NE İSTEDİĞİNİ BİLEN BİR KUŞAK

Yöneticiler iyi ya da kötü şeyler için bir karşılaştırma yaptıklarında, bu çağın her bakımdan en üstün sayılmasında ısrar ediyorlar. Haksız da sayılmazlar: Zamanın en iyisi iken, zamanların en kötüsü konumundayız. Akıl çağında, dijital zamanda, ahmaklık çağını yaşıyoruz. İnanç dönemi, inandığımız doğruların saptırıldığı, inanılmazlık dönemini yaşıyoruz. Aydınlığın mevsimi, karanlığın mevsimi, umudun baharı, umutsuzluğun kışındayız. Yaşamak için her şeyimiz varken, yaşamak için yaşam alanlarımız yok ediliyor, hiçbir şeyimiz yok. Hepimiz doğrudan doğruya cennetteyiz zannediyorduk. Hepimiz doğrudan doğruya öbür tarafı boylayacağız.
Her şeye rağmen, dijital bir ortamda büyüyen, yeni bir kuşak geliyor. Ne istediğini bilen, istediklerinin gerçekleşebileceğinden emin bir yaklaşım sergileyen, ideal yeni bir kuşak.  Yaptığı iş her ne ise ondan keyif alacak, daha eğitimli. Teknoloji ve lüks olmazsa olmazları; aynı anda pek çok alanla ilgilenebiliyor bu kuşak. Standart çevre ve meslekler onlar için pek önemli değil. Çevrenizdeki çocukları gözlemleyin görürsünüz. Sabırsızlar, karşılaştıkları sorunların çok hızlı çözüleceğini düşünüyorlar. Uzun süren işlerden ve meşakkatli çalışmalardan hoşlanmıyorlar. Bu çocukların özgüvenleri yüksek, bağımsızlıklarına da düşkünler. İçe dönük olsalar bile; analitik düşünme düzeyleri yüksek, ne istediklerini biliyor hayatta her şeyin mümkün olduğuna inanıyorlar. Daha eğitimli ve hızlı olduklarından diğer kuşaklara göre önemli fark yaratacaklarına inanıyorum bu kuşağın. Bireysel yetiştikleri için duygu yönetimi konusunda yetkinler. Karşılaşabilecekleri sorun ya da kriz karşısında hemen vazgeçebileceklerini düşünmüyorum.
Bu kuşak iş hayatına “çok zor, çok stresli, acımasız, sıkıcı, karışık” gibi sıfatlar atfedebiliyor. Doğdukları dünya dinamik olduğu için, tek meslekte kalmayıp değişik meslekleri deneyeceklerine inanıyorum. Meslek değişiminin iş değişikliği ile karıştırılmamalı. Bu kuşağı önceleyen kuşaklarda da görülen çiftçi iken şehirde inşaatçı, çobanken fabrika işçisi ve ya turizme yöneliyorlar, yöneticisiyken kafe açan, bambaşka meslekleri yapma, deneme isteği hatta cesareti daha fazla olabilecek gibi görünüyor.
Yeni kuşak, sadece para kazanmak için bir iş yapmak istemiyor. İş tatmini olmadan çalışabilmeleri, üretebilmeleri ve mutlu olabilmeleri pek mümkün görünmüyor. Yapacakları iş onlar için eğlenceli olması en önemli kriter. Eskiden olduğu gibi, kendi işini yapmak isteyenlerin sayısı da bir hayli fazla olacak. İyi bir gelire sahip olmak, iş özel yaşam dengesine önem vermek bu kuşağın meslek seçiminde belirleyici unsurlar olacağını zannediyorum.
Yapacağı işten keyif almak, eğlenmek istediği için onların hangi mesleğe yöneleceklerini seçmeleri ve hangi alanda başarılı olacaklarını keşfetmeleri son derece önemli gibi gözüküyor. Şimdi işte burada biz anne-baba ve öğretmenlere çok büyük bir görev düşüyor. Aslında tüm kuşaklarda geçerli olan, kendini tanımak, ne istediğini bilmek, hangi yeteneklere sahip olduklarını, becerilerini keşfederek bir yola girmek belki de ilk defa bu kuşağın yapabileceği bir davranış olacaktır.

Yorum