Sempati Mobilya

İrmikli Muhallebi

Bazen eminim hepinize oluyordur? Ne mi? Hayatı sorgulama durumu. Ne zamanlar yaparız bunu peki? bir geriye yaslanıp düşünün. Genellikle sorgulamaları bir şeyleri kaybedince ya da etrafımızda yaşananlara tanık olunca yaparız. Ama en derin hesaplaşma hayatımızdan birileri eksilince olur. Her anını bir arada geçirdiğin yakının, annen, baban, sevdiğin kim varsa onları sonsuz yolculuğuna uğurladığın zaman başlarsın sormaya. Mesela; “ben ne yapıyorum?”, “ ben bugüne kadar ne yaptım?” benimde başıma gelecek, ne için koşuyorum ve savaşıyorum, kim için yapıyorum?”, “ kendim için hiçbir şey yapmış mıyım bugüne kadar acaba?” ve sonra “keşkeler” başlar, işte en acısı da budur? Keşke onu deseydimler, bunu yapsaydımlar ile yer bitirirsin kendini. Sonra bir deli cesareti gelir ve kalkar hemen en sevdiğini ararsan “ne kaybedeceğim ulan, aşkı ilan et anasını satım” ya da anneni ararsın, sevdiğini söylersin çünkü az önce annesini kaybeden birini görmüşsündür ve kendini onun yerine koyarsın. Hepimizin kayıpları olacaktır mutlaka, sen hangi dini sahiplenirsen sahiplen! kimisi cennet-cehennem der, kimisi havaya suya karıştı der, kimisi öteki dünya yok ama tekrar başka bir bedende doğacak der ve bu böyle devam eder gider ama her ne denirse densin sonuç aynı “gitti” yani “öldü”. Tüm dinlerle buluştuğumuz ortak nokta da budur.

Tüm yukarıdakilere inat hayat öyle acımasızdır ki bir bakmışsın ömründen günler gitmiş, haftalar geçmiş ve yıllar seni de yanına alarak sona doğru biraz daha yaklaştırmıştır. Sizi üzmek için söylemiyorum ama bu bir gerçek, bir gün gideceğiz ve her geçen zamanda o güne daha da yaklaşmaktayız. Ama biz ne yapıyoruz? Genelimiz geçip gitmesini seyrediyoruz adeta, arada birilerinin ölmesini veya birilerinin bizi derinden yaralamasını bekliyoruz kıymetini anlamak için. Evet, sesinizi duyar gibi oldum “kolay mı sanıyorsun?” diyorsunuz ve inanın hepinize katılıyorum hiç kolay bir şey değil bu hayat dediğimiz şey ama şu da bir gerçektir ki zorlaştıran da yine bizleriz! Bir önceki yazılarımdan anımsayacaklarınız olacaktır, ölümcül hastalıklara yakalanan ve sağlıklı iki farklı gruba sormuşlar bir dilek tutsan ne dilerdin diye? Sağlıklı olanın cevabını tahmin edeceğiniz üzere piyango, ev, araba vs. Öteki ise koşmak, denize girmek, ağaca tırmanmak, salıncakta sallanmak gibi hayatın tam içinden olanları istedi. Etrafınızda sağlıklı şekilde yapabildiklerinizi düşününce hayat daha güzel olacak ve inanın daha az karmaşık.

Avustralya`da yaşayan ve kardeşten öte değerli dostumun cümleleri ile sizleri baş başa bırakıyorum;

“ Hayati sade yaşayacaksın deyip dururdu bir grup insan, o zamanlar daha gençti yaşım anlamazdım neden sade yaşamamız gerektiğini. Oysa bana göre her şeyi deli dolu yasaman gerekti, bütün karışıklığıyla, bütün detay ve kavgasıyla. Hayatta hiç bir şeyi kaçırmamak gerekti derken bir gün bunun insana verdiği olanca gücün insandan çaldığını da sonradan anladım. Aslında anlamadan ve sorgulamadan yaşamışım hep bunca yıl. Saçma ve gereksiz şeylerle harcamışım aklimi ve enerjimi bu kadar zaman. Pişmanlık değil bu ya da sitem veya isyankârlık da değil. Sadece fark etmişlik diyelim adına. Hem de kendimi bastan aşağı yenileyecek kadar fark etmişlik. Mutluluğun gerçekten başka etkenlerden değil de insanın kendisinde başladığını, aldığın nefesi gözlerin kapalı dinlemenin vermiş olduğu hazzı, aynaya baktığımda gördüğüm kişiyle dost olabilmenin verdiği güveni, başkalarından hiç ama kendimden çok şey beklemenin bir kural olması gerektiğini, duygularımla fazla oynamamamın verdiği rahatlığı, kafama estiği gibi yaşamanın kendime ve başkalarına zarar vermeyecek şekilde olmasını benimsemenin, kitap okumanın, boncuktan takılar yapmanın, hediyeler vermenin, gülümsemenin, sadece yemek içmek gülmek ve basit ihtiyaçlarını karşılamanın vermiş olduğu sadeliğin ve en önemlisi uğraştığın ve düşündüğün her şeyi askla sargılamamanın önemini su sıralar benimsiyor ve de anlıyorum. Hayat aslında emin ol çok basit ve o yüzden de çok güzel.

Artık irmikli muhallebiyi bile irmik koymadan yiyorum ama adına irmikli muhallebi diyorum. Çünkü hayat bazen de 3 maymunu oynamak gibiydi, bazı şeylere takmadan ve görmeden yaşamak gibi...

Hayatla kal ve hep gülümse.

Sevilay Yılmaz “

 

Yorum