Sempati Mobilya

Millette Gerçek Diriliş

Her millet ahlaki seviyesi ve yaşantısına bağlı kalmak için iktidar mekanizmasının başına ya kudretli ya da önemsiz kişileri geçirir. Bu seçimine göre de geleceğini şekillendirir. Biz kendi ülkemize bir bakalım, 4. Sanayi Devrimi çağında sanayide, ilimde ve fende ne durumdayız: Milletin aklı, iradesi, vicdanı yükselme gösteriyor mu, yoksa yozlaşıp zehirleniyor mu? Bayağı ve sefil bir hayat içinde yok olup gidiyor mu?

Şu hususa dikkatinizi çekmek istiyorum. Unutmayalım ki devletlerin güç ve zaafı, milletlerin ilerleme ve yozlaşması, yalnızca devlet adamlarının ehil oluşlarından ve yönetim kabiliyetlerinden veya beceriksizliklerinden kaynaklanmaz. Yöneticiler iyi veya kötü olsunlar, kahraman veya zalim olsunlar, onlar kendi milletlerinin birer yansıması, millî ruhun birer kopyasıdır. Onlar halk kitlesinin içinden doğmuştur. Bir millet nasılsa, devlet adamları da onlar gibidir. “Her millet, layık olduğu idareye ve devlet adamlarına sahip olur” denilir.

Uluslararası Antalya Kum Heykel Festivali’ni (SANDLAND) bir düşünüp gözünüzün önüne getirin; yaklaşık 10 bin ton nehir kumu kullanılarak yüzlerce ton ağırlığında, metrelerce uzunluk ve yüksekliğe sahip sadece suyun ve kumun kullanıldığı muhteşem eserler ortaya çıkıyor. Eğer onlara bir sanatçının eli değmeseydi, sonsuza dek şekilsiz ve hareketsiz kalacaktı. Millet de, cansız birer kum birikintisinden ibarettir.

Milletlerin ve hatta tüm insanlığın tarihini oluşturanlar, ruhen güçlü olanlar, zekâ ve yetenek sahibi olan bireylerdir. Halk kitlesi, yerde hareketsiz yatan kum taneleri gibidir. Büyük adamlar ve kahramanlar ise kum tanelerini suyla birleştiren, kitleleri canlandıran ve harekete geçiren, gökten yansıyan güneş huzmesi gibidir. Bir millette hareket gücü oluşup yürüyünce, kendiliğinden harekete geçmiş oluyor ve önündeki engelleri kovalıyor. Kendi hayat tarzını, ilgi ve duyarlılığını ifade eden bir kişiyi kendisine önder olarak seçiyor.

Evet, halk kitlesi ne kum tanesi ne de su birikintisidir. O canlılığı meydana getiren milletin kendisidir. Ne zaman bulut kümesi elektrik oluşturursa yıldırım da kendiliğinden oluşur. Bilirsiniz, eğer bulutlar elektrikle yüklü değilse, hiçbir zaman şimşek veya yıldırım oluşmaz, yalnızca bulut nemli bir buhar halinde kalır. Milletler de böyledir. Eğer bir millet büyüklük ve kahramanlık özelliklerini taşıyorsa ondan yıldırımlar doğar, kahramanlar çıkar. Eğer halk kitlesi nemli bir buhar yığınından ibaretse, hiçbir güç ondan yıldırım çıkartamaz. Liderlik ruhu taşıyan halkı heyecanlandırır ve alevlendirir. Ancak onu milletinden aldığı ateş ve heyecanla yakar. Lider mercek gibidir. Mercek, geniş bir alana dağılmış olan güneş ışığını bir noktada toplama özelliğine sahiptir. Milyonlarca güneş ışığının bir yere toplanmasından parlak bir nokta oluşur. Bu güçlü enerjik nokta, kâğıt, saman gibi yanıcı maddeleri anında tutuşturur; taşı camı ve demiri kızgın hale getirir. Milletlerin büyük adamları da tıpkı mercek gibidir. O kendi kişiliğinde milletin gücünü ve özelliğini toplar, bununla milyonlarca insanın ruhunu tutuşturur.

Şimdi kendi ülkemizin durumunu göz önüne alalım. Milletçe, yeni olan her şeyi seven, gelişmeye ve yenilenmeye açık bir milletiz. Paramız, renk ve biçim değiştirilerek yeni liraya dönüştürüldü. Zannettik ki, paramızdan altı sıfır atılmakla, Amerikan dolarına eş düzeye geleceğiz. Yine dolar başını aldı gidiyor! Tut kelin perçeminden. Tut tutabilirsen…

4. Sanayi Devrimi çağında sanayide ülkemizde ne tür üretim yapılmakta? Yapmaya mı, yoksa yıkmaya mı yöneliktir çabamız? Olumlu mu yoksa olumsuz mudur? Köylü, %70’lerden % 20 çıvarına düştü. Çiftçiliğimiz, bitik. Hayvancılığımız, bitik… Ya devletin fabrikaları özelleşme adı altında satılıp yerine konan yeni bir üretim tesisi (Fabrika) yok… Ülkenin refah ve mutluluğunun ve toplumun onur ve şerefinin halkın iradesine bağlı olduğunu kanıtlayan göstergelerdir…

Yorum