Sempati Mobilya

GÖKBEL'DE YAŞAMAK, GÖKBEL'İ YAŞATMAK

Bizim ova ince uzun bir ovadır. Ayakucundan Marsyas akar. Önümüz arkamız sağımız solumuz gök dağlarla çevrilidir: Poyrazımız Gökbel, Gündoğusu Göktepe... Maçalıların arkasında kendisi deniz adı Gökova körfezimiz vardır.

Gökbel dediğimiz upuzun bir sırttır aslında. Ayaklarını Marsyas'ın sularında yıkayıp kanatlansan gün batımına otuz beş kilometrecik ve yüzünü Bafa gölünün sularında yıkasan Gökbel 'i aşıp da gelmişsindir.

Gökbel, eşsizdir. Ağaçları başka, kayaları bambaşkadır.

Çocukluğumda, her gördüğümde o kayalar ayaklanıp üstüme yürüyüverecekmiş sanır korkardım. O kayaların aslında milyon yıllardır yerlerinden kıpırdamadığını; ama yavaş yavaş değişime uğradığını nereden bilebilirdim ki?

Onlara gnays kayaları dendiğini, bünyelerinden kuvarsından mikasına bir sürü mineral barındırdığını, yumuşak minerallerin hızla aşınması sonucu bu eşsiz yontuların oluştuğunu öğrendiğimde bir yetişkin olmuştum bile.

Bu yontu cenneti rüzgar ve yağmur ve güneşin yapıtlarıydı. Bu üç ustanın yapıtlarına 21. yüzyıla girerken bir kırıcı dökücü dadanmıştı. İNSAN .

Onlar da bir tür define avcısıydı.Onlar da dağların karnını deşerek, kayaları un ufak ederek içindeki değerleri alıyor ve satıyorlardı.

Ve hiçbiri asla sormuyordu milyon yılların doğa mirası, 75 yıl ömrü olan insanın hakkı olabilir miydi?
...
Gökbel yaşamalı. Her gün Güllük limanından gemilere yüklenen kuvars, feldspat , mika yerinde kalmalı gelecek kuşaklar da bu
doğa harikalarını görebilmeli.

O dağların yeşil halısı fıstık çamları, yamaçları gümüşleyen zeytinler torunlarımıza da rayihalarını ve lezzetlerini sunmalı.

Bu dileklerin el ele, omuz omuza vermeden gerçekleşmeyeceğini öğreneli yıllar oldu. Birer ikişer çoğalacağız... Gerçek bu.

Dün akşam artık bizim kadar bu dağların sevdalısı olan sevgili arkadaşım Kadir Vargı'nın "Düş önümüze!" demesi benim için yeterliydi. Hele bu dağlar ülkemizin çok değerli fotoğraf sanatcısı ve bilim insanı Prof. Dr. Ersin Alok, eşi ve arkadaşlarını ağırlayacaksa gün doğmadan yollara düşmek görevden de öteydi bizim için.

Hele hele bu dağların jeopark olması için yıllardır mücadele eden Tarcan Oğuz aramıza katılmışsa umut ateşinin altına Katrancı çırasını atacaktık elbette.

Sözün özü : Umudu sol yanımıza alıp yürümeye devam edeceğiz. Biz Gökbel'de yaşadık, Gökbel'i yaşatmak görevimiz bizim.

Yorum