KAÇ GİBİ ÖZLERSİN?

Sevgili Dostlar var mıdır özlemenin bir vakti? Mesela saatlerinizi kurup “ah benim özleme vaktim gelmiş” mi deriz günün belirli aralıklarında? Peki ya unutuverirsek özlemeyi, o zaman ne olacak?

Yine peş peşe sıraladım sorularımı fakat hepsini topladığınız zaman ortaya bir tane soru çıkıyor, o da “özlemenin vakti var mı yok mu?” Bunun için özel bir beceriye ihtiyacınız yok veya kitaplarda anlatmıyorlar özleme sanatını, esasında kalp ve ruh taşıyan herkes becerebilir, ah pardon o kalbin bir de sevebilme potansiyelinin olması gerekiyor çünkü ancak sevebildiğini özler insan… Bakınız tek bir cümleyle nasıl güzel anlatılmış “Kelebek bir gün değil bir ömür yaşar, özleyen olsa” , kelebeğe bile ömür katandır bu eşsiz duygu ve tek başına takıldığına bakma çünkü pek çok duyguyu içine alır özlemek, hem bence kalp ile aklın buluştuğu tek adrestir. Bilirsin bu ikisi (kalp & akıl) inatçı iki kutup olup hayatımızın pek çok yerinde karşımıza çıkarak bizleri ikilemde bırakmaya bayılırlar, biri sağdan biri soldan söyler söyleyeceğini sonra kalırız bir başımıza. Hangisini seçersek seçelim bir taraf eksik kalmaya mahkûmdur çünkü hep “acaba öbürünü seçseydim ne olurdu?” sorusu kalır bir yanımızda... Özlemek öyle mi? aklınla da özlersin, kalbinle de özlersin, yani her an ve hep özleyebilirsin. Geçmişini özlersin, kaybettiklerini kalbinde koca bir ağırlıkla daha bir sınırsızca özlersin veya kavuşacağın an varana kadar arada kalmış her günü, haftayı, ayları özlemle doldurabilirsin. Sınırı yok bunun Sevgili Dostlar! Avustralya`da yaşayanlar çok derinden bilmez mi bu duyguyu? Onlarca kez toplamadık mı itinayla yaşanmışlıkları bavulumuza? Peki, havaalanındaki sonsuz vedalar veya ayrılıklara ne diyeceksin? Hangimiz arkamızda gözü yaşlı bir anne bırakmadık veya hangimiz sevdiğimize yetişememenin özlemi içinde yanmadık? Hatırla, yaşadın sen de tüm bunları? Dokunamadan, göremeden, duyamadan özlediğin günleri unutmuş olamazsın! Zordur özlemek Dostum çok zor, imkânsızlıklar içinde olanı ise hem daha kıymetlidir hem da daha derin. Bizlere, oradakilere ve bence havaalanı hikâyesi olan ve son nefesine kadar olmaya devam edecek olanlara en yakışan söz “çok seven insanların payına genelde özlemek düşüyor” yakışıyor bence!

Yukarıda dikkatinizi çekmek için koyu yazılan cümlelerin bir sahibi var, çok değerli arkadaşım Seda Eroğlu`na yani sosyal medyada namı değer @oykuhane ye ait. Kendisi, beni özlemenin derinliklerine sürükleyen, “zamanın” kıymetini anlamanın önemini yalın ve “bizce” bir dille anlatmayı ilk kitabı olmasına rağmen ustalıkla başarmış olan bir yazardır. Aslında okusan çok daha derin, çok daha sana ve bana ait cümleleri olduğunu göreceksin, inan. “Kaç gibi özlersin?” kitap raflarında çoktan yerini aldı, bizim ise henüz okuyucusuyla buluşmadan yollarımız kesişmişti, henüz taslaktı belki ama o kadarı bile beni içine almıştı ve hemen kendimle özdeşleştirmiştim çünkü ben vardım satır aralarında, benim özlemlerimden, tutamadığım zamandan bahsediyordu, o bendim işte başka kim olabilirdi? Yolculuğunu tamamlayıp bizlerle buluştuğunda ise beni haksız çıkarmadı, ben satır aralarında var olmaya devam ettim, kimi zaman kendimi bularak yüzümde bir gülümseme ve kimi zamanda karanlıklar içinde boğazım düğümlenerek ve gözyaşımla inatlaşarak okudum her bir sayfasını. Nasıl desem size? Tam bir başucu kitabı, bir tür rehber bile olabilir ve de tam bir günlük kıvamında (hayatında bir kere bile günlük tutmuşsan bilirsin bu tadı). Anlayacağınız yaşanmışlıklar çok fazla ve yaşayarak sayfalarda kaybolmak istiyorsan o zaman mutlaka okumalısın!

Olduğu gibi olan, yüreğiyle kucaklayan ve gözleriyle konuşan güçlü ve güzel kadın, kalemine sağlık! O kalem yazmaya hep devam etsin, sen bizi hep yazmaya devam et olur mu?

Bu sayıdaki köşemi ise benim için anlamı derin bir cümlesiyle bitirmek istiyorum; “Akrep, yelkovanı kovalıyordu ama hiçbir zaman birleşemiyorlardı. Zaman geçiyordu, her geçen gün bir an gibi görünen geçmişe karışıyor, dün oluyordu”

Sevgili Dostlar “zamanı” düne uğurlamadan önce öyle bir yaşa ki akrep ve yelkovan utansın ve dünün bir anlamı olsun…

Şehrimden selamlar…

Yorum