SAVAŞ VE BARIŞ

“Savaş ve barış” insanoğlunun varlığında taşıdığı karşıt kavramlar. Birisi olmadan ötekinden söz etmek olanaksız.
İnsanlık tarihi boyunca savaştan yana birileri olduğu için insanlığı acılara sürükleyen savaşlar yaşanmış, yine barıştan yana birileri olduğu için toplumlar karmaşadan, acılardan kurtulabilmiştir.
Varlığımızı sürdürebilmenin vazgeçilmez koşulu olan barış, hem içimizde, hem bize binlerce yıl uzak...
Unutmamalıyız ki asıl barış; bireyin olgunlaşma sürecinin sonunda varacağı noktadır. O nokta insanın içindedir. İçsel barış ve huzuru sağlayamayanların başkalarının barışından ve huzurundan kendisini sorumlu tutmasını beklemek anlamsızdır.
Yaşadığımız dünyada bize huzur, güven ve mutluluk veren her ne varsa kendi içsel barışını başkalarına da aşılayabilmek için insanlığa hizmeti görev bilmiş insanların ürünü olduğunu bilmemiz gerekir. Onlar bilim insanı, onlar düşünür, onlar sanatçı, onlar yaşamlarını uluslarına adamış devlet adamı ve hizmet eridirler.
Bizim Yunus’un;
Söz ola kese savaşı
Söz ola kestire başı
Söz ola ağılı aşı
Bal ile yağ ede bir söz.
dizelerine bağlanmamız;
Einstein’in “Sevgili gelecek kuşaklar! Sizler bizlerden daha barışçıl ve makul olmazsanız, cehennem sizi bekliyor!" sözlerini önemsememiz;
“Ulusların hayatı söz konusu olmadıkça savaş bir cinayettir.” diyen Atatürk’ü kendimize rehber edinmemiz bundandır.
Dilerim bu "Dünya Barış Günü" bize barış muştuları getirsin

Yorum