Sempati Mobilya

BODRUM, 'KALE'SİNİ SİZE VERMEZ!

Bodrum Kale’sini savunuyor… Kent Konseyi’nin Herodot’ta düzenlediği toplantı için biz bu manşeti atmıştık... İşin doğrusu da hakikaten buydu! 15’nci yüzyılda inşa edilmiş, nice ablukalara sahne olmuş Kale surlarının bir kez daha savunulması gerekiyormuş anlaşılan!.. 
Peki gerçekten bir saldırı var mı? Bodrum Kalesi tehdit altında mı? 
Biz o toplantıda bu sorulara ‘zor da olsa’ yanıt aldık. Bilimsel yorumları mimarlar ve sanat tarihçileri yapacaktır. Ben bir gazeteci ve vatandaş olarak gözlemlerimi ve toplantıdan aklımda kalan bazı ayrıntıları aktaracağım size. 

Sunumu yapan kişi Proje Mimarı Yüksek Mimar ve Restorasyon Uzmanı Umut Bilgiç'ti... Konuyla bilimsel hiçbir alakası olmayan sıradan bir gazeteci olarak Bilgiç'in sunumunu dikkatle, ilgiyle izledim ve hatta itirazlar gelene kadar da 'Bu projenin neresine itiraz edebiliriz ki' diye düşündüm. Ancak işin içine ‘bilimsel bakış açısı ve eleştiriler’ dahil olunca, işin rengi benim için de değişti. 
Sorulan sorular  ve alınamayan cevaplar vardı ortada…
Örneğin bana göre en önemli soru; Bodrum Kalesi’ni gören seyirlik noktalardaki kod farkının proje hazırlayanlar tarafından dikkate alınıp alınmadığıydı… The Marmara, Yokuşbaşı ve tabii ki Antik Tiyatro önü… Buradan Kale’ye bakıldığında, yeni yapılacak eklenti ve binalar silüeti nasıl etkileyecekti? İşte bu soru çok önemliydi ve Umut Bilgiç’in yanıtı da bir o kadar şaşırtıcıydı: “Bilmem, şimdi nasıl etkiliyorsa o zaman da öyle etkiler herhalde!” dedi ve ekledi: “Hiç kimsenin saplantılı bir şekilde geçip Bodrum Kalesi’ne bakacağını sanmıyorum!” Beni yürekten vuran cümle buydu hakikaten…  Kendisinin az önce yaptığı tüm sunumu, ‘sözde’ bilimsel açıklamalarını ve yine ‘sözde’ hoşgörülü eleştirilerini bir anda unutturdu. Bodrum’a her gelen insanın bu noktalardan Kale manzaralı bir fotoğrafı illa ki vardır… Bırakın obsesif bir şekilde Kale’ye bakmayı, adamlar görüntüyü ‘ebedileştirip’ ayrılıyor Bodrum’dan! Bu nasıl bir cahil yaklaşımdır! Nasıl bir lakayıt bakış açısıdır! Hayretler içinde kaldım.
Bu arada Bakanlık yetkililerinin üslubu, saatler ilerledikçe hakikaten çekilmez hale geldi. Saldırgan, suçlayıcı ve çokça da lakayıt bir üslup sergilediler.  

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Restorasyon Dairesi Başkanı Bahadır Sabah'ın konuşmasında sık sık yinelediği 'projeyi revize edebiliriz' sözleri, her ne kadar iyiniyet olarak algılansa da işin ta en başından 'yanlış' ilerlemesi nedeniyle beklenen reaksiyonu alamadı. Bu proje üç yıl önce başlatılmış ve ne yazık ki uygulama aşamasına gelinceye dek de Bodrum halkının, sivil toplum kuruluşlarının ve en önemlisi de Bodrum'u bilen, tanıyan, mimari karakterine hakim olan mimarların ve arkeologların görüşüne başvurulmamıştı. Dolayısıyla 'iyi niyet' gösterisi havada kaldı...

Gelelim projedeki bazı detaylara… Öncelikle, sergileme alanı olarak eklenmesi düşünülen cam yapı, Bodrum Kalesi'nin mevcut karakterine, şirin görselliğine, Bodrum'u andıran butik yapısına, görsel efektine tümüyle aykırı... Çünkü kütlesel bir yapı… Bütün eserleri aynı alanda sergilemeye yönelik olduğu için hantal ve bir o kadar da göz yorucu. Üstelik bu tek yapıyı 'makul' gösterebilmek adına Bakanlık yetkilisinin 'dünyadan örnekler' diye gösterdiği fotoğraflar bizi daha bir paniğe sevk etti. Hayatımda gördüğüm en ÇİRKİN yapılardı... Adam sur duvarlarının içine prefabrik bir bina yerleştirmiş, bizimkiler de bunu MODEL diye Bodrum'a yutturmaya çalışıyor, iyi mi? Hele o asansörler! 
Bakın burada bir "iyi niyet" gösterisi daha vardı kanımca, yeri gelmişken söyleyeyim. 
Bakanlık proje ekibi, Kale'nin içine engelli vatandaşlar için asansör düşünmüş. Harika bir düşünce, mutlaka en kısa zamanda yerine getirilmeli. Ancak verilen izlenim şu: Engellileri düşündük, ama siz karşı çıkıyorsunuz! Arada bir 'vicdan' sömürüsü söz konusu anlayacağınız. Projeye karşı çıkan, engelli asansörüne de karşı çıkıyormuş gibi bir hava esecek ortalıkta, orası belli! Bana göre şark kurnazlığı. Projeyi sevimli hale getirmek için kurgulanmış ustaca bir manevra... Bodrum'da hiç kimse Kale'nin içine bir asansör yerleştirilmesine karşı çıkmayacaktır. Ama bunun da bir yolu yordamı var elbet! Yine bize gösterilen DÜNYADA BÖYLE ÖRNEKLERİ VAR sunumuna bakıp dehşete düştüğümüzü söylemem gerek. O ne çirkin asansördü öyle! 
Sonuç itibariyle bu projeye karşı olmamızın çok geçerli nedenleri var. Bunları özetlemek gerekirse;
Hazırlanan sunumdan gördük ki Bodrum Kalesi’nin silüeti hantal eklentilerle bozulacak.
Kale’nin içindeki ağaçlar ortadan kaldırılacak.
En vahim olanı ise; proje en az iki yıl boyunca devam edecek ve Bodrum, Kale’sinden mahrum kalacak! 
Bütün bunların ötesinde; üç yıldır yapılan bir projeden iki üç ay önce haberdar olmamız, ortada bir art niyet olduğunu açıkça ortaya koyuyor. 
Bodrum'un sivil toplum kuruluşlarından ve Kale'ye emeği geçen insanlardan görüş alınmaması, onlara  danışılmaması ise gerçekten büyük bir eksiklik ve ‘ben yaptım oldu’ anlayışının bir sonucu… Hem dışımızdaki, hem içimizdeki kalelerimize yapılan bu pasif agresif saldırı, savunma hatlarımızı daha bir dirençli hale getirmemize yol açmaktan başka bir şeye yaramayacaktır. 
Bodrum Kalesi benzersiz bir yapıdır. Turizm cenneti Bodrum’un gözbebeğidir, en kutsal sembollerinden biridir. 
Tabii ki konservasyon-restorasyon yapılmalıdır. 
15’nci yüzyıldan bu yana sayısız depreme ve saldırıya maruz kalan bir yapının sağlamlaştırılması mutlaka zaruridir. 
Ancak Kale’nin mevcut mimari karakterini, ruhunu, silüetini bozacak bir proje asla hayata geçirilmemelidir. 
Bunu Bodrum halkı asla kabul etmeyecektir. Kent Konseyi’nin düzenlediği toplantıda, bu açıkça görülmüştür. 

Yorum