Sempati Mobilya

GÖKYÜZÜNDEN SEVGİLER

Sevgili dostlar bugün bir değişiklik yapıp size ne yaşadığım şehirden, ne de yaşamayı hayal ettiğim yerden yazıyorum, size tam aralarda bir yerde gökyüzünden yazayım istedim, ilk defa!

Bu ara kendim için bir şeyler yapar oldum, esasında ara sıra değil de sürekli kendimizi hatırlamak gerekir kanımca ve de inanın bu bencilik değil sadece daha sağlıklı bir kafa! Ama bizler neye alışkınız biliyor musunuz? Kendimizi düşünüp ödüllendirirken çok büyük bir şey yapmışız gibi dünyalar bizim oluyor; rahatlıyoruz, hafifliyoruz, belki normalinden daha çok gülümsüyoruz, unuttuğumuz ne çok şey var hepsini bir bir görme fırsatı buluyoruz öyle değil mi? Sonra hemen kendimize olmadık sözler veriyoruz, diyoruz ki mesela “ bunu daha çok yapmalıyım”, “daha çok aramalıyım”, sonra bin tane hayal kurup o an sahip çıkıyoruz ama sadece o an… Ertelediklerimizin aslında ne kadar çok olduğunu fark ediyoruz ama yine de hak edilen adımları atmıyoruz kendimiz için…

Sevgili Dostlar itiraf ediyorum ben de koşuşturmalarımın arasında kendime kırmızı ışık yakıp durdurduğumda etrafıma bakınca görüyorum neleri ertelediğimi. Az önce kafamı kaldırdım mesela baktım şöyle bir sağ tarafıma; uçak yolculuklarımda cam kenarını severim hem de çok ama kısa uçuşlarda o kadar da dert etmem nerede oturduğuma, nedense bugün dedim ki “melek cam kenarında olacaksın” ve oldu. Uçuşumun saati o kadar güzel bir zamana denk geldi ki tam da akşam güneşine veda edeceğimiz saatler, düşünsenize gökyüzünde o anlara şahit olduğunuza?

Mutlu olmak işte bu kadar kolay aslında, sizlere gidin deliler gibi paralar harcayın demiyorum ki! Sadece şu yaptığım bile bana çok iyi geldi… Bir de kışın tam ortasında gittim ansızın Bodrum`a, hepiniz iyi bilirsiniz ki Bodrum denilince akla deniz gelir, kum gelir, açık denizlerde yapılan su sporları, güneş, eğlence vs. ama artık benim aklıma kışın boş sokaklarının da ne kadar güzel olduğu ve belki yaz döneminden bile daha huzurlu olduğu geliyor, dostlarım geliyor aklıma çünkü artık denizinden önce onlara koşar buluyorum kendimi, Bodrum deyince artık üşümeyi becerebildiğimi görüyorum ve hatta bu sefer çok güzel dondum da diyebiliriz, sokağa çıktığımda artık selam verebildiğim insanlar aklıma geliyor ve oradayken kendime şu cümleyi fısıldadım “eğer bir şehrin soğuğunu da seviyorsan oraya aitsindir”

Paylaşmadan edemeyeceğim Sevgili Dostlar, konudan konuya geçişlerimde meşhurum biliyorum ama uçağın kanadına da yakın bir noktadayım ve uçağın sol tarafından gelen güneş benim tarafımda bulunan kanada öyle güzel yansıyor ki adeta gökyüzünde güneş ve bulut şölenine tanıklık ediyoruz, fotoğrafladım tabii, kaçar mı? Ve ben galiba bu gökyüzünden yazma fikrini sevdim, bir farklı geldi bana, hayattan da sanki kopar gibi oluyorsunuz, günlük haberlerden, dertlerden… Mesela size yazacak olumsuz ve iç karartıcı bir şey bulamadım, vardır mutlaka burası Türkiye ama bulamadım işte, hem bulamayayım boş verin…

Tam da konuyla bağlantılı olarak bir şey daha anlatacağım; havalimanına gelirken bindiğim transfer otobüsünde bir hanımefendi ile tanıştım, nasıl konuşken ve nasıl pozitif bir insan, vallahi alakasız konulardan kendi hayatına ve detaylarına girince bas baya deli sandım. Gayet spor giyimli, makyajsız, sade bir insan. Konuşurken öğendim ki önemli bir inşaat firmasının sahibi, zaten ismini girseniz arama motorlarına görürsünüz her yerde, en sevdiğim tarafı egosu vakumla alınmış, hayata inanılmaz pozitif bakan ve hayatın kısalığını çok iyi kavramış bir insan. Tüm hayatın gerçeklerini sorgularken anısızın bir insanın karşıma çıkması ve verdiği örneklerle ne kadar da haklı olduğunu görmenin bir anlamı olmalıydı, yani karşılaşmamız tesadüf değildi, uçağa binene kadarki sohbetimiz aklıma kazınan cinstendi. Sonra ayrı koltuklara düşünce kısacık süren arkadaşlığımız orada sona ermiş gibi görünse de hayatıma güzel yüreğiyle değip geçen bir isim olarak kaldı bende… Mekândan bağımsız hayatın kıymetini önce kendinde bulacak ve bileceksin, çıkardığım ders bu! Orası Bodrum`da olsa, İstanbul`da…

Ben lafı daha da uzatmak istiyorum ama kaptan inişe geçeceğiz dedi az önce, hosteslerde başlar son kontrolleri yapmaya yani cihazları kapatmamız gerekiyor. Şimdi sizler için bir daha baktım camdan dışarı ve beni ışıl ışıl bir İstanbul`un karşılıyor olduğunu gördüm, ışık cümbüşünden nasıl bir çarpık kentleşme var belli değil, ama çarpık marpık benim şehrim burası….

Şehrimin gökyüzünden kucak dolusu sevgiler…

Yorum