Sempati Mobilya

İLKBAHAR ÇEŞNİSİ

Ne demiş Orhan Veli;

"Beni bu güzel havalar mahvetti,

Böyle havada istifa ettim

Evkaftaki memuriyetimden.

Tütüne böyle havada alıştım,

Böyle havada aşık oldum;

Eve ekmekle tuz götürmeyi

Böyle havalarda unuttum;

Şiir yazma hastalığım

Hep böyle havalarda nüksetti;

Beni bu güzel havalar mahvetti."

Hadi bakalım! Ne yapacağız şimdi? Geldi yine bahar havası... Ne de yakışıyor Bodrum'a değil mi? İnsanın içi içine sığmıyor bu mevsimde... Nerelere gitsem, hangi tepeden Bodrum'umu seyretsem, hangi kıyıya demir atıp iç çeke çeke düşünsem şaşırıyorum!.. Güneş sımsıcak ısıtırken, tiril tiril yağmur düşmüyor mu bir de üzerinize!.. Hayretler içerisinde kalıyorum. Tanrı bu coğrafyayı insanoğluna bahşederken ne düşünmüş acaba?

"Şuraya bir deniz kondurayım, mavinin en çılgın tonunda... İrili ufaklı koylar yapayım, bir yanı maviyle, ötesi yeşille oynaşsın... Şuracıkta bir tepe olsun, bulutlarla işveleşsin..." 

Böyle düşünmüş olmalı... Nazar boncuğu gibi bir yerde yaşıyoruz, ne mutlu bize...

Şunun şurasında sezona az bir zaman kaldı. İçimizdeki romantizmi bir süre daha yaşatıp, sonra 'Bodrum' telaşına düşenlerle vakit geçireceğiz. Hayat biraz daha hızlı akacak...Biraz daha gürültülü yaşayacağız. Olsun!.. Seviyorum Bodrum'un her halini... 

NE OLACAK BU GERİŞ'İN HALİ?

Az önce bir haber düştü önümüze... Yalıkavak Geriş tepelerine kurulacak RES'ler için acil kamulaştırma kararı Bakanlar Kurulu tarafından onaylanmış, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş!.. Önce gözlerime inanamadım, sonra işin uzmanına sordum "Bu ne demek?" diye... Avukat Remzi Kazmaz, uzunca bir süre RES'lere karşı mücadele verdi, ter döktü... Geriş'te 200 hanenin avukatlığını üstlendi. "Bodrum'un silüetini bozmayın" dedi... Hukuki anlamda verilen mücadelenin karşılığını da aldı Kazmaz... RES'lerle ilgili kamulaştırma kararı Danıştay'dan döndü. Geriş halkı derin bir 'oh' çekti. Fakat bir de şimdi bakın ne aşamaya geldi olay?.. Yargının kararına, yürütmeden 'hayır' geldi! Bakanlar Kurulu, yargı kararını hiçe sayarak kamulaştırma kararını aldı. Artık RES'lerin önünde engel kalmadı. Bodrum, üç kanatlı devasa türbinlere alışsa iyi olur! Yerel direnişe rağmen, artık bizim de Çeşme Karaburun'daki gibi rüzgar santrallerimiz olacak. Hayırlı olsun!

Öteden beri bu konuya duruşum net... Bodrum'a RES türbinleri yakışmaz! Siz bunu asırlık yel değirmenlerine benzetmeye çalışsanız da o maya burada tutmaz! Temiz enerjiye hiç kimsenin itirazı yok... Ancak turizm bölgelerinde siz 'temiz enerji' masalıyla kentin silüetini değiştirmeye çalışırsanız, orada iş değişir. Bodrum gibi 'özel' yerler, özel kalmak durumunda... 150 metrelik devasa türbinlerin gölgesinde 'turizm' yapamazsınız. 

Ne var ki sürecin başından bu yana sanki her şey Bodrum'un aleyhine gelişiyor gibi... RES'lere yönelik bir direniş çok güçlü başladı, toplumun hemen hemen tüm kesimlerinden destek gördü. Fakat direniş ateşi çabuk söndü. Belediye'nin de desteğine rağmen, RES'ler üzerinde kontrolü yitirdik gibi görünüyor. Nitekim Güvercinlik'te yapımı planlanan RES'ler için itiraz süresi bugün yarın dolacak. Bu konuyu sahiplenen olmadı bildiğim kadarıyla. Yazık... Belki de iş işten geçtikten sonra mücadele vereceğiz ama ne derece başarılı olabiliriz ya da Bodrum'u 'koruyabilir miyiz' o saatten sonra meçhul! Önümüzde bir Çeşme Karaburun örneği var... 100 direk işlevsiz bir şekilde akıbetini bekliyor. Yapımı bir çırpıda tamamlanan türbinlerin oradan sökülmesi çok büyük bir maliyet gerektiriyor çünkü. Şimdi güzelim Çeşme'nin silüetini 'hayalet' RES'ler süslüyor! Umarım Bodrum'un akıbeti de böyle olmaz.

BODRUM'DA CAZ GÜNLERİ BAŞLIYOR

Biraz da baharın coşkusundan mıdır nedir, bu hafta beni en çok heyecanlandıran haber bu oldu! Bodrum'a en çok 'caz' yakışıyor bana göre... Çünkü bir protesto müziğidir caz... Bireyselliği yok eden, isyankar, diri bir müziktir. Bu anlamda Bodrum'un ruhuyla çok örtüşmüyor mu size göre de? Ben bu festivali sabırsızlıkla bekliyorum. Bodrum'da her ne kadar bolca festival adı altında etkinlik düzenleniyorsa da çoğunlukla amatör girişimlerden öteye geçemiyor ne yazık ki... Umarım Caz Festivali, adının ağırlığını taşıyabilecek kadar dolu dolu bir etkinlik olur. Bekleyip göreceğiz. Eylülde kasabanın rengi değişecek anlayacağınız...

 

Yorum