Sempati Mobilya

KADINLAR…

Bu seferki konu ben, siz, yani biz Kadınlar. Ama sevip vazgeçemediğimiz yine de hayatımızda önemli rol oynayan Erkekler bu seferlik affedin. Bu yazıda arada saldırı olacak, biraz kızgınlık hatta cephe almak da var. Sabrınıza ve anlayışınıza sığınarak okumanızı isteyeceğim, zaten kızacak olanlar aranızdaki suçlular olacaktır ve onlarda açıkçası umurumda değil!
 

Kutsalız, anneyiz, sevgiyiz, emanetiz, aşkız, biz hepsiyiz ve daha fazlasıyız. Çok mu övdüm acaba bizi? Bence az bile söyledim, o kadar az söyledim ki sadece kendimizden ve önemimizden bahsetmeye kalksam asıl konuya giriş yapamayacağım.

O zaman tam bu noktada izninizle konuya girişimi yapıyorum, “Kadına Şiddet”. Senelerdir konuşulan, tartışılan, engellenmeye çalışılan bir konu aslında. Türkiye`de yoğun bir şekilde töreler başta olmak üzere, anlaşmazlık, geçimsizlik kapsamında maalesef kayıplar yaşanıyor ama ne yazık ki kadına şiddet dünyanın birçok yerinde yaşanmakta. Kimisi kapalı kapılar ardında yaşananı gizlemekte ve kimisi sesini çıkardığı için sokaklarda can vermekte.
 

Hangi birinden başlayayım ve nereden ele alayım konuyu bilemiyorum. Türkiye `de son günlerde konuşulan ve sosyal medyada paylaşılan bir görüntü var. Sevgili oyuncu arkadaşlarımız AVM`deki asansörde bir çifti canlandırarak asansöre binen vatandaşların yanında şiddet ve saldırı içerikli oyun sergiliyorlar; erkek oyuncu eşi rolündeki bayanın üzerine yürüyerek, köşeye sıkıştırıp, bağırıp çağırmaya başlar, tehdit eder, hakaret eder. Bunun aslında bir oyun olduğunu biliyorsunuz izlerken ve amaç bu denemede kaç duyarlı insanın olduğunu görmek bile olsa etkilenmemek elde değil. Bu uygulama önceleri başka ülkelerde de denenmiş ve her ne kadar Türkiye`de elde edilen veriler diğer ülkelere kıyasla bizi biraz aklar gibi görünse de duyarsızlığın ölçüsü kesinlikle olmaz. Düşünsenize 60 kişiden sadece 6`sı asansörden çıkıp AVM`nin güvenliğine haber verdi ve sadece 11`i cesaret edip anında müdahale edebildi. Sonra sordum kendime, sizin de şuan yaptığınız gibi; “Ben olsam ne yapardım?” Öncellikle 11 kişiyi yürekten tebrik ediyorum, özellikle bir tane genç kız vardı ufak tefek yapısını hiçe sayarak ve şiddete maruz kalma riskini göze alarak kafa tutmasına hayran kaldım. Evet, risk sonuçta ve bu durum bir oyun olsa da aslında canlandırılan karakter aramızda dolaşan canavarın ta kendisi ve inanın onlardan daha çok var. Kimisinde silah, kimisinde bıçak, kimisi ise güçlü ve bir yumruğuna güveniyor. Buna bağlı son örnek ise yurt dışında kahraman ilan edilen Türk kızımızın aldığı yumruk darbesiyle hayat mücadelesini kaybederek vefat etmesiydi, acı çok acı. Bu faktörleri düşünce tek başınıza tepki vermek veya engel olmaya çalışmak düşündürebilir hatta korkutabilir ancak çaresiz bir kadın için yardım istemek ve birilerini aramak hiçte güç bir durum olmamalı.

Bunu yapan erkeğin aklının içinden ne geçebilir ki? Anlamaya çalıştıkça içinden çıkamıyorum. Kimsin ki sen elini bir kadına kaldıracaksın ve kimsin ki sen bir kadının canına kıyacaksın? Cevabın “Erkeğim” demekten öteye geçemeyecektir çünkü aramızdaki tek fark bu, gerçi farklarımıza girecek olursak onu da ayrıca ele almak lazım. Ben bu cevaba karşılık diyorum ki “Sen Erkekten başka her şeysin”, bunu yapıyorsan her türlü hakareti ve aşağılanmayı hak ediyorsun. Kadın seni aldattı mı? o zaman dön arkanı git, önüne yemeğin mi gelmedi? Ölmezsin kalk kendin al yemeğini, aç kalmazsın. Şiddetli geçimsizlik diye bir saçmalık var ve nedense çoğumuz bu yüzden can vermekte bu ülkede. Sen! orada kendini erkek sanan şey!! Duyuyor musun beni? geçimsizlik varsa git ya da bırak gitsin. “Benden başkasına yar olamazsın” gibi de bir klişe var, bu nedir? Kadın sırf seni istemiyor diye cinayet işlenir mi? Sevgili dostlar kendimi tutamıyorum yazdıkça sinirleniyor, sinirlendikçe yazıyorum ve biraz daha devam edersem editörüm korkarım elinde olmayan sebeplerle yazıyı yayınlayamayacak.
 

Uyarmıştım; saldırı olur, cephe alma olur demiştim. Ancak burada kimlere cephe alınıyor ve mesajın verildiği yerleri pekâlâ anladınız, bilmenizi isterim ki bir genelleme kesinlikle söz konusu olamaz.

Ben şahsen çoğu zaman içinde bulunduğum karmaşık durumlarda meseleye iki taraflı bakmayı tercih eden biri oldum ve her tartışmada veya anlaşmazlıkta yeri geldiğinde kendimi de sorgulamayı bildiğimi düşünüyorum. Bir kadın ile erkek arasında anlaşmazlık olması, fikir ayrılıkları olması çok doğal. Küseriz, kırılırız, bir daha birbirimizin yüzünü dahi görmek istemeyiz sonra başka hayatlar kurarız, çoğu zaman acı çekilebilir, kabullenmeme durumları her istenmeyen ayrılıklar sonunda yaşanabilir. Hatta bu yol ayrımına, üzüntüye, yıkıma sebep olan taraf kadının kendisi de olabilir ama bu ve aklınıza gelebilecek daha pek çok örnek kesinlikle şiddet ve cinayetle çözümlenemez ve bu hakkı kimse kendisinde bulamaz.
 

Hey “erkek” veya her neysen, unutma ki seni de bir kadın, bir anne doğurdu.

Bu şehirden sevgiler,

Yorum