Sempati Mobilya

TANER HEPŞEN

Kim mi bu adam? Bir kere adam değil en baştan onu bir söyleyeyim, hakkında bildiklerim sınırlı o da Erzincan`da bir er olduğu, henüz yeni nişanlısından ayrılmış olduğu ve buna bağlı psikolojik rahatsızlıklar içinde kıvrandığı, ama inanın psikolojik rahatsızlıkların çok ötesinde acıları hak ediyor bu “insan” (ya da her neyse).

Farklı konularım vardı sizlerle paylaşmayı planladığım, mesela yeni yıla doğru yeni hayallerim vardı yazmak ve duyurmak istediğim ama dün sabah uyanıp gazetelere bile bakamadan bir arkadaşımın sosyal medyadaki paylaşımını görünce beynim dondu, kıpırdayamadım ve şaşkınlıktan söyleyecek bir kelime dahi seçemedim! Bir sıfat bile bulamıyorum bu caniden bahis ederken. Esasında cümlelerime yazık, bununla heba ediyorum ancak bu caninin bilinmesi, duyulması da kesinlikle lazım!

Beni tanıyanlarınız nasıl bir hayvan sever olduğumu bilir (benim tanıdığım başka hayvan severlerin fedakârlıkları yanında sevgim yetersiz elbette) , yazılarıma denk gelenler ise cümle aralarında bu yanımı kesin görmüştür. İsmi geçen şahıs ne yazık ki gündeme yaptığı canilikle oturdu, tüm Türkiye onu bu yaptığıyla tanıdı ki tanımaz olaydı! Ben de söz edemeden, onun hakkında bir iki cümle yazıp içimde feryat eden duygularımı paylaşmadan edemedim.

Kesinlikle izlenmemesini tavsiye ettiğim ancak kesinlikle bilmeniz gerektiğini düşündüğüm bir konu bu, aslında bir kediye yapılandan çok öte, çok başka! Burada kurban zavallı bir evsiz ve karnını doyurmaya çalışan bir can idi fakat insan düşünmeden edemiyor; anlık bir cinnetle minicik kediye bunu yapan kim bilir etrafındakilere daha neler neler yapar? Yahu adam bir de askermiş, bunun eline silah versen cinnet geçirdim diye adam vurur. Ama yeri gelmişken o nişanlıyı Allah kurtarmış demeden geçemeyeceğim, güya o ayrılık neticesinde bu olanlar olmuşmuş!  

Sevgili Dostlar, gözlerimi kapatıp bir an o izlediklerim gözlerimin önüne gelince kalbim yerinden çıkacak gibi oluyor inanın. Yani yakınında başka insanlar da vardı o görüntülerde, neden kimse durdurmadı, neden izlediler olanı biteni? Biz nasıl bir millet olduk yahu! Biliyorum kızgınlıktan sizlere de parça parça anlatıyorum konuyu, girip üstün zekâlı telefonlarınızdan merak edip bakacaklar da var, ama etkisinde kalacaksınız emin olun! Şu kadarını söyleyeyim, adamın acıması yok, yerde zavallı ve acı içinde kıvranırken bile gözü dönmüşçesine yaptıklarına devam eden sözüm ona bir Er var görüntülerde, o aslında bir katil ve bir cani!

Sonuç ne mi? serbest kaldı tabi ki ve de haftanın iki günü güya adli kontrolüyle hayatına devam edecek, ha pardon bir de para cezası var ama rakamı hiç telaffuz etmeyeyim, yani yanlış anlaşılmasın benim günlük hayatımda küçümsenecek bir rakam değil fakat bu tanık olduklarım karşısında bir “hiç”. Haber kaynaklarınca aynen cümle cümle şöyle yazılmış, “ TCK'nın 151/2 maddesinde düzenlenen 'mala zarar verme' suçundan 'Haklı bir nedeni olmaksızın, sahipli hayvanı öldürdüğü ya da işe yaramayacak hale getirdiği" gerekçesiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edildi.”  MAL mı? İşte ben bunu okuduktan sonra gerçekten ben neredeyim dedim kendi kendime, şu cennet vatan kimlerin elinde ve biz canımızı kimlere teslim ediyoruz ki acaba dedim! Yani orda nefes alıp veren, yiyen-içen, büyüyen-gelişen bir canlıdan söz ediyoruz, ya benim Haydar`ım gibi bir candan bahsediyoruz, ne demek mal? Bu adam bir mala mı zarar verdi şimdi? Sonrasında ise açıklamaya dikkatinizi çekmek isterim “sahipli” diyor! Sahiplenen bir sürü can var ve onlara kol kanat geren tüm herkesi yüreğinden öperim peki ya çaresizce sokakta olanlar yani “sahipsizler” onlar için bir kanun yok mu? Neyse ki bunu fark eden bir ben veya başkaları olmamışta Valilik bu ayrımdan ötürü ilgili makamlara başvurularda bulunacakmış, bir de sonuç alabilirse ayakta alkışlarım.

Kızgınım hem de çok kızgın! Dün bu haberi okudum, izledim ya zihnimde ara ara canlanmaya devam etti, akşamında ise evime girer girmez her zaman beklediği yerde beni sesli sesli karşılayan Haydar`ıma (kedime, evladıma ne derseniz deyin, canıma yani) sarıldım, öptüm, konuştum ve kendisi gibi olan bir diğer canın başına neler geldiğini hatırladıkça daha çok sarıldım.  Benim çocuğum da sokaktan sahiplenildi, onların tek derdi senin sevgin ve şefkatin bir de karınları doysun başka hiç bir dertleri yok!

Tüm bunları söylerken aman “kadın delirdi!  İnsanlar da var sokakta ve kalkmış bize hayvan haklarından bahsediyor, amma abartıyorlar şu hayvan sevgisini yahu” diyenler de olacaktır!  Ve evet biliyorum çok fazla insan var sokakta üstelik de aç, sonra sokaklarda hala bugün katledilen kadınlar da var, dilendirilen çocuklar da var, fuhuşa zorlanan çocuk yaşta tek kelime Türkçe bilmeyen gençler de var, var da var! Hepsini yazsam, konuşsam cümleler yetmez, hatta benim cümlelerim tükenir de bu olanlar tükenmez yazık ki!

Terk etti diye bir kadın öldürülmemeli,

Ağladı diye bir bebeğin o pamuk bedeninde sigara söndürülmemeli,

Sırf gücü yetiyor ve olmayan aklını yitirdiği yalanlarının arkasına sığınıp savunmasız hiç bir canlı acı çekmemeli…

Aramızdaki Taner Hepşen`ler ise gereken ve hak ettikleri cezayı kesinlikle almalı!

Tüm bunlara rağmen hala güzel olan İstanbul`umdan Sevgiler,

Yorum