Sempati Mobilya

BODRUM'DA YAŞAMAK NE GÜZEL ŞEY...

Bodrum'da yaşadığım için bir kez daha 'şükürler olsun' dediğim bir geceydi...

Ağustos 1999 depremini yaşayanlar ne demek istediğimi daha iyi anlayacaktır sanırım... O gün 7.4 ile binlerce kişi enkaz altında kaldı, feci şekilde can verdi.

Bugün, o korkunç felaketten tam 18 yıl sonra Bodrum'da 6.6 şiddetinde depremle sarsıldık. Hissedilen şiddeti ise 7 idi...

Bu şiddette bir deprem, Türkiye’nin hangi kentinde olursa olsun mutlaka büyük hasara yol açardı…Yakın tarih bunu bize gösteriyor zaten, ispata gerek yok… Aynı şiddette, yani 6.6’lık bir depremi 1975 yılında yaşayan Diyarbakır, o felakette tam 2 bin 385 can vermişti! Bodrum’da ise bizi böylesine bir depremden zararsız ziyansız kurtaran şey, hem kaya zeminimiz, hem de minik evlerimiz oldu...

Bodrum, bu afette ne can ne de mal kaybı yaşadı… Bu sarsıntı, bize ‘afet’ yaşatmadı, yalnızca travma yaşattı… Yüzde 98’i deprem bölgesi olan Türkiye’de bu travmayı yaşamayan yok ne yazık ki… Bizim ülkemizin gerçeği bu… Rahmetli Işıkara’nın da dediği gibi, bizler depremle yaşamaya alışmak durumundayız. Kaçışımız yok!..

Depremden korkup, yollara düşenler oldu o hengamede… Bir anlık şok etkisiyle diye düşünüyorum, geri dönecekler nasılsa! Çünkü hep birlikte gördük ki, Türkiye’nin en güvenli şehriymiş bizim Bodrum’umuz…

CHP’li Özgür Özel dün Bodrum’daki bir söyleşiye katılmak için gelmişti. Söyleşiden önce kendisiyle minik bir röportaj yaptık. Söylediği bir söz, gerçekten günü özetliyordu: Depremden korkan Bodrum’a gelsin!..  Duygularıma tercüman olan bir ifadeydi, ne de güzel anlattı…

Depremin ardından, uzmanların yaptığı değerlendirmeler de içimize su serpti… Bölgede stresin boşaldığını, onlarca yıl daha Bodrum civarında büyük bir deprem beklentisi olmadığını söylediler ağız birliği etmişçesine… Mutlu oldum… Darısı her kentimizin başına…

KİŞİSEL TARİHİMDE DEPREM DEMEK BODRUM DEMEK! İŞTE NEDENİ!

Bana gelecek olursak, her iki depremde de – 17 Ağustos depremini kastediyorum- Bodrum'da oluşum müthiş bir tesadüftür kanımca... Ağustos depreminde Bodrum'daki yatağımdan bir gece yarısı hıçkırıklara boğulmuş bir şekilde ağlayarak uyanıp televizyonu açmış ve korkunç manzarayla karşılaşmıştım... Senelerdir bu anımı arkadaşlarıma anlattığım her an benim bir 'kahin' olabileceğim üzerine trajikomik esprilere maruz kaldım...

Tam 18 yıl sonra bu kez Bodrum'un depremini yaşadım. Yine uyuyordum! Sanmayın ki ben çok uyuyorum! Aslında evet sanabilirsiniz, uyuyorum... :)

Beni derin bir uykudan uyandıran o sarsıntı, yaşandığı anda gerçekten korkunçtu. Depremi yaşayan herkes bu duyguyu bilir.

Neyse, işin özeti şu ki...

Yüzde 98’i deprem bölgesi olan bir kara parçasında yaşıyoruz. Deprem bizim gerçeğimiz… Buna uygun kentleşmek zorundayız. Bireysel olarak ‘deprem’in ne olduğunu, nasıl önlem almamız, deprem durumunda nasıl bir acil durum planı uygulamamız gerektiğini öğrenmek durumundayız.

Depremle yaşamaya alışmak zorundayız. Ötesi yok.

Geçmiş olsun Bodrum…

 

Yorum