Sempati Mobilya

PONZİ TEZGÂHI

Havalı bir başlık oldu ama ben de yeni vakıf oldum merak etmeyin!

Aklımdan geçen cümle ise tam olarak şu; “ sizin Ponziniz varsa bizim de Çiftlik Bankımız var” , sanırım şimdi daha anlaşılır oldu?

Daha fazla gizem yaratmadan başlığımdan başlıyorum; bugün Türkiye`nin yaşadığı bir gerçek var, olayın tamamına bakılınca tam bir drama – komedi cinsinden. Bir yanımız kahkahalara boğuluyor ve o kişilerde genelde tezgâha düşmemiş olanlar tabi, öbür tarafımızda bas bas çığlık atıyor çünkü onlar da bu tezgâha düşüp varını yoğunu ortaya koyanlar ne yazık ki, yani işin Türkçesi “dolandırıcılık” var kardeşim!

Bu Ponzi nedir ve ne alaka diyenleriniz var biliyorum, söyleyeyim hemen; bu da Amerikan usulü bir dolandırıcılık hikâyesi ve 100 yıl öncesine kadar uzanıyor, Charles Ponzi isminde bir Italya`nın zekâsı ile yürüttüğü bir dolandırıcılık ve öyle ki muhtemelen tarihte ilk kez bir “suç” bir suçlunun ismiyle özdeşleştirilip günümüze kadar bize uzanıyor, Hukuk okuyanların ders kitaplarına filan da kesin girmiştir bir suç şekli/türü olarak, adamın namı yürüyor yani! Size uzun uzun içeriğini anlatmayayım, geçmiş zaman ama bir ara üstün zekâlı cihazlarınızdan bakarsınız, ama konuyu asıl bağlayacağım yer bizim Mehmet namı değer Tosuncuk, yazık genç çocuk özenmiş olacak ki kalkışmış bir işe ve en fenası da başarılı da olmuş!

Hayatımda bilmem etmem, sonra bir gün güm diye manşetlere fırlamış bir sürü mağdur insan ve sayısı gün geçtikçe büyüyen bu mağduriyeti merak edecek oluyorum sonra ne göreyim? Altından belki benden bile genç sayılan bir çocuk çıkıveriyor karşıma. Ben haberin içeriğini önce anlamadan şöyle bir görsel olarak baktığımda çocuğun fotoğrafını gördüm ekranın köşesinde, vesikalık bir fotoğraf görünce herhalde birileri bu sabiyi linç etti, öldü diye düşündüm ve tam da üzülecekken haberin dinleyip anlayınca o çocuk diye acıdığım insan bildiğiniz yerli Ponzi çıktı! Bakın ben bile konuyu bilmeden etmeden sadece ekrandaki fotoğrafı görüp ilk bakışta; temiz bir çocuk ve hatta bu kadarını yapma ihtimali yok gibi görünen birine benzettim ve aynı görüntüye aldanan yüzlerce, binlerce insan olmuş. Zaten sanırım bu Tosuncuk bu kadarını kendisi bile beklemiyordu ve parayı vurunca aldı kaçtı; eşini, kardeşini, her şeyini bıraktı gitti hem de!

Ne olursa olsun biraz araştırmaz mı insan? Yani cebinde olan paranı yatırıyorsun ama nereye ve niye? Daha fazlası gelsin diye anladım! Kestirme yoldan kazanç için ve onu takip eden hayallerin var onu da anladım ve çok da ihtiyacın var ona da peki! Ama hiç mi sorgulanmaz paranın gideceği yer? Şirket kimdir, neyin nesidir? Genel sıralamada nerededir? Ne zaman kurulmuş? Referansları? Birde günümüz dünyasında bunları bulmak o kadar kolay ki! Hadi Ponzi`nin zamanında (1920`ler) bu kadar kaynak yoktu ve tezgâha düşenlere neredeyse hak vereceğim de peki bugün? Şimdi yok onlar cahildi, okumamış etmemiş insanlardı diyeceksiniz ama televizyona çıkıp bağıran çağıran bir kaç kişiye baktım baya aklı başında görünüyorlardı, bugün 5 yaşındaki çocukta da akıllı cihaz var 80 yaşındakinde de, vallahi günümüzde herkes her şeye hâkim, herkes aynı seviyede demek doğru olmaz (değil zaten,başka örneklerle bunu görmek mümkün) ama parası büyüsün isteyen bir adamın aklı en azından dört işleme çalışıyor, o zaman biraz olsun aklı var demektir kanımca! Yahu uzun lafın kısası arkadaşım sen zaten deli gibi uğraşmışsın bunu kazanmak için keşke de oradaki çabanı ve deliliğini cebinden çıkartıp verirken de ortaya koyup elin titreseydi biraz, ne diyelim gerçekten çok geçmiş olsun…

Bizim yerli Ponzi`ye ne mi oldu? Adam kaçtı gitti, artık günün birinde başka kılık ve kimlikte gelir, ama biraz zaman geçsin, tabi her şeyin bir zamanı var değil mi?

Canı yananların bazıları parasını Devletten istedi, tabi devlet ne yapsın koskoca adamsın kendi hür iradenle birine kanmışsın, bu konuda yardım edemeyişini anlarım ama bilmem neyden sorumlu bir Bakanın “ ben Çiftlik Bank filan tanımam etmem, dolandırıcılar o kadar çok ki insanlarda biraz uyanık olacak” mış , hımmmm düşündürücü aslında! Ama sonra ben şeyi de düşünüyorum, bu suç oranı çok az olan ülkelerde nasıl işliyor mesela işler? Ne bileyim oralarda da her şeyi vatandaştan mı bekliyorlar, akıllı olsunlar, tabi ki katılıyorum da bir taraftan da ülkende neler kuruluyor, neler dönüyor bileceksin efendi! ya da bilmek için uğraşacaksın. Bakınız bizim yerli Ponzi sayesinde Süt Bank fiyaskosu da çıkıverdi ortaya (sağolsun) ama neyse ki onun sahibi mertçe “bana zaman verin ben gerekirse malımı mülkümü satıp ödeme yapacağım” gibi kahramanca konuştu, yarın kaybolursa da ben pek şaşıramayacağım…

Şehrimden sevgiler

Yorum