Mod Bodrum

ÖREN'E KÜTÜPHANE VE SANAT EVİ

Sanat benim can suyum. Ben sanatsız kanatsız kuşa dönerim. Bu bakımdan Bodrum benim yaşam kaynağım. Kimseler fark etmese de ruhum güzel bir ezgiyle dans eder. Bir güzel şiir dünyayı sonsuza dek yaşanası bir yere döndürür. Güzel bir tablo önünde zamanın nasıl geçtiğini unuturum. Birçoklarının ne buluyorsun bu taşta dediği heykelde insanlığı bulurum.

Dün ney ezgileri eşliğinde tek eserlik özgün bir serginin açılışındaydım. Tuncay Yurtsever yıllardır toplu iğne ile resim çalışmaları yapan bir sanatçımız. Bu kez dededen kalma 200 yıllık yolluğun resmini yapmış. Bir işin zorluğunu anlatmak için kullanırız. Tuncay Yurtsever, 60.000 toplu iğneyle "İğneyle kuyu kazmak" deyiminin anlamını fazlasıyla hak eden bir bir çalışmaya imza atmış. Merak edenlere Mor Sanat Galerisine uğramalarını öneririm.

Dünün ikinci anlamlı etkinliği Hakan Aykan Kültür Merkezi' nde Bodrum Art'ın düzenlediği sevgili dostum, kardeşim Ümit Yaşar Gözüm'ün Kültür Endüstrisi üzerine son derece oylumlu konferansıydı. Katılımcıların çokluğu, soruları "Bodrum Kültür Şehridir." tezimizi doğrular nitelikteydi.

Kütüphaneler benim tapınağımdır. Müzeler insanlık öğretmenim. Köklerim oralardan beslenir. Oralardan aldığım değerlerle daha bir umutla bakarım geleceğe. İsterim ki her köy kendi tarihinin tanıklığı müzelerini sergi salonlarını kursun. O köylerden çıkıp ülkeye insanlığa ışık saçanlar dönüp köylerine aydınlama evi kursunlar. Yeni kuşaklara örnek olsunlar ışık tutsunlar.

Bu aydınlanmayı kendisine iş edinmiş bir eğitimci, yazar da Recai Şeyhoğlu’dur. Ne zamandır bu yörelerde de kütüphaneler açmak, aydınlanma evleri kurmak için heveslenir dururdu. Onun bu arzusunu gerçekleştirmek için gerek konsey başkanlığım sırasında gerekse sonraki dönemde Karaova bölgesinde çok uğraştık. Nedense hep kapılardan döndük, “hallederiz”le oyalandık.

Ziya Paşa’nın,

“Bir yerde ki yok nağmeni takdir edecek gûş
Tazyi’-i nefes eyleme, tebdil-i mekân et”
(Bir yerde ki sözlerini önemsemiyorlarsa, nefesini tüketme, yerini değiştir.)
beyiti sevdiğim, yaşamıma yol gösteren beyitlerdendir.

Bodrum olmazsa yolumuzdan dönecek değiliz ya! Milas da, Yatağan da, Muğla ‘da Fethiye de bizim. Sağ olsunlar Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat bir telefonumuza bütün olanaklarını seferber etti.

Ören’de yazar Gülsüm Cengiz adına, onun armağanı bir kütüphane ve sevgili Recai Şeyhoğlu'nun annesi adına bir "Aydınlanma Evi" 2-3 Eylül Melih Cevdet Anday anma günlerinde hizmete sunulacaktır.

Melih Cevdet Anday, uzun yıllar yazları Ören’de yaşamış yazar, şair ve düşün adamımızdı. Ören Belediyesi onun adına her yıl edebiyatın bir alanında ödül veriyordu. Bu görevi şimdilerde Milas Belediyesi üstlenmiş bulunuyor. Böyle bir aydınlanma evinde, ona ait bir köşenin olmaması elbette büyük eksiklik olurdu. Eşi Suna Hanıma bu düşüncemizi açtık. Mutlu oldular.

Prof. Dr. Ender Varinlioğlu, Ören’i kimselerin bilmediği bir dönemde mekan tutan bilim insanlarımızdandı. Aydınlanma evinde kendisine de bir köşe hazırlanması fikrine ta Filistin’den olur verdi.

İnanıyorum ki bu çoban ateşi yayılacak. O bölgeden yetişmiş ya da bu bölgeye gönül vermiş bilim, sanat ve devlet insanlarımıza ait birer köşenin bulunduğu bir örnek bir Aydınlanma Evi hizmete sunulacaktır. Hedefimiz, Ören’e yolu düşen herkesin ziyaret edebileceği bir kültür merkezi kurmaktır. Bahanemiz yok. Çünkü Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, başkan yardımcıları Zeynep Mat ve Faik Karagöz ve işin Ören’deki organizasyonunu gönüllü olarak üstlenen emekli öğretmen Mehmet Barbaros’la yol yürümek çok kolay.

Yorum