Sempati Mobilya

Şehrin Dili

Her şehrin kendine has bir hikâyesi vardır.Bu hikâyelerde doğa harikası mesire alanları, tarihî turistlik mekânlar, ibadethaneler, çeşmeler, köprüler, hanlar, hamamlar ve yöresel ürünlerinin bulunduğu cadde ve sokaklar anlatılır. Bazen kış bazen de yaz mevsiminde doğal güzellikleri, tarihî yerleri ve yerel ürünleri tercih edenlerin çoğu tatil planlarını bunları görmek ve yaşamak için yapar.

Görmeyi arzu ettiğin bir şehri, keşfedip tanımak mı istiyorsun:Şehir olmalısın, şehrin içinde. Onu en iyi gece keşfedersin. Her mahallesi ve mahalle aralarındaki sokakları, sana orayı anlatır. Bakmasını, bakıp da görmesini bilene…Hele, el ayak çekilince, karanlıklar çok şey anlatır insana. Görüp hissedebiliyorsan huzur dolu mu zannediyorsun sokakları?

Semtiyle ismi bütünleşmiş yaşayan güzel insanlar vardır. Bunlar ki, her nefes alışverişleriyle çevrelerine iyilik saçarlar. Hikâyeleri dilden dile, kulaktan kulağa aktarılır.Kaldırımlarında yürürken kuytu bir köşede, birini görürsün. Büzüşmüş bir köşede, yalnızlığını hissedersin! Sokakta kalmış, sahipsiz çocuğun gözlerindeki kimsesizliği görürsün. Gece, gizlenen hüzünleri açık eder, bakmasını bilene. Şehrin öksüzlüğünü görmelisin! Ellerinde bavulları, gidenlerin ayak seslerini dinlemelisin. Kavuşmalardan önce ayrılıklara şahit olursun. Kalanların gözyaşları eşliğinde… Gidenlerin ardından sessizce bakanlar, o şehrin güçten düşmüş çaresiz yıkıntılarıdır.Yaşamından zevk almayı bilene huzur doludur sokaklar. İçindeki yıkıntıyı tamir etmeye yardımcıdır. Hele de, iyi insanları keşfettikçe iyileşir yüreğin. İyi insanlar özgürlüktür, mahkûm ettiğin kalbinin zincirlerden kurtulmasına.

Bütün din âlimleri cenneti betimlerken, envaiçeşit çiçek kokulu bahçeli evlerden, ötücü kuş seslerinden bahsederler. Hiç sordun mu kendi kendine, hep Batı’ya, Batı’ya, neden gidiyor bu insanlar? Denizde boğulmayı, yollarda kaybolup gitmeyi göze alarak. Hayallerini süsleyen geleceklerine ümitle bakabilecekleri huzur dolu, cennetten bir köşe, aydınlık dolu bir köşe bulmak için mi?

İnsanlar saklı cennetten köşeleri bulmak için yollara düşerken bizler, cennetten bir köşe bahçeli evlerimizin arsalarını beton yığını istilası evlere bıraktık. Birileri kesesini doldurup büyük mutluluk duydu, bizlerde göz yumduk... Oysa o beton yığınları ümüğümüze, yüreğimizin ortasına çöktü… Nefes alacağımız, sokaklarında çocuklarımızın koşup oynayacak bir yeşil alan bırakılmadı.O kocaman apartmanlara mahkûm ettik insanlığımızı. Şimdi komşumuz kim, bilmiyoruz. Aç mı tok mu düşünmüyoruz bile. Bir atasözünde: "Komşu komşunun külüne muhtaçtır." derdi. Külüne muhtaç olduğumuz komşularımız yok artık. Bu yanlış gidişten dönmemiz gerekmez mi?

Anadolu'nun her bölgesinin özelliklerini en derinden yaşatan, kültür turları sayesinde eğlenceli bir yolculuk geçirmek, tarihin doğayla harmanlandığı, dünyanın en özel doğa güzelliklerinin barındığı,kendine has gelenek ve görenekleriyle görüp tanımaya ve en güzel anılarla dönmek gayesi ile,dünyanın dört bir yanından,ülkemizi ziyarete geliyorlar.Yeni evlenen çiftler balayı için, dünyada aşk şehirleri diye bilinen ülkemizin birbirinden güzel yerlerini, kültürel değerlerini keşfetmeye,Türk mutfağının lezzetli yemeklerini yöresinde tatmaya çıkan seyyahlar, şehirlerimizi görmeye, kültürümüzü tanımaya geliyorlar.

Gelen misafirler, örneğin dinî bayramlara denk geldiğinde(Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı) yapmamız gerekli bir şey daha var, o ne mi? Şu: Turistin, cuma namazı veya bayram namazını eda etmek için Bodrum Kumbahçe Cami'sine geldiğini düşünün.İmam, hutbeyi Türkçe okuyup dua ediyor. Ancak namaz kılmaya gelen turist, imamın hutbede ne demek istediğini eğer Türkçe bilmiyorsa anlayamaz. Bilirsiniz, değişik ülkelerden uluslararası konferanslara katılan delegeler, kulaklık takıp konferansta konuşulanları kulaklığa bağlandığı tercüman aracılığıyla anlayabiliyor. İşte onun gibi,bayram namazında da hutbeyi dinleyen kulaklık aracılığıyla kendi dilinde hutbeyi anlayabilir. Bu kulaklıklar, özellikle Selatin camilerinde uygulansa iyi olmaz mı? Örneğin Bodrum'a tatile gelen misafirlere rahatça tatil yapsınlar diye; Bodrum'da bulunan camiler pilot bölge seçilip uygulama yapılıp. Daha sonra ülke geneline yaygınlaştırılabilinir.

Yorum