Sempati Mobilya

Yeşil ve Temiz Çevre

Bir canlının ömrü yaşadığı iklim şartları, mevsim ve mensubu bulunduğu familyasının özelliklerine göre biçimlenir. Canlının yaşamını devam ettirebilmesi için, türünün ihtiyaç duyduğu şartların yerine gelmesi gerekir. Yaşam şartları yerine gelmeden olgunlaşmaz, ne olursa olsun yeniden üremez ve asla verimli olamaz. Türün ihtiyaç duyduğu yaşam şartları yerine gelmez ise doğada onun için hayat düşünülemez... Bu yüzden hepimiz, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakma sorumluluğunda olmalıyız...

Dünya tarihinin akışını değiştiren birçok önemli gelişme vardır. Bunlardan biri de 1700’lü yıllarda başlayan Sanayi Devrimi’dir. Devrim’den sonra makine kullanımı tüm dünyada giderek yaygınlaştı. Gelişmelere paralel olarak atmosferdeki CO2 miktarı %30 arttı. Biriken bu karbondioksitin yanında ayrıca metan ve yakıt ile çalışan motorlu araçlardan salınan azot oksitler eklenince sera gazları neticesinde, atmosfer de sera etkisinden ısınmaya başladı. Sera etkisiyle dünyamızın ısınması, bildiğiniz gibi iklim değişmelerine sebep olmaktadır. Bu tehdit, tüm dünyayı etkilemektedir. İnsanları tehdit ettiği gibi, diğer canlıların yaşamını da ciddi şekilde etkiliyor. Ülkemizde gözlemlediğimize göre, sonbahar uzadı, kışın ardından hemen kısa bir bahar, ardından küresel ısınmanın yoğun olarak hissedildiği bir yaz…

Sanayi çağından günümüze, dünyamızın ortalama sıcaklığı hissedilir oranda yaklaşık 2 C0 arttı. Dünyanın iklim sisteminde değişikliklere neden olan küresel ısınmanın etkileri en yüksek zirvelerden, okyanus derinliklerine, ekvatordan kutuplara kadar dünyanın her yerinden hissediliyor. Kutuplardaki buzullar eriyor, deniz suyu seviyesi yükseliyor ve kıyı kesimlerde toprak kayıpları artıyor. Küresel ısınmaya bağlı olarak dünyanın bazı bölgelerinde kasırgaların felakete dönüştüğünü görüyoruz. Bazı bölgelerde, seller ve taşkınların şiddeti ve sıklığı artarken bazı bölgelerde de uzun süreli, şiddetli kuraklıklar ve çölleşme etkili oluyor. Şunu iyi bilelim ki, ilk etkilerini yaşadığımız iklim değişiklikleri, bizi duyarlı olmaya zorunlu kılıyor. Bize ne, diyemeyiz! Global bir çevre sorunu olan küresel ısınma konusunda, herkese sorumluluk düşüyor. Uzmanlara göre dünyamızdaki ısı artışı 2 C0 dereceyi aşmaması gerekir, diyorlar. Dünyamızın ısınmasına ve çevre felaketinin önüne geçebilmek için bilinçlenmeye kendimizden başlamalıyız. Bu konuda önce kendimizi bilinçlendirerek başlayalım ki, çevremizi de bilinçlendirebilelim. Bir Kızılderili atasözünde şöyle diyor, “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.” Dünyamız yaşanır olmaktan çıktığı zaman, evet para, mal, mülk işe yaramaz…

İnsanların bilinçsizce, kişisel tercihlerinin neticesi çevreye verdikleri zararın önemli rol oynadığını söyleyebiliriz. Örneklendirecek olursak, sanayisi gelişmiş ülkede yaşayan bir kişi günde 2 kg çöp üretirken, geri kalmış ülke insanı bir günde 100 gram çöp üretmektedir. Yani ileri ülkelerde yaşayanlar dünyamızı daha hızlı bir şekilde kirletmekte ve dünya nimetlerini daha çok kullanmaktadırlar. Çevre ve Orman bakanlığının resmî verilerine göre insanların çeşitli faaliyetlerinin küresel ısınmaya katkısı şöyledir: enerji kullanımı % 49, endüstrileşme % 24, ormansızlaşma % 14, tarım % 13'tür. Tükettiğimiz her şeyin bize olduğu kadar yaşadığımız dünyaya da bir maliyeti var. Sanayi devrimiyle dünyamızdaki bu bozulmanın, sebep ve sonuçlarını, bizim bilinçlenmemizin akabinde, bizi yönetenleri bu konuda tedbir almaya yöneltmemiz gerekir. Sanayileşmiş ülke insanlarını da uyarmak ve harekete geçirmek, insan olarak en tabi görevimiz.

Dünyanın kaynakları sınırsız değil. Ülkemiz insanlarına küresel ısınmanın ne demek olduğunu, yaşadığımız dünyaya ne gibi sonuçlar getirebileceğini ve fertler olarak neler yapabileceğimizi anlatabiliriz. Yaşama alışkanlığımızı bu yeni duruma göre gözden geçirmemiz gerekir. Gelecek nesillere daha iyi bir çevre bırakılması için herkesin kendisini muhasebeden geçirmesi gerektiğine inanıyorum. Özellikle gençlerin çevre konusunda daha duyarlı olacaklarını, gayret göstereceklerini ve her Türk gencinin iklime ve çevreye duyarlı olacağına gönülden inanıyorum. Gereksiz tüketime son verip, başkalarını da aynı şekilde davranmaya ikna edeceklerine inanıyorum...

Öyleyse şimdi ne yapmalıyız?

*Katı yakıtlardan kurtulup, güneş, rüzgâr ve Jeotermal enerjilere yönelmemiz gerekir.

*Ozon tabakasını delen CFC gazını hayatımızdan çıkarmamız gerekir.

*Giysilerimizi seçerken sağlam ve kaliteli olanlarını tercih etmeliyiz.

*Pencere yalıtımlarını her yıl mutlaka yenileyelim. Soğuğa karşı bina yalıtımlarını mutlaka yapalım.

*Kullanmadığımız elektriği mutlaka kapatalım. Geç saatlere kadar gereksiz yere elektrik tüketmeyelim.

*Kısa mesafelerde yaya yürümeyi tercih edelim. Katı yakıt kullanımından yavaş yavaş uzaklaşıp, onun yerine bisikleti tercih edelim. Mecburiyetimiz yoksa, seyahatlerimizde toplu taşıma araçlarını, örneğin treni tercih edelim.

*Eğer özel aracınızı şehir içinde kullanmayı zaruri görüyorsanız, az yakıt tüketen araç tercih edelim. Yoğun şehir trafiğinde küçük araçlarla daha rahat ederiz. Elektrikli motorluları tercih edelim.

*Benzin veya mazotlu araçlardan kurtulup, elektrikle işleyen toplu taşıma araçlarına mutlaka geçmemiz gerekir.

*Ağaçlandırma ve sulak alanların, meraların ıslah edilmesi bilincine varmamız gerekir. Cadde, sokak ve boş olan bütün meraların ağaçlandırılması gerekir.

Yaşanılır, yeşil ve temiz bir dünya için hep birlikte, el ele, omuz omuza güzel yarınlara…

 

Yorum