Sempati Mobilya

İSPANYA MODELİ’Mİ DEDİNİZ!

TurizmGM, SABAH gazetesinden bir haber paylaştı…

Başlık, “Turizme İspanya Modeli Dopingi!” idi…

Yıl 2005 Maliye Bakanlığının, Muğla Vergi Başkanlığı yönetiminde gerçekleştirdiği toplantıya ev sahipliği yapıyoruz.

Rahmetli Unakıtan’ı ilk burada tanıyoruz,kendisi zorunlu toplantı içerisinde üç günlük tatil imkânı buluyor aynı zamanda kendisine organizasyon gereği tahsis ettiğimiz villasında yorgunluk atıyor…

İlk karşılaşmamızda, zamanın Turizm Bakanı Atilla Koç ile ilgili övgü içeren bir şeyler söylemiş olacağım ki, bu zaman zarfında sürekli beni çağırıyor bir araya geliyoruz sorular soruyor ve sadece turizm konuşuyoruz, günler ilerledikçe kafasında ileride Turizm Bakanlığı yattığı izlenimi ediniyorum…

İşte tam bu esnada uzun zamandır üzerinde inceleme ve araştırma yaptığım ve Rahmetli Unakıtan dan öncede yine benzer vesileler ile bir araya geldiğimiz Sayın, Ali Babacan ve zamanın Dışişleri Bakanı, Sayın Abdullah Gül’e de anlatmak fırsatı bulduğum “İSPANYA MODELİ”nin“Gerçek Yüzünü” Sayın Unakıtan’a da anlatıyorum….

Bu projenin, özellikle yağışlı ve soğuk iklime sahip ülkelerde yaşayan Üçüncü yaş gurubu insanların yılın altı aylık kış dönemini ılıman iklimlerde geçirmelerini sağlayacak bir imkânın yaratılmasına yönelik olduğunu,Devletin temin edeceği arazi imkanları ile özellikle bu tür yatırımlar ile ilgilenen ve sadece bu konuda uzmanlaşmış Yabancı Yatırımcı şirketler ve Devlet iş birliği ile gerçekleşmesi gerektiğini,anlatıyorum…

İlk iki/üç yıl içerisinde, yaklaşık 2 milyon daire ile oluşturulacak projede yatırımlardan 125 milyar dolar, devamında her yıl en az 25/30 milyar dolar operasyonel gelir öngördüğümü rakamlar ile veriyorum…

Rahmetli konunun üzerine neredeyse balıklama atlıyor…

Ankara’ya dönüşü kurmayları ile konuyu enine boyuna tartışmış olacaklar ki makama davet ediliyorum…

Başta zamanın Turizm Bakanlığı Yatırım İşletmeler Genel Müdürü (ki’ bu konularda aşırı duyarlı, vizyoner,Bakanısayın Atilla Koçun reformlarında önemli pay sahibi bir genel müdür olarak tanıdığım)Sayın Şenol Aydemir olmak üzere Unakıtan’ın odasında ilgili guruba bir brifing veriyorum…Konu Sayın Atilla Koç’a da iletiliyor ve çok olumlu görüş alınıyor…

Uzatmayalım; Projeyi yerinde incelemek üzere tüm programını şahsen oluşturduğum İspanya’ya bir seyahat düzenliyoruz…

Rahmetli Unakıtan, Turizm Bakanı Atilla Koç, Yat.İşl.Gn Md. Şenol Aydemir, Maliye Bakanlığı Milli Emlak Müdürü Sayın İlyas Arlı ve Princess Hotels Yönetim Kurulu Başkanım Rahmetli Erdal Danyal ile beraber İspanyaya gidiliyor ve konu bu projeyi gerçekleştiren yatırımcı şirketin yetkilileri tarafından etraflıca anlatılıyor.(ki’ bu dev şirket yetkilileri daha sonra Genel Müdür Şenol Aydemir’i makamında ziyaret ederek böyle bir projeye talip olduklarını iletiyorlar.)

Gezinin 1. Gününde;Malaga’nınTorremolinos bölgesindeki “Turizm Kentleri Projelerini” ve buna bağlı olarak ilgili kurum ve kuruluşları, 2. Gününde; Zenginler bölgesi olarak bilinen MARBELLA’da Oteller ile yine bu bölgede de konuşlanmış olan Turizm Kentleri Projelerine bağlı olarak Emlak Ofisleri ve diğer ilgili kurum ve kuruluşları ziyaret ediliyor,

Dönüşü takiben bu kez konuyu teknik açıdan tekrar izlemek üzere yine başta Şenol Aydemirin bulunduğu, Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ahmet Kara, Turaş Genel Müdürü Huseyin Topalak, Turizm Bakanlığı uzmanı Gökay Azaklı’dan oluşan heyetin ispanyaya tekrar gönderilmelerini de sağlıyoruz…

Bu seyahatin ardından yine benim de katıldığım, (projenin kıyı zorunluluğu da aramayan) yer tespit çalışmaları sonuçlandırılıp sayın bakana iletilmesini takiben bu noktada Maliye ve Turizm bakanlıkları tarafından hazırlanan kapsamlı bir raporun Başbakanlığa sunulduğunu biliyorum.

Ancak ne yazık ki ilgili Makamın“projenin, inşaat yatırımı ayağının”TOKI tarafından gerçekleştirilmesinin uygun görülmesiyle de bu önemli projenin olduğu yerde kalması kaçınılmaz olmuştu…

Eğer kurgu suyun akışına ters kurgulanır ise çöküş kaçınılmazdır!

İşte bu çöküşün;Projenin ruhunun yabancı turist odaklı olması,

Bu denli yüksek volümlü bir müşteri kitlesine hitap edecek olmasının sadece bu iş üzerinde faaliyet gösteren ve uzmanlaşmış “Yatırımcı Şirket”lerin portföyünde bulunduğunu,

Projenin oluşturacağı dairelerin “Yabancılara Satış Prensibi” içerdiği ve arsa paylarının hazinenin kasasına, satışlar esnasında tahsil edilmek suretiyle gireceği gerçeğini, İyi anlatamamış olduğumdan kaynaklandığına bağlıyor ve üzülüyorum!

 

Şimdi TurizmGM de yayınlanan Sabah gazetesi haberini okuyup ta anlatılan “İspanya Modeli” ile gerçek “İspanya Modeli” ile alakasının dahi olmadığını görüyor ve bir daha isyan ediyorsunuz…

 

İsyan ediyorsunuz, zira;

Bu önemli projeyi kulak ucuyla dinlemiş, eksik ve kirli bilgilere sahip kimselerin şimdilerde yeni bir şeyler icat etmiş edasıyla özellikle de koltuğuna yeni oturmuş Bakanlarımızın kulaklarına fısıldadıklarını biliyoruz.

Aynı haberde Ege ve Akdeniz’deki ikinci konutların “turizm amaçlı konuta” dönüştürülebileceği çalışmalarından bahis ediliyor işte size bir hatalı kurgulama örneği daha…

Bugüne kadar mevcut işletmelerini dahi doğru dürüst yönetememişbirtakım kimselerin turizme doping vermekTurizm’de sıkıntıları gidermeye yönelik, ne zaman gündeme taşınsa hiçbir şekilde uygulama imkânı bulamamış, eşyanın tabiatına aykırı sözde projeler ile yine aynı dönemlerde ortaya çıkarak ahkam kestiklerine de şahit oluyoruz…

Hani illallah dedirtir ya… Aynen öyle oluyor...Lütfen yeter!

 

Ne olursunuz! Ayağı yere basan uygulanabilir, yaraya gerçekten merhem olacak projeler üzerinde konuşalım artık…Yok mu? Var tabii…

Mesela “Kalkınma bakanı Sayın Lütfi Elvanın, beş yıldızlı otellerin esnek kullanımını sağlayacak yeni bir sistem olabileceğini belirterek, Otellerin içinde var olan ve oluşturulacak villalarınUZUN SÜRELİ KİRALAMA gibi değişik modellere dönüştürüle bilinir” demecini ayakta alkışlıyor ve destekliyoruz.

 

Başka yok mu? Yine var tabii…

Mesela “İspanya Modeli” mi dediniz?

Çakması değil gerçeği “Harikalar Yaratır”

Sevgilerimle,

Serdar Karcılıoğlu / baskan@boydbodrum.org.tr

BOYD Başkanı

 

Yorum