Sempati Mobilya

SINAV HAFTASI

Sevgili Dostlar bu hafta sonu yurdum için tam bir sınav haftasıydı!
Vallahi zorlu, çekişmeli, kimi zaman gülen yüzlerle ama genelde ağlayan gözlerle geçen bir hafta sonu oldu… Ben şahsen normal bir Cumartesi sabahına Haydar`ın mır mır seslerine, muzur ve acıkmış gözlerine uyandım, dış dünyamda olana bitene rağmen oldukça huzur vericiydi, yaşasın Haydar! Sonra benim uyandığım saatlerde yurdumda milyonlarca çocuğumuzun nasıl ter döktüğünü hatırladım bir anda! O birkaç saat gündelik hayatında nasıl geçer anlamazsın ama işin içinde geleceğin ve emeklerinin karşılığı olunca bir başka oluyor. "Zaman" yine belki olağanca hızıyla akıyor ve yine tutamayacak gibi oluyorsun ama her dakikanın, her saniyenin ve anın anlamı bu sınavda büyük oluyor. Bir düşün, o gençlerin çoğu koca bir sene evine, odasına kapanıyor ve adeta hayata bir süre ara veriyorlar. Bazıları var ki ailelerinin tek umudu olup bin bir zorlukla gönderiliyor okula, belki yeni kitaplar alınamıyor bile! Mesela; siz zaten başkası tarafından çözülmüş bir test kitabıyla çalışan çocuk gördünüz mü? Sırf alamadığı için! Ya da ailesine bakmakla yükümlü ama daha iyisi için okuması gereken, hayalleri olan o azimli çocukların gece çalışıp gündüz okuluna kim bilir kaç saat uykuyla gittiğini gördünüz mü? Ben gördüm! Acıstasyon gibi gelecek şimdi ama gerçekten kurşun kalemi minnacık olana kadar, tek silgisini kardeşiyle bölüşüp kullanan azimli evlatlar var! Elbette çok iyi imkânları olup yine çok azimli çocuklar da var! Her biri, daha doğrusu elinde diploması olmazsa hayatın ne denli zor olabileceğinin farkında olan her çocuk kendisini bir seneliğine hayattan mahrum ederek gecesini gündüzüne katıyor ve de bunu sadece 3 saat için yapıyor, çünkü zorunda! İşte koca seneyi bu kadarcık saate sığdırmak üzere uyandı milyonlarca evlat o sabah ve en acısı da o sabah hayatını belirleyeceği, hayallerine kavuşacağını düşündüğü gün sınavına yetişememek ise en acısı olsa gerek! Bu sene de vardı böyle örnekler, ama bu sefer biraz daha fazlaydı çünkü yeni bir kararla 15dk kala kapılar kapatıldı, 1 dk. ile yetişemeyip kapıda kalan o gözü yaşlı çocukları görseniz dayanamazdınız! Adana'da bir çocuk işyerinden çıkıp gelmiş ve nasıl ağlayarak yalvarıyordu! O an dedim ki kendime "ben hiç Avustralya'da ağlayan ve koca bir senesini kaybeden umutsuz bir çocuk görmedim!" , sonra dönüp çocuklarımıza bir kez daha çok üzüldüm, ortada adaletsiz bir durum vardı ama oralara girersek çıkamayız şimdi! Neticede, şuanda hayalleri geçmişe karışmış ve biraz umutsuz, çokça da mutsuz olan kardeşlerimiz şimdi koca bir sene daha bir yerlere kapanıp mücadeleye kaldığı yerden devam edecek! Ah bu arada unutmadan, aynı gün yurdumun sınırları dışındaki sınavı da dünya gündemine düştü! Bakanlarımız Hollanda'dan sınır dışı edildi, engeller konuldu, vatandaşlarımız sokaklara döküldü! Polisle karşı karşıya geldi, perişan görüntüler ve insanlara muamele yine korkunçtu. Yapılan elbette kabul edilir gibi değil, düşünce ne olursa olsun, Evet`imizle Hayır`ımızla aslında hepimize yapıldı! Hollanda hiç iyi yapmadı! Şiddetin her türlüsünün karşısında durmalı insan, çünkü bir şiddet her zaman bir yenisini doğruyor öyle değil mi? Şuan yaşadığımız tamamen de bu! İki ülkenin birbirine seslenişleri hep başka bir şiddetin habercisi adeta... Yalnız yine olan masumlara oluyor, farkında mısınız? Biri Evet`leri çoğalta dursun, öbürü de ülkesindeki seçim öncesinde Müslümanların karşısında durarak oy toplaya dursun! Nasıl bir fotoğraf ama? En sevdiğim şehirden selam olsun!

Yorum