Sempati Mobilya

MUCİZENE SAHİP ÇIK

Sevgili Dostlar bu akşam oturdum düşündüm, her zamanki gibi çok fazla şey vardı sizlerle paylaşmak istediğim. İnsan bu güzel topraklarda o kadar çok konuşacak konu biriktirebiliyor ki maalesef her zamanda iç açıcı olamayabiliyor. Bu düşünceler içinde kaybolmuşken bir anda minicik bir can, küçücük bir tekme kötü olan her şeyi unutturdu bana... Daha fazla merakta bırakmayayım sizi; anne karnında can bulmuş ve artık aramıza gelmek için sabırsızlanan minicik bir kız çocuğundan bahsediyorum! Ecemiz veya Aryamız artık ismi ne olursa olsun sabırsızlıkla beklediğimiz o minik kızın tekmesi beni kendime getirdi bu akşam!

Yoğun iş temposu, genel ülke sorunları, hayallerimiz ve takıldığı engeller sonra bizim o engelleri aşmak için attığımız taklaları güzel dostlarla masaya yatırmışken birden minicik bir tekmeyle bölündük. Evime gelene kadar düşündüm, bir canın içinde can duruyordu karşımda, henüz tanışmadığın, bilmediğin bir can vardı ve biz kendimiz dünyaya sığamazken o 10 bilemedin 20 santimetrelik yerde, annesinin karnında bir dünya kurmuştu bile. Orda dolaşıyor, yiyor, içiyor, birde gülücükler saçarak pozlar veriyor ki sormayın gitsin! Bir mucize var ve bu oluşuma şahit olmak bambaşka bir duygu, düşünün bunları ben hissediyorum ya birde karşımda o dünyayı ona veren kadının heyecanı bambaşka olmalı...

İçerdeki o minik can var ya her şeyden habersiz, tertemiz, sevmeye hazır, gülmeye hazır, mutluluğu kucaklamak için sabırsızlanan bir çocuk... İnsana umut veriyor ve kesinlikle yaşama bağlanma sebebi, ayrıca tüm güzellikleri görmeyi tercih etmemize sebep en büyük mucizelerden biri bu! Baksanıza arkadaşımın yanında oturup elimi karnına koyduğum anda anlamış gibi tekmeyle selamını verdi sıpa, mucizeyi hissediyorsun...

Bu kadar güzelliğe bir arada ve tek seferde tanık olabiliyorken, yüzündeki gülümsemeye engel olamıyorken, tekrar hayal kurmalara başlarken neden sahip çıkamıyoruz ki bu eşsiz mucizeye. Yukarıda verdiğim örneği bunun dışında tutarak (bu mucizeye sahip çıkılmakta) şöyle bir bakıyorum da güzellikleriyle aramıza gelmeye can atan bu masum varlıkları maalesef aynı güzellikle karşılamayı beceremeyenler var... Belki kendilerini de karşılamayı beceremeyenler olduğu içindir! Hal böyle olunca denizin kıyısındaki cansız bir bedende veya ambulansın içindeki gözü yaşlı bir masumda mucizenin yerle bir olduğunu tüm dünya ile izliyor ve hiç bir şey yapamıyoruz... Öyle acı tablolar var ki şuan zihnimde, detayına hiç girmek istemiyorum...

Peki, bu mucizeyi taşıyan ve kendinden önce içindeki canı düşünenlere ne diyeceksiniz? Anneler, siz iyi ki varsınız!  Hala kadınların yaşadığı şiddeti düşününce ise delirme noktasında buluyorum kendimi! Henüz taze olan bir örnekle giriş yapayım; bir mimarın kendisi gibi meslek sahibi bir adamın kendisine yaşattıklarını okumaya çalıştım ve daha fazla dayanamayarak yarım bırakmak zorunda kaldım, sokağın ortasında bunları kendinde yapabilecek özgürlüğü bulanları şaşkınlıkla izliyor ve güvenliğimden endişe etmeden duramıyorum. Düşünsenize sırf giydiğini tasvip etmeyen elin adamının tekmesine maruz bile kalabiliyorsun...

Kadın karnına dünyayı sığdırdı, tek yapacağınız aslında onların da bu dünyaya sığdırılmasını sağlamak... Bu hiç zor değil... O bu dünyaya sığdığı sürece mucizeler tüm güzellikleriyle bizimle olmaya devam edecek ve bize kalan ise sahip çıkmak...

Mucizenin kendisi olan bu şehirden sevgiler

Yorum