Sempati Mobilya

PENCERE SİZLER – PERDE SİZLER

SİZ hiç penceresi olmayan insanları tanıdınız mı? Yaşadıkça tanırsınız… İnsan, dünyayı modern hâle, modern dünya da insan hayatını karmaşık hâle getirmiştir...

​Bu insan işleri tavukların işlerine benziyor. Eşelenip durmaktan helak olur, neyi ne için yaptıklarını çoğu zaman unuturlar. O kadar ki “Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar?” sorusunun yanıtını bile netleştirememişlerdir.
Kim nereden çıkarsa çıksın, yeter ki çıktıktan sonra bir işe yarasın!
Hayatıma çok da anlam yüklemeden devam etmeye çalışıyorum çoğu zaman. Kendi kendime sürdürdüğüm vazgeçmezlik ve yaptıklarımla devam ederken; dış gözlemlerin yanlış anladığı tüm tutumların izleyicisi oldum. Genelde çatışmalarla dolu, anlaşılmamanın hüküm sürdüğü ve ötelemelerin hâkim olduğu ömür boyu penceresiz hayatımın içinde neyi nasıl başaracağımın farkındayım.

Birde Perdesizler vardır onları tanıdınız mı? Sanmam, penceresizlerden daha kapalı yaşarlar, perdeleri yoktur, suskundurlar, saklanırlar.

Perdesizlerde, ilk akla gelen okul başarısı, yani akademik başarı ve iş hayatındaki başarı olsa da daha birçok alanda başarıyı kovalar. Mutluluk için, prestij için, para için, görev için, keyif için, insanlık için, ego için, aşk için, meşk için, için, için…
Penceresizleri sorma ve niye perdesizlerdir sakın aklına düşürme; İlerlemek temel amaç olsa da koşmaya bağımlı kılındığımız yaşam çerçevesi içinde, hangi durakta soluk alınabilecek, nerede kiminle ne paylaşılacak, farklı tutumların farklı bakış açılarından yansıyanının ne kadarını yakalayabilirsek ancak o kadarını anladığımız, kavradığımız olayları ve durumları yaşamamıza aktarmış olacağız. Virgülle başladığımız bir hayata hangi soluklanma arifesinde nokta koymayı başarabileceğiz. Aslında her başlangıç bir bitişin suçlaması ile oluştuğuna göre, noktanın nerde önemi olacağını bilmiyorum. Bilmek ya da bilmemek, aslında iki önermenin mantıksız olan tarafı…

Penceren yoksa veya zayıfsa tuğlaların, inan GÜNEŞ’i göremezsin

Güneş, motivasyondur. Yüksek motivasyon yüksek başarı için gereklidir. Bunun en üst sınırına tutku diyebiliriz. Tutku, başarıyı ateşleyen ve onu sürekli canlı tutan en büyük etkendir.

PERDE’n yok ise ve kapatamıyorsanız az güneşli pencerenizi; nelere neden olur?

Aşırı kaygı, stres, sağlık bozukluğu, kötü beslenme, önceliklerin karışması, alışkanlıklar başarıyı etkileyen diğer etmenlerdir. Ama biri var ki, o olmadan neredeyse hepsi boş…

Unutmayın! Perdesiz evin eşyasını güneş yakarrr…

Odaklanmak ve uzun süreli bunu sürdürebilmek başarının anahtarıdır. Aslında bu o kadar bilindik ama bir o kadar da gözden kaçan bir şeydir ki atalarımızın bu konuda da bir sözü olmuştur. Odaklanamayan, zamanı boşa geçirenler için atalarımız, “eli işte, gözü oynaşta” demişler.

Buz kalıplarını, beton blokları veya kiremitleri eliyle kıran birisinin eli, fiziksel olarak farklı değildir. Ancak onun bunu yapabilmesinin en büyük sırrı odaklanma becerisinde saklıdır.
İp üstünde onlarca metre yürüyebilenler, bir sürü topu havaya atıp tutarak gösteri yapan jonglörler gibi aşırı dikkat isteyen iş yapanlar için odaklanma kaçınılmazdır.
İşte bizlere başarının sırrı… Zihninizi boşaltabildiğiniz ve yaptığınız işe odaklandığınız ölçüde başarılı olacaksınız ya da başarınızı arttıracaksınız.

Odaklanabilmek için de ayıklamayı bilmek gerek. Çevrenizi, ortamınızı, zihninizi dikkatinizi bozacak caydırıcılardan ayıklamak şart…
Caydırıcılar; etrafın dağınıklığı, çağımızın elektronik uyuşturucu üçlüsü (televizyon, bilgisayar, telefon), müzik, insanlar, hayvanlar, sesler, sıcaklık, ışık azlığı ya da çokluğu gibi birçok etkendir.
Beni düşünün bu an bile yazdıklarımı düzensiz bir anlatımla yazmış olmasaydım. Belki beni okuyarak anlamaya çalışan okuyucuları karmaşaya sokmuş olacaktım. Hayatı da bir yazıya benzetmek gerekirse… Yazı nasıl başlar ve biterse, uzun veya kısa anlamlı ya da anlamsız fark etmeksizin hayat biçimi de aynı paralelliklerle sürdürülebilir bir durum kazanırdı.

Penceresizler; İlk kendimizi ikna edebilecek miyiz? Bakalım! Hayatı oldukça anlamlı kılmak, ancak onu doğru cevaplamaktan geçer. Kimi zaman etrafıma bakıp gördüğüm tek şey, anlamsızlığın içinde anlam kazanmak olsa gerek. Bilinen doğrular yanlış olan her şeyi düzeltmeye yarar. Ben şimdi yazarken yoruldum. Bir daha ki yazılarımda da devam ederiz.

Ve Perdesizler; Vazgeçmeyin çünkü vazgeçmeyenlerin ismini hatırda tutuyoruz… Bunu unutmayın.

Sonrası “başarı”…

Yorum