Mod Bodrum

DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ

3 Mayıs 1991'de Namibia'nın Windhoek kentinde UNESCO tarafından düzenlenen "Bağımsız ve Çoğulcu Afrika Basınının Geliştirilmesi" konulu konferansta Windhoek Deklarasyonu yayımlanır. 20 Aralık 1993'te, Birleşmiş Milletler, her yıl 3 Mayıs'ı, "Dünya Basın Özgürlüğü Günü" olarak kutlamayı kararlaştırır.
Windhoek Deklarasyonu, bir ülkede demokrasinin yerleşmesi ve ekonomik gelişmenin sağlanması için basının bağımsız, çoğulcu ve özgür olması gerekliliğine vurgu yapar. Buna göre basının, üretimden dağıtıma her aşamada siyasal ve ekonomik baskıdan bağımsız olması zorunludur.
O halde "Türkiye’de basın özgürlüğü Batı’daki pek çok ülkeden fazladır” dediği ülkemizde bugün gerçek durum ne?
“ Sınır Tanımayan Gazeteciler RSF, 2017 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'ne göre Türkiye, geçen yıla göre 4 sıra daha gerileyerek 180 ülke arasında 155'inci sırada yer aldı. 
Türkiye'nin "kara liste" olarak isimlendirilen en kötü durumdaki ülkelerin arasına girmesini için 4 sıra daha düşmesi yeterli. 2005 yılında 98. sırada yer alan Türkiye 9 yılda tam 57 basamak gerilemiş.
Türkiye Gazeteciler Sendikasının TGS verilerine göre de 159 gazeteci şu anda cezaevinde bulunuyor.
Türkiye’de ilk özel gazete 1860 tarihinde yayımlanmıştır. Şinasi Efendi, gazetenin ilk sayısında makalesine “Mademki bir sosyal toplulukta yaşayan halk bunca yasal görevlerle yükümlüdür, elbette sözle ve kalemle kendi vatanının çıkarlarına uygun fikir belirtmeyi kazanılmış haklar bütününden sayar.”
cümleleriyle başlar. Ancak daha birkaç yıl geçmeden Namık Kemal'in Magosa'ya sürülmesiyle baskı dönemi başlar.
Basın üzerindeki baskılar özellikle Abdülhamit döneminde doruk noktasına çıkar. Gazetecilerin arkasına hafiyeler takılır, hatta padişahı çağrıştırıyor diye “yıldız” -Padişah yıldız sarayında oturmaktadır.- “burun” -Padişah kemer burunludur.- gibi sözcüklerin kullanımı bile yasaklanır.
Bugün bu ülkenin yönetimi işte o Abdülhamit'in sevdalılarının ellerindedir.
Bu yüzden beni ne TRT'nin propaganda döneminde AKP ve Cumhurbaşkanına 4113 dakika yer verirken CHP'ye 216, HDP'ye 1 dakika vermesi ne de referandum sonuçlarının iktidarın emrindeki Anadolu Ajansı'ndan öğrenmek zorunda bırakılmamız şaşırtmıştır.
Bugün bu ülkede artık özgür basın yok, iktidarın hınk deyicisi Akitler, Yeni Şafaklar, ATV'ler Beyaz TV'ler ve iktidara teslim bayrağını çekmiş Hürriyetler, Postalar, Milliyetler, CNN Türk'ler, Kanal D'ler, NTV'ler vardır.
Bugün bu ülkede özgür gazeteciler, yazarlar yok; iktidarın sesi oldukları için istediğini yazabilen Selviler, Hakanlar, Taşgetirenler, Kekeçler, Dilipaklar, Küçükler... var...
Karyalılar çok savaşçı bir halktır. Gözü peklikte o denli ünlüdürler ki savaşçı olarak Mısır’a dek gitmişlerdir. Labris, yani çift ağızlı balta Kayralıların sembolüydü.
Karyalılar labris üzerine bazen bir çift göz, bazen bir çift kulak resmi çizerlerdi. Bu, tanrı her şeyi görür, duyar demektir. Kimileri de çift ağızlı baltayı Karyalıların “ne denli güçlü olursan ol, saldırdığın silahın diğer yüzünün sana dönük olduğunu asla unutma” anlayışının bir göstergesi olduğunu söylerler.
Gün gelir, zalimler kendi silahlarıyla vurulur. Bunu, biz değil 2.500 yıl önce bu topraklarda yaşayanlar söylemiş. Bunu örneklemek için çok uzaklara gitmeye gerek yok. Ergenekon’un, Balyoz’un yaratıcılarının bugünkü durumuna bakın yeter.
“Bu dünya etme bulma dünyasıdır.” Yazık! Olan Türkiye’ye oluyor.

Yorum