk sen bizim kıymetlimizsin, geleceğimizsin ve egemenlik seninle yürüyecek çünkü tam da yurduna yakışır bir evlat olarak yetişecek, senin pencerenden bakan da evlatlar yetiştireceksin” denmiş aslında. Aslında çok ama çok şey denilmiş bu ülkenin evlatlarına, şükür bu kapsamda yetişen çok olduğu gibi yazık ki yetişemeyen de var!

Hastalanan toplum sadece biz değiliz, çocuklarına akla alınmayacak eziyetler, kötülükler yapan toplum maalesef sadece biz değiliz. Bu pis bir mikrop gibi yayılıyor, büyüyor… Sonra ne oluyor biliyor musunuz? Çocukların kıymet görmediği bir dünyaya, bir yenisini daha armağan etmek istememeye başlıyorsunuz, çünkü zaten dünyanı paylaşmaya gelenlere bakıyorsun ve olanlara tanıklık ettikçe tüm vücudun sarsılıyor adeta, en azından bir yenisi yerine onların hayatına dokunmak istiyorsun ve hatta fark yaratmak… Sen bunları düşüne dur Sevgili Dostum, hatta hayaller de kur derken de ansızın bir bakıyorsun ki aslında yapan var! Farklı ülkelerde, farklı din, dil, ırka mensup bir sürü meleklere rastlamışınızdır (farklı olmaları da fark etmez ayrıca). Benim de var bir tane bildiğim, hatta seneler önce hakkında yazılar da yazdım! Sosyal medyada takip ettiğim bu güzel yürek ile ilgili geçenlerde de bir başka köşe yazarı yer vermiş değerli köşesine ve adına da “melek” demiş! Ben de dayanamadım ve konduruverdim altına bir yorum “çünkü bir meleksin” diye. Sevgili Dostlar bu meleğin elindeki telefonla kendisi çekmek, yüzünü, gözünü, saçını, başını çekip göstermek gibi kaygıları yok. Kimler nerede, ne yedi-içti veya hangi mekânda konum bildirim yapılmış umurunda değil. Elbette paylaşımları var ve hepsi Kamboçya’da yaşadığı köyde bir arada olduğu ailesi ve evlatlarıyla… Ailesi öyle bir-iki kişilik değil, kocaman bir ailesi var… O çocukların gözlerinin içine baksanız, yüzlerindeki gülümsemeyi görseniz var ya içinize umut dolar, içiniz içinize sığmaz çünkü hala hayalini kurduğunuz o yüreklerin aslında tükenmediğine tanıklık edersiniz! İllaki sınırlarınız içinde olması lazım değil çünkü iyilik her yere sıçramalı ve ihtiyacı olan herkesi, tüm canlılara değmeli…

Kamboçya’daki o köye öyle bir iyilik sıçradı ki tüm köyü anında sardı, ne gelse o iyiliği yenemez! Melek kız yüzünü göremedik hiç paylaşımlarında -ya da ben denk gelmedim- bu neye benziyor biliyor musun? Hani bir kitap okur ve kafanda kahramanı canlandırırsın işte aynen de öyle seninki, biz paylaşımlarınla, o yüzü gülen her bir çocukta, sana minnetle bakan her bir anne ve babada seni zaten görüyoruz biz, güzel yüreğin yansıyor ve o da bize yeter.

“İyiliğin” milliyeti yoktur elbet ama 23 Nisan günü o minicik evlatlarınla Türk Bayraklı kıyafetleri giydirip nasıl şen oldu bir kutlama yaptın, helal olsun! Teşekkürler…

Çok zor değil aslında, bir çocuğa gülümse ama gözlerinde eşlik etsin sana, bak gör bir minicik yürekte neleri değiştireceksin…

Yarınlarımıza kıymet ver!

Şehrimden selamlar

Yorum