Sempati Mobilya

Saklı Köşeler

Sosyal medyada sürekli espri konusu olan bir ilimiz var Bayburt, mutlaka sizde denk gelmişsinizdir; Bayburt fıkrası, Bayburtlunun biri gibi… Mevzu espriden ibaret olsa da biz Anadolu kentlerini fazla hafife alıyoruz galiba diye de düşünmeden edemedim. Tam da bu nedenle Bayburt'u yazmak istedim size. Eğer “Bir gün yolum düşerse görürüm” diye düşünüp şimdiye kadar hiç planlarınız arasına almadıysanız, hatanızdan hemen dönün derim. Bayburt'un sakladığı değerleri, keşfetmeye değer.

Bayburt, Trabzon Zigana Dağları ile Erzurum Kop Dağları arasındaki geçiş yolu üzerinde. Konumu nedeniyle geçmişte çok önemli bir kentmiş. Tarih sahnesine damga vuran, ilk olarak ne zaman yapıldığı bilinmeyen Bayburt Kalesi şehirdeki en eski yapı. Kimmer, İskit, Med, Pers, Makedonya ve Potnus krallığı, Roma, Doğu Roma (Bizans), Saltuklar, Danişmentliler, Anadolu Selçukluları, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Osmanlı Bayburt’ta yaşayan medeniyetlerden bazıları… Bu kültürel zenginlik şehrin dokusuna yansımış elbette ama maalesef takip edilecek somut izler turizmde öne çıkarılamamış.

Bu havası hoş şehrin dört tarafında bahçe ve bostanlar, Mescit Dağlarından doğup Bayburt’un içinden geçip, Artvin'den denize dökülen Çoruh Nehri coşkun akar. "Dilendirmezler Cemiyeti'ni" kuran Bayburtlu, gariplerle dostturlar, kin tutmaz, hile bilmez, yumuşak huylu, çalışkan insanlardır. Şehrin zengin kültürel geçmişine dair izleri görmek için ziyaret edilmeli. Çünkü cami, hamam, mağara, tümülüsler, yeraltı şehri ve imaretleri o kadar sağlam ve güzel olur ki buralara girenler hayran olur. Bu eski ve tarihî şehir âlimler konağı, fazıllar yurdu ve şairler yatağıdır.

Bayburt'tan Gümüşhane'ye giden yolda yer alan Aydıntepe ilçesindeki yeraltı şehri, sadece Bayburt'un değil ülkemizin keşfedilmesi gerekli önemli doğal varlıklarından biri.

Yeni seyahat planınızda, daha mütevazı yerlere gitmeyi tercih ediyorsanız. Gezi rehberinize kendinizi teslim edin. Yılın bu günlerinde; gürültücü turistlerden arınmış, insana yaşama keyfi veren bir şehir oluyor Bayburt. Seyahatinizde müthiş lezzetleri tadabilirsiniz, Çoruh kıyısındaki kahvelerde oturup geleni geçeni izleyip, Çoruh'un coşkun akışından çıkan sesle hayal dünyanızı süsleyebilirsiniz. Sokağa hâkim bir masaya oturup geleni gideni seyretmek insana zamanın nasıl geçtiğini unutturur.

Bayburt bu mevsimde çok güzeldir. Gürültücü turistlerden arınmış, yemekler lezzetin doruğuna tırmanmış, insana yaşama keyfi veren bir şehir haline gelmiştir. Aklınızda bulunsun!

Peki, Bayburt’ta ne yemeli, hangi lezzetlerin tadına varmalı, diye düşündüyseniz: Ee hadi o zaman!

Bayburt Sofrasına Davet

Çoruh kenarında Bayburt sofrası

Kurup davet ettik, gelseniz de yesek

Soframız Halil İbrahim sofrası

Misafirlerimiz gelse de yesek

Ne lezzetler saklı Bayburt ilinde

Su böreği yapmış tepsi elinde

Serap’a döndü gezi yerleri gözümde

Gezginler kalkıp gelse de yesek

Tandırda kuzuyu kızart bak ete

Ne nefis olur balı katsan süte

Misafirin ağzına layık nefis kete

Kadir Mevla’m nasip kılsa da yesek

Evelikler haşlanarak ilkönce

Bulgura loru kat yoğur iyice

Bayburt’tan bir lokma mübarek bence

Gelen’e lordolması versek yesek

Ah! Anam yapaydı akşama Herse

Tandır ekmeği varsa değme keyfime

Gezginler sevdiklerini alıp gelse

Besmele çekip afiyetten yesek

Soframızda Bayburttava baş köşe

Kıymalı su börek haşlana pişe

Abartı yok hiçbir şeyde bir kere

Misafir buyur ettik gelse yesek

Bayburt Tavasıdır güveçte kaynar

Ye bak miden nasıl zil takıp oynar

Kış günü deniz kenarında ne var?

Gezginler kalkıp gelse de yesek...

Kokoç çorbasıyla doldur tasını

Her derde deva iç, gör şifasını

Besmeleyle bitir yap duasını

Misafir’e duayı yaptırıp içsek

Fuat yemeklerden açtın bir avaz

Konuşmakla olmuyor köşende yaz

Nerden de aklıma geldi şu ağuz

Misafirler gelince ikram etsek yesek…

Yorum