Sempati Mobilya

ADİL NUŞİREVAN

Şeyh Sadi, Gülistan'ında anlatır.

Bir av yerinde Adil Nuşirevan için bir hayvanı kebap ediyorlardı. Yanlarında tuz yoktu; getirsin diye yakınlardaki köye bir köle göndermeye karar verdiler. Nuşirevan;

"Tuzu para ile alsın ki, bedava alma adeti çıkmasın, köy harap olmasın!" dedi.

Çevresindekiler:

"Bu kadarcık şeyden ne zarar gelir?" diyecek oldular.

Nuşirevan:

"Cihanda zulmün temeli önce azıcık bir şeydi. Ama her gelen onu büyüttü. Nihayet şimdiki duruma geldi." diyerek susturdu onları.

Şeyh Sadi bu öykücüğü anlattıktan sonra ekler:

“Halkın bahçesinden padişah bir elma yerse, kulları ağacı kökünden sökerler. Sultan beş yumurta, için zulmü reva görürse, askerleri bin tavuğu şişe vururlar. Kötü insanlar da bu dünyadan göçüp giderler. Ama geride sonsuz lanetler kalır.”

Millet malının, yandaşlar için sebil gibi kullanıldığı bir coğrafyada yaşadığımız bir gerçek.

Meğerse beterin de beteri varmış. Artık devlet adamlarının "casus"larla işbirliği ederek devleti nasıl yağmaladığı konuşuluyor.

Dün, kimi devlet adamlarının itibarlı iş adamlarının önüne yattığını söylerlerdi; bugün biz devlet adamımızın casusun önüne yattığından söz ediyoruz.

Daha dünün "itibarlı vatandaş"ı "casus" a karşı bugün, Okyanus ötesinde, millet kesesinden hırsızlarımızı savunmaya çalışıyoruz.

Hal böyleyken anlı şanlı medyamız susuyor, susuyor, susuyor...

Biliyorlar ki bu yumağın ucu çözüldü, çözülüyor. Sanıyorlar ki kapalı rejimlerdeki gibi susarlarsa, görmezden gelirlerse, halk bu gerçekleri öğrenemez.

Korkunun ecele faydası yok. Güneş balçıkla sıvanmaz diyen onların da ataları...

Türk Kültürünün başyapıtlarından biri saydığım Kut’adgu Bilig’de Yusuf Has Hacip:

“Halkın kusurunu beyler düzeltir
Bey kusurlu olsa, kimler düzeltir.”

diye sorar.

Kusur sahipleri istedikleri kadar debelensin; tarih onları yazacağı yere yazdı.

Kral Seleukos, devlet yönetmenin ne denli ağır bir sorumluluk olduğunu; "Kral asasının ne kadar ağır olduğunu bilen, onu yolda bulsa, elini sürmez, geçer.” diyerek anlatmaya çalışır.

Makamlar, halkın haklarını korumak için kullananları, kral asasının ağırlığını bilenleri ölümsüz kılar.

Geliniz, biz de Namık Kemal gibi "Güzel bir nam bırakmak belki hiç ölmemekten daha hayırlıdır." diyelim ve Adil Nuşirevanları saygıyla analım.

Yorum