Sempati Mobilya

BODRUM'DA DOĞDU, ŞİMDİ DEVLER LİGİNDE: UĞUR İLHAMİ ÖZDEN

Habere Oy Verin:

Bodrum merkezli bir firma, kısa sürede büyüyerek Türkiye’nin GSM sektöründe devlerle aynı ligi paylaşmaya hatta pek çok anlamda sektöre ‘ilk’leri getirmeye başladı. Bu başarının ardında Bodrum’un güler yüzlü iş adamlarından Uğur İlhami Özden ve ekibi var… Küçücük bir distribütörlükten, devasa kurumsal bir yapıya gidişin hikayesi son derece ilginç. Üstelik bunu Bodrum gibi dinamik bir ekonomide emin adımlarla ilerleyerek gerçekleştirmek gerçekten büyük bir başarı… Uğur İlhami Özden, Artvinli bir iş adamı… Bodrum’a geliş hikayesi çok keyifli. O’nu sadece iş dünyasından değil, aynı zamanda sivil toplum hareketlerinden ve tabii ki siyasetten de tanıyoruz. Ama bilmediğimiz çok farklı yönleri de var genç iş adamının… İşte bir başarı hikayesi ve O’nun mütevazı, güler yüzlü kahramanı... Sizi İçkale A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Uğur İlhami Özden’le baş başa bırakıyoruz. 

Vodafone’un Türkiye’deki en büyük kurumsal yapısı İçkale’de son durum nedir? 

İçkale A.Ş. bölgede 25 mağaza ve 360 personeliyle hizmet veriyor. Muğla, Aydın, İzmir ve Manisa’da örgütlenmiştik. Son dönemde Denizli ve Uşak da bünyemize katıldı. Merkezimizi Bodrum’dan İzmir’de kaydırdık. Gaziemir’de üç katlı bir plaza yaptık kendimize. Haftanın iki günü İzmir’de oluyorum. Tüm operasyonları oradan yürütüyoruz. Bodrum, Muğla’daki kurumsal yapının merkezi olarak devam ediyor.

Yeni bir teknoloji var mı bize tüyosunu verseniz…

Hayatımıza fiber girdi biliyorsunuz. Türkiye’de ilk fiber satış ve evlere bağlanmasını Vodafone olarak biz başlattık. Şu anda 80 kişilik bir ekiple çalışıyoruz. Hem satışını, hem bağlantısını yapıyoruz. Tüm İzmir, Aydın bölgesinde. Bu bir yenilik.
 
BODRUM’DA FIRSAT ÇOK… DOĞRU KULLANIRSANIZ…

Bodrum’da doğmuş bir firmanın bu kadar büyümesi inanılmaz gurur verici. Bodrum fırsatlar diyarı mı yoksa bu başarı sizin firmanıza özel mi?

Bodrum’da elbette fırsatlar çok. Doğru kullandığınız zaman… İş dünyasında, Bodrum dediğinizde hep 1-0 öndesiniz. Hangi işi yaparsanız yapın bu böyle… Çünkü herkesin Bodrum’la mutlaka bir bağı vardır… Ya tatile gelmiştir, ya da gelecektir. Ya evi vardır, ya da bir tanıdığı. Bu hakikaten büyük bir avantaj. Tabii sektörümüzle de alakalı bir durum. Bizim sektörümüz çok hızlı gelişiyor. Biz de bu gelişmeye ayak uydurmayı başardık. Anadolu’dan çıkıp, Anadolu’nun ticaret mantığıyla global Vodafone vizyonunu harmanladık, farklı bir yapıyla bu büyüklüğe ulaştık. 

Nasıl yaptınız bunu? 

Önce markayı yöreye sevdirdik, markamıza yatırım yaptık. Tabii mağaza açarak satış yapmak değildi tek yaptığımız. Çevremizde, yöremizde, okullara, spor kulüplerine, sivil topluma destek vererek içinde yaşadığımız toplumla birlikte büyüdük biz. 

Bodrum’un firmanız için anlamı büyük olsa gerek… 

Elbette. Bizim şu an sembolik de olsa merkezimiz Bodrum. Vergimizi Bodrum’a ödüyoruz. İş yoğunluğumuzun yüzde 15’i burada olmasına rağmen bu değişmeyecek. 

Bodrum’da yaşamaya ve burada iş yapmaya nasıl karar verdiniz?

Balayına geldim ben Bodrum’a… 2000 yılında. Balayından sonra Artvin’e döndüm. Şu an İçkale’de ortağım olan Zeki (Güner) Ağabey, burada otel işletiyordu. Bana “Dönme” dedi. Aynı zamanda Star Gazetesi’nin bayisiydi kendisi. Artvin’e gittikten sonra beni aradı. “Bu işi bırakacağım” dedi. “Dur” dedim. İki kardeşimden birini Bodrum’a gönderdim. Annem bana “Karını da yanına al, git. Kardeşlerini gönderme” deyince karar verdim ve Bodrum’a taşındım. Gazete dağıtımı, toptan kontör işi ile başladık. Ardından Telsim bayiliği ve Vodafone. Bugün buradayız. 

Bugün bir anonim şirket olarak yola devam ediyorsunuz. Kaç kişiyle yönetiliyor bu iş?

Artık üçüncü kuşak iş başında… Zeki Ağabey’in kızları biri avukat, biri de finanstan sorumlu. Benim kızım bu sene üniversite sınavına girdi. Henüz 17 yaşında ama zaman çok hızlı geçiyor. Onlar devralacak bir süre sonra işi… Biz buraya kadar getirdik. Ben şu anda şirketten daha çok sivil toplum örgütlerinde zaman geçiriyorum. Bir kurumsallığı yakaladık çünkü. 

İş hayatında olduğu kadar sivil toplum hareketlerinde de aktif bir insansınız. Şu sıralar bir yenilik var mı bu anlamda da?

Sivil toplum örgütleri benim vazgeçilmezim. BESİAD Başkanlığını devrettikten sonra Bodrum Sağlık Vakfı’nın yönetiminde görev almaya başladım. Şu anda vakfın genel sekreteriyim. Genç ve güçlü bir ekip olduk orada. Onun haricinde Bodrum Güvenlik Hizmetleri Geliştirme ve Destekleme Derneği’nde yönetim kurulu üyesiyim. Güzel işler yapıyoruz. Bir de MOBİSAD diye bir derneğimiz var. İstanbul merkezli… İletişim sektörünün en büyük 50 firması bu derneğin üyesi. Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütlerinden biri. Mart ayında bir seçim oldu. 20 senelik bir yönetim vardı devam eden… Orada “İyi Anadolu” ekibi kurarak seçimlere girdik ve kazandık. Şu an bu dernekte de başkan yardımcısıyım. Vodafone’u temsil ediyorum. 

O halde bir ayağınız İstanbul’da…

Her hafta muhakkak gidip geliyorum. Derneğimiz çok büyük ve yeni bir hareket başlattık yönetim olarak. İlk 100 gün icraatlarımızla ortaya çıktık. İlk icraatımız Kadının Gücü’ydü. Jülide Ateş önderliğinde, farklı sektörlerdeki üst düzey kadınları bir araya getirdik. Tüm sektör paydaşlarının katıldığı bir iftar düzenledik. Bugüne kadar olmamış bir buluşmaydı. Bu tür faaliyetler devam ediyor. Dolayısıyla İstanbul’a gidip geliyorum sürekli. 

Yormuyor mu?

Bodrum’dan çıkıp İstanbul devreye girince biraz daha farklı bir çevreyle zaman geçirmeye başlıyorsunuz. Bu bana iyi geldi. Kendimi update ettim diyebilirim. 

Bodrum’da siyaset denildiğinde de akla gelen isimlerden birisiniz. Siyasette de aktif olduğunuzu biliyoruz. Devam ediyor mu, ya da ara mı verdiniz?

Siyaset benim hayatımdan hiç eksik olmadı. Bir dönem daha aktif olmak istedim ama Türkiye’de siyasetin temel sorunlarından biri ile karşı karşıya kaldım ne yazık ki…

BİR İNSAN 20 SENE DELEGE OLUR MU? YA DA BELEDİYE MECLİS ÜYESİ

Nedir o sorun?

İnsanlar yer açmaktan imtina ediyorlar. 20 sene önce Bodrum’daki sivil toplum örgütlerinin yöneticilerine bakıyorum. Hala oradalar. Dürüst, harika insanlar ama hep aynı insanlar… Siyasette de aynı durum geçerli. İlçe yönetimlerine bakın, hep aynı insanlar. Bir insan 20 sene delege olur mu bir partide? Belediye meclis üyesi… Olmamalı… Bu artık bir meslek halini alıyor. Hizmet edersiniz belli bir süre. Yeterince hizmet verdiğinize inandığınızda çekilmeyi de bilmeniz gerekiyor. Birilerinin size git, bırak demesine fırsat vermemek gerekiyor. 

Bu sadece Bodrum’da geçerli bir durum değil ama…

Tabii ki. Türkiye’de 15-16 senedir aynı tablo. Muhalefette bir yenilik yok çünkü. Mevcut iktidar, yenilik yapıyor sürekli. İsmini yeni duyduğunuz insanlarla devam ediyor siyasete. Muhalefet tarafında aynı insanlar, 10 sene önce de vardı bugün de var… Ortada ciddi bir başarısızlık olmasına rağmen direniyorlar. Ben bunu anlayamıyorum. İzah da edemiyorum. 

Yenilikten ziyade tecrübe mi daha değerli acaba?

20 sene önceki Bodrum’la ve dünyayla bugünkü arasında çok fark var. Bugün ben iletişim sektöründeyim. Kızımla telefon konusunda iddialaşamam. Benim işim olmasına rağmen onlar bizden her zaman üstünler… Yeni nesil dolu ve bilgili geliyor. Bizim onlarla mücadele etmemiz çok zor. Tabii ki bizim tecrübelerimizden faydalanacaklar ama yönetimlerde artık yeni neslin yeni kuşakların görev alması gerekiyor. Fark yaratmaları gerekiyor. Bodrum’un en büyük sorunu bu bana göre. Bunu değiştirdiğimiz taktirde başka bir Bodrum olabilir.

Vaz mı geçtiniz siyasetten?

Herkesin bir hayali vardır. Benim hedeflerimden şaşma yok. O doğrultuda ilerliyorum. Bir gün daha aktif olacağım siyasette. Bir sonraki seçimler hedefim. Ayrıntı vermeyeceğim. Amcam meclise girdi bu dönemde. İnşallah onun devamını getirebiliriz. 

Siyaset ve erdemli, dürüst insanlar çoğu zaman örtüştürülmüyor. Sanki siyaset ‘kirli’ bir şey gibi bir algı var… Bu sizi korkutmuyor mu?

Doğru insanlar siyasette yer alırsa, o zaman kirli olmaz. Böyle bir algı olabilir ama siyaseti yapan her insan kirli değildir. Çok düzgün, çok doğru insanlar var. Onların sayısı ne kadar artarsa, siyaset de o kadar faydalı olur bu ülkeye… 

Biraz da Bodrum ekonomisinden, geleceğinden söz edelim istiyorum. Ama önce bu 20 yıl zarfında Bodrum’da nasıl bir değişime tanıklık ettiniz, anlatır mısınız?

Bodrum ekonomisi çok büyüdü. O zaman 30 bin nüfuslu bir Bodrum merkez vardı. Bugün en az bu kadar nüfusa sahip bir Yalıkavak, Turgutreis, Gümüşlük var… Bodrum büyürken aynı zamanda da demografisi dağıldı. Beş altı tane daha merkez oluştu. Tabii ki Bodrum ismi her zaman ön planda ama o mahalleler de başlı başına birer ekonomi… TÜİK verilerine göre 2025’te 450 bin olacak nüfusumuz. Buna göre özel okullar açılıyor, konut yapılıyor… Büyük oteller eskiden sadece Antalya’da olurdu. Artık Bodrum’da da var. Pansiyon turizmi kalmadı neredeyse. Eskiden o tür işletmeler daha fazlaydı. Şimdi her şey dahil oteller çoğalmaya başladı. Bodrum gerçekten çok büyüdü. 

Büyüme ile birlikte kötü giden bir şeyler var mı Bodrum’da?

Ulusal sermayenin gücü… Global sermayenin gücü. Bazen önünde durulamıyor. Ama Bodrum o yıllarda da beyaz evleriyle, iki katlı yapılarıyla özgün bir kentti. Bu değerlerini korumaya çalışıyor hala. Diğer tatil beldelerine baktığınızda bu farkı görebiliyorsunuz. İnşallah bundan sonra biz buradaki iş adamları olarak elimizden geldiğince koruruz bu değerleri. BESİAD’ın Bodrum Mavisi projesi gibi… Hala methiyeler alıyoruz o projeye. Gurur duyuyoruz. Mehmet Başkan da o projemize sahip çıkmıştı. Devam da ettiriliyor. Bu çok önemli.

ÜÇ YA DA ALTI AY İÇİN GELİP GERİ DÖNERSENİZ BODRUMLU OLAMAZSINIZ

Her sene pek çok işyeri kapanıyor, yenileri açılıyor. Bodrum’da iş yapmak isteyenler için bu soru çok önemli bana göre… Ne yapmak lazım? Bodrum’da başarılı olmak için ne gerekiyor?

Bir kere 12 ay faaliyet gösterecek bir iş yapmanız lazım. 3-6 ay gelip geri döndüğünüzde Bodrumlu olamıyorsunuz. Olamazsınız. 6 ay turizmse, 6 ay başka iş yapmalısınız, ama Bodrum’da olmalısınız. Bunun dışında sektörü iyi analiz etmek, iyi ölçmek gerekiyor. İnsanlar geliyor, dünyanın parasını döküyor ama hayal kırıklığıyla gidiyor. Kaybediyor ve kaybettiriyor. Dükkan sahibi kaybediyor, esnaflar kaybediyor. Çekle, senetle mağdur ediyor buradaki esnafı da. Ticaret her geçen gün daha zorlaşıyor. Çok ince eleyip sık dokuyup, iyi bir fizibilite yapıp Bodrum’da iş yapmak gerekir… 

MACERA ARAMAK KÖTÜ SONUÇLAR DOĞURUR

Hangi sektörde daha büyük fırsatlar var?

Bodrum’da en önemli sektör inşaat. Turizmin önüne geçti. Çünkü rant yüksek. Ama orada da ülkenin genel durumuna bakıldığında bir yavaşlama var. Bodrum’un temel sektörü turizm olmalı bana göre. Karaova bölgesinde tarım çalışmaları devam ediyor. Çok önemli buluyorum. Bodrum farklı bir yer. Turizm, inşaat, bir tarafta köy, organik tarım… Güzel işler yapılıyor. Son yıllarda organik tarıma ağırlık verilmesi, bu projelere destek verilmesi çok umut verici. Bodrum’da inşaat, turizm, tarım amiral gemisi… Farklı bir şeylere girip macera arayınca sonuç kötü olabiliyor. 

ÖNCE DÜRÜSTLÜK… SONRA EKİP

Genel anlamda iş dünyasında başarının altın kuralı nedir diye sorsam…

Ofisimdeki duvarda asılıdır… “Tarlan varsa ortasında, takan varsa kıçında, işin varsa başında olacaksın.” İşin özü bu aslında… Bir de dürüstlük çok önemli. Paran olur ya da olmaz. Dürüst olman gerekiyor iş dünyasında. Bir de ekibe inanmak gerekiyor. Biz yıllardır aynı insanlarla çalışıyoruz. Aileden görüyoruz personelimizi. Çünkü tek başına bir hiçsiniz. Her sektör için geçerlidir bu. Bilgili, donanımlı olabilirsiniz. Ama ekip olmayı başaramazsanız, bir şey ifade etmiyor. Biz iyi bir ekibiz. İşimizin kahramanları onlar. Bu bilinci hiçbir zaman kaybetmedik. 

İş hayatınız boyunca en zor yoldan öğrendiğiniz deneyim nedir?

Hiç bitmiyor öğrenmek… Çok acı şeyler yaşamadım ben. Ama şunu öğrendim deneyimlerimden. Bildiğiniz işte yürüyecek ve büyüyeceksiniz. Biz sadece GSM işi yapıyoruz. Bazen farklı iş dallarında girişimlerimiz oldu. Ama başarılı olamadık. Çünkü ana motivasyon, asıl işimizde… Diğer tarafa aynı şekilde veremiyorsunuz kendinizi. Özeleştiri yapıyorum bu konuda. Çok acı değildi bu tecrübe ama bir deneyimdi. Herkes bildiği işi yapsın. Mükemmeli yakalamaya çalışsın. 

Biraz da kişisel sorularım olacak. En iyi yönünüz nedir desem söylemezsiniz… Peki, dostlarınız sizde en çok hangi özelliği takdir eder?

Harbi olmamı… Ne söylemem gerekiyorsa, onu söylerim. İnsanların yüzüne söylerim. Bu konuda takdir görmüşümdür hep. Bir de laz kimliğimi hiç kaybetmediğimi söylerler. 20 senedir Bodrum’da yaşıyorum ama şivemi koruyorum. Bir de personelle olan diyaloğum örnek gösteriliyor. 

Değiştirmek istediğiniz bir yönünüz var mı?

Çok aceleciyim. Tez canlıyım. Yemeği çok hızlı yiyorum. En kötü özelliğim bu. Bir daha doğduğumda Trabzonsporlu olmayacağım. Bir de bu…

Neden?

En son şampiyonluk 1986… 32 senedir bekliyoruz şampiyon olacağız diye… 

Hayatınızdaki öncelikleri bir sıraya koysanız…

İlk sırada ailem tabii ki… İşim ve hepsinden önemlisi kişiliğim. Kişiliğimden hiçbir zaman, eksileri de olsa ödün vermem. Kaybetsem de, kazansam da… 20 sene önce Uğur İlhami Özden neyse, bugün de aynıdır. Çevremden de duyuyorum. Para da kazandım bu süreçte. Ama kişiliğim hiç değişmedi. Tabii ki kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. O ayrı…

Boş vaktiniz kalırsa ne yaparsınız?

Tavla oynamayı çok seviyorum. Uluslararası tavla turnuvalarına gidiyorum. 2016 yılının Türkiye tavla şampiyonuyum. Onun haricinde çocuklarla mümkün olduğunca onlarla geçirmeye çalışıyorum vaktimi. Çok çabuk büyüyorlar. Buna şahit olmak istiyorum. Kaçırmak istemiyorum büyüyüşlerini… 

Hayaliniz var mı?

Çocuklarımın vatana millete çok faydalı birer evlat olmalarını hayal ediyorum. Siyasette bir hayalim var. Henüz nokta koymadım. İnşallah ona ulaşmayı düşünüyorum. Ticarette hep bir hedefim vardı. Türkiye’nin sayılı firmalarından biri olacağım diyordum. Onu başardığımıza inanıyorum. Kardeşlerimle, ortağımla. İnsan hayalsiz yaşayamaz. Umut demek hayal… Ama şu anki hayatımdan çok mutluyum. Evlatlarım, işim, eşim var. Şükrediyorum her gün… 

Tarihi bir karakterle karşı karşıya geçme fırsatınız olsa bu kim olurdu ve O’na ne söylerdiniz?

Tabii ki Atatürk… Klasik olacak belki ama.. Şu anda bile tüylerim diken diken oldu. O’nun üzerine bir insan yok bence. Gelmedi bu dünyaya… O’na “Niye sağlığına daha iyi bakmadın? Daha çok yaşayabilirdin” demek isterdim… 

Güzel sohbet için teşekkürler...

 

Selda Öztürk
 

Haber Yorum

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

-