HER ŞEY DAHA GÜZEL OLACAK

Bilmem farkında mısınız artık Şubattayız
Şu meşhur kışın, son ayı!
İyi ki yazıyoruz. Yazmasaydık, kışı atlayıp geçecektik sanki!
“En iyi öğrenme şekli yazma” olduğu gibi, en iyi düşünme,
anlama ve duyumsama şekli de yazma gibi gözüküyor!

Bizi, oraya-buraya savuran soğuk kış  günleri geçti Bodrum'da
Güz bitmiş, neredeyse kışta bitmiş de; haberimiz yok!
Olaylar bizi beşiğinde sallarken, baharın eşiğine gelivermişiz!

İmkânlar ve kolaylıklar çoğaldıkça iş-güç de artıyor olmalı.
Bütün zamanlara yayılan meşgâlelerin altında bunalabiliyoruz.
Bunları çok ciddîye alınca da meşakkâtler yumağı ağırlaşıyor.
Araya bir pencere de koyamıyoruz! Tek penceremiz ekranlar!
Televizyon, bilgisayar, internet, dijital fanteziler; kısaca Windows!
Fert ve toplum olarak derin uçurumların kenarlarında dolaşıyoruz!

Sâhi, bu sene, gökyüzüne; göçmen kuşlara bakabilen oldu mu?
Bu yıl, bizim buralara uğramadılar mı yoksa? Niye göremedik?
Yoksa, bizleri uğramaya değer bulmadılar mı? Dağınık mı gördüler?
“Bırakın, kendi oyun ve gafletleriyle baş başa kalsınlar;

İşte böyle, hayat rüzgârları bâzen mevsim rüzgârlarını bastırıyor!
Soğuklar kapıyı bacayı sarınca gerçeği anlar gibi oluyoruz ancak.
Kuşlarda da bizim gibi; soğuğu görünce ayılıyor gibiler gerçeğe:

Tüm bu olup-bitenler, aslında bizim hikâyemiz mi yoksa?
Gelen de, giden de, sararan-solan, dökülen de gerçek de biz miyiz?
Mevsimler mi geçiyor yoksa bizler miyiz geçip gidenler?
Bu sorunun cevâbını bir netleştirebilsek; her şey daha güzel olacak!

Yorum