Sempati Mobilya

ARTIK SÖZ VE MÜZİK DEĞİŞTİ…

Kafanı kaldırıp gökyüzüne bakacağına yeryüzünü düşün. Deneyimler sizin önününüz açar; Kendinize manevra alanı bırakın. Belki de ritmi vardır can çekişmelerinin geçmişte dinlediğin müzikte. Ağlamanın, düşünmenin de bir ritmi vardır dinlediğin şiirlerde veya dörtlüklerde. Önce şiirleri daha sonra dinlediğimiz müziği, makamı unutturdular. Bu toplumun kelimeleri ile oynadılar ve kültürümüzü kaybediyoruz. LA sesinin frekansını değiştirdiler, arabesk dinlenmesini ayıp saydılar, kendi kültürlerini gençliğe giydirdiler. Sevmeyi bilmiyoruz çünkü sevmeyi unutturdular ve Sevgililer gününü icat ettiler. Bunların hepsi bilinen bir gerçek.

Rıza Tevfik Bölükbaşının dörtlükleri unutturuldu. Çünkü hesap sorma ve düşünceye ifadesi vardı şiirlerinde….

Feylesof Rızayım dinsiz anlama,

Dini ben öğrettim kendi babama

Her ipte oynadım, cambazım amma

Sırat köprüsünü geçemem hocam.

Diyecek kadar yürekli idi.

Geniş bilgisi, hoşsohbetliği, şairliği ile sistemci filozoflara, kuru âlimlere hiç benzemeyen Rıza Tevfik, felsefe kadar tarih, edebiyat ve şiir vadilerinde dolaştığı halde dâima filozofluğu benimser, en çok bundan hoşlanırdı. Bu hiçbir zaman heveskârlık değildi. İnsanlık tarihinde fikir çığırları açmış, sistem kurmuş filozoflara bakıp da onu unutturanlar, ondan bu sıfatı esirgeyenler ise bugün herkese haksızlık etmiştir.

Ya ozan Haşimi ne der bir türküsünde

Haşimi Seversen Ey Deli Gönül
Diken Bir Gül Olur Baykuş da Bülbül
Güzel Çul da Giyse Olur İpek Tül
Salınıp Gezerken Göze Hoş Gelir

70-80 li yıllarda başta Gencebay ve Gürses olmak üzere yasaklar getirdiler, bestelere müziklere, şiirlere sansürler uygulandı. Çünkü bir başkaldırı aynı zamanda sevdanın tınısı idi onların söyledikleri. Şimdiki gençler bu besteleri Rock müzik veya başka bir tarz şeklinde dinlemekteler. Artık mahzendeki şarkılar gün yüzüne çıkmaya başladı ve şiirler ozanların söyledikleri usta gençler tarafından icra ediliyor. Teoman, Mabel Matiz, Sıla, Cem Adrian ve Halil Sezai gibi…

Bilemediğimiz şu; Titreşimler tüm hayatımızı etkiler. Özellikle de hücrelerimiz iyileşmek ve yenilenmek için düzenli titreşim halinde olmak durumundadır. Titreşimlerin gücüyle “karanlık” ya da “aydınlık” tarafa geçmek mümkündür. Belli frekans ayarları ve elektromanyetik manipülasyonlarla “bilincimizi” kontrol altına alırken biyolojimizi, psikolojimizi ve davranışlarımızı değiştiriyor.

Yediklerimiz, içtiklerimiz, aşılar maşılar derken değiştirilen bir şiirler ve müzik eksikti değil mi?

Müziğin insan üzerindeki etkisi dinlediğim müziklerden belli oluyor.. Aşıksan duygusal şarkılar, çılgınsan hızlı müzikler, kültür seviyen yükseldikçe daha evrensel müzikler dinliyorsun.. Duygularımıza tercüman olan, ona eşlik eden hatta duygularımızı değiştiren yegane şeydir müzik. İlkel kabilelerde yaşayanlardan, uzay istasyonlarındaki insanlara kadar herkes her koşulda müzik dinleyebilir, dinlemek ister.

İlk çalışmalar Elvis ve İngiliz grup British Invaders ile başladı. Bunu Beatles takip etti. Beatles’in bir konseri İsrail’de iptal edildi, sebebi ise “kitlesel histeri yaratması, cinsel istekleri tetiklemesi ve saldırganlığı tırmandırması” olarak belirtildi. Başta Madonna olmak üzere pek çok ünlü, standart tınılarla, nakaratlarla ve özel olarak imal edilmiş parça sözleriyle gençliği programlanabilir insanlar haline getirmekteydi.. Müzik biyoenerjetik olarak titreşimlerinizi ele geçirerek, bilinçaltınızda hâkimiyet kurarak, vücut kimyasını, psikonörolojiyi ve insan sağlığını denetim altına alabilir. Bu Türkiye’de kendi müzik kültürümüzü unutturulmaya başlanması ile de baş gösterdi ve gençlik Madonna tarzı müzikler dinlemeye başladı.

Buna kim ne zaman karar vermiş ve müzik nasıl olmuş da tekelleşmiş? Dinlediğimiz müziklerin altında hiçbir zaman komplo teorisi arama ihtiyacı duymayan bizler, “müzik ruhun gıdasıdır” diyerek ne kadar zamandır zehirleniyoruz dersiniz?

Günümüz psikopatolojisi, Burada, ilgi çeken kısa örneklerle, herkesin genellikle bildiği olguların yalın ama inandırıcı açıklamaları yer almaktadır: özel adların, sözcük kümelerinin, izlenimlerin ve amaçların ansızın unutulması; çocukluk anıları ve "perde" anılar unutturulmaya çalışılmaktadır.

Siyasi yozlaşma, genetik bozulma ve kültürel yozlaşmayla geleneksel değerlerin kayboluşunun ve hastalıkların artmasının altında yatan edebiyat ve müzikal gerçeği bilin o halde.

Yapılan tüm araştırmalar yeni tarz müziğin uyumsuz olduğunu gösterdi. Tersine kalp üzerindeki bilinmezlerin ise uyarıldığı gözlendi. Teorik olarak, titreşimler egoları ve sol beyni tetikliyordu. Ancak sağ beyne özgü duygusal ve sezgisel zihni baskılıyor ve yaratıcılığı köreltiyordu. 3.Göz denen olgunun kapanmasıyla da insanoğlu farkındalığını hiçbir alanda kullanamaz hale geldi.

Titreşimler tüm hayatımızı etkiler. Özellikle de hücrelerimiz iyileşmek ve yenilenmek için düzenli titreşim halinde olmak durumundadır.

Tüm enerji çalışmalarında titreşimler esas kabul edilerek hücrelerin mükemmel titreşimlere kavuşması ve blokajların kalkması hedeflenir. Şiiri okurken içindeki manayı ararken yüksek titreşimlere çıkabilen kişilerin bazı olağanüstü yetenekleri de işte burada ortaya çıkabilir. Yaratıcılığı artar, astral seyahat yapabilir, telepatik güçleri ortaya çıkar, dünya ötesi varlıklarla iletişime dahi geçebilir.

SORMA HOCAM

Bana sual sorma, cevap müşkildir

Her sırrı ben sana açamam hocam.

Hakkın hazinesi darı değildir

Cami avlusunda saçamam hocam.

 

Kayd-ı âhiretle düşmem mihnete,

Ben burda memurum şimdi hizmete,

Hayvan otlatırken, gidip cennete

Sana hülle donu biçemem hocam.

 

Mi’racı anlatma. Eşek değilim

Bildiğin kadar da melek değilim.

Günahkar insanım, ördek değilim

Bu ağır gövdeyle uçamam hocam.

 

Halka korku verme velvele salıp

Dünya ve ahiret bu köhne kalıp

Ben softa değilim cübbemi alıp

İmaret imaret göçemem hocam.

 

Ölümden ürker mi tez ölen kimse?

Çoktan mazhar oldum ben hak nefese

Bu demi sürerken ecel gelirse

İşimi bırakıp kaçamam hocam.

 

Şarabı menetme, o değil hüner

Âşıkım, bâdesiz pek başım döner.

Gönlümde muhabbet ateşi söner

Özrüm var, sade su içemem hocam.

 

Nâr-ı cehennemi önüme serme

Günahımı döküp kaygular verme

Kitapta yerini bana gösterme

Ben pek o yazıyı seçemem hocam.

 

Feylesof Rızayım dinsiz anlama,

Dini ben öğrettim kendi babama

Her ipte oynadım, cambazım amma

Sırat köprüsünü geçemem hocam.

Rıza Tevfik (Serab-ı Ömrüm, İstanbul 1949, s. 286-287)

Bu şiirler enerjiyi serbest bırakmamıza yardımcı olur ve suçluluk duygusu üzerinde faydalı etkileri vardır. Suçluluk duygusunu temizler, çoğunlukla idrak etme yolundaki engelleri temsil eder, hedeflere hayırlı yoldan ulaşmamıza yardımcı olur. Bizi tatmin olmadığımız mevcut halimize getiren gizlediğimiz blokajları, bilinçaltı olumsuz inançlarımızı, karar ve düşüncelerimizi arar durur.

Ya müzikte Fa notası-aile içindeki, eşlerimizle, arkadaşlarımızla ve sosyal ilişkilerimizdeki problemlerle başa çıkmak için kullanılır. Anlayış, tolerans ve sevgiyi geliştirmeye yardımcı olur. Sol notası hücreyi farklı çeşitlerdeki elektro manyetik ışınımlardan temizler. Herhangi bir nitelikteki problemleri çözmek, bu ses frekansının bir başka uygulamasıdır.

Müzik ve şiirde ama bu verdiğim örneklerle daha anlatılacak çok şey var ki buraya sığmaz. Biraz eskiye gidin madem Sevgililer günü yaklaşıyor, şiirde ve müzikte sevmeyi öğrenin önce.

Uyanışın Sezgisinde Olmak, Ruhsal Düzene Geri Dönüş yapmak sizin elinizde. Kendinizi yasaklamayın

Muhabbete Müebbette kalın…

Yorum