Sempati Mobilya

MEKANLARIMIZ TİYATRO SAHNESİ, BİZLER DE OYUNCULARIZ

Habere Oy Verin:

Murat Oğan Bodrum'un en popüler kulüplerinin müdavimleri tarafından yakından tanınan bir isim. Tam 24 yıldır bu sektörde ve son bir yıldır da Bodrum'un en konsept eğlence mekanlarından biri olan By Eskici'yi işletiyor.

Bazı mekanlar vardır ayaklarınız sizi hep oraya götürür. Enerjisi, huzuru alışkanlık yaratır bünyede. Vazgeçilmeziniz olur. Bodrum'u yaz kış yaşayanlar, bu mekanları pek iyi bilir... İşte bunlardan biri de By Eskici'dir... Çarşı'nın en genç kulübü, bir yıldan daha az bir sürede 'bizim mekanlar' arasına girdi çok şükür... Bu hiç de tesadüfi olmayan başarının arkasındaki isim, hepimizin yakından tanıdığı Murat Oğan'dan başkası değil... Oğan, By Eskici markasını Bodrum'la öyle güzel uyumladı ki, sanki yıllardır biz buraya gelip müziğimizi dinler, içkimizi yudumlar, sabahın ilk ışıklarına selam dururmuşuz gibi hissettik...

Kulağımızın pasını silen müzikalitesiyle, gündüz bistro pub lezzetleri, gece ise DJ partileri ile çok keyifli, çok mutlu ve çok nezih bir mekan By Eskici... Halikarnas Balıkçısı’nın kalemine ilham olan muhteşem manzarası da cabası… Tüm bunların ötesinde, By Eskici’yi ‘farklı kılan’ mekanın ruhu elbette… Bunda da ekibin katkısı çok ama çok büyük. Başarı kesinlikle tesadüfi değil, orası kesin!.. Bunun sırrını genç işletmeciye sormak için Mayıs itibariyle kapılarını açan Beatles’a gittik. Burası da Murat Oğan’ın, Metin Gençdoğan ile birlikte sırt sırta verip Çarşı’ya kazandırdığı konsept mekanlardan biri. Çok başka türlü bir havası var. Orayı da konuşacağız. Ama önce Murat Oğan’ı bir tanıtmak istedik. Tabii tanımayanınız varsa… 

Hadi en baştan başlayalım. Bodrum’a gelişin hikayesi nedir?

Babam Adapazarı’nda marangozdu. Marangozluk aile mesleğidir bizde. Dedelerimden bu yana… Dedemiz de mübadele zamanında gelip Adapazarı’na yerleşenlerden… Biz çok küçükken, babam Bodrum’dan iki yıllık bir iş alıyor. Atölyesini Bodrum’a taşıyor. Ailesini de getiriyor tabii. Bu şekilde  kalıyoruz Bodrum’da… 

Peki eğlence sektörüne giriş nasıl oldu? 

Sektöre gireli 24 sene oldu. 18 yaşındaydım… Önce restoran işletmeciliğiyle başladık. Daha sonra gece hayatı ve eğlence sektörüne döndük. 

Sürekli Bodrum’da mıydınız?

Evet. Sadece bir 4 sene kadar İstabul’da kaldım. Orada TGI Fridays’in yöneticiliğini yaptım. Birkaç İtalyan restoran derken, sonra yeniden Bodrum’a dönüş…

Çok fazla yer değiştirdiniz mi bu sektörde?

Hayır. Benim hayatımda birkaç mekan vardır. Kısa dönemlerim hiç olmadı. İstikrarlı gittim hep. En az çalıştığım yer 2 yıl sürdü. İstikrarlı gittim hep. Son üç dört işim yöneticilikti zaten. Toplam . 14 senesi senem, yönetici olarak geçti. 

Bodrum’da bir mekan açma düşüncesi nasıl doğdu? Ekonominin bu kadar hassas ve dengelerin bozuk olduğu bir dönemde nasıl cesaret ettiniz böyle bir şeye?

Geçen yıl bir fırsat doğdu. İstanbul’daki ortağımla birlikte kurduk Eskici’yi. 19 Mayıs itibariyle bir yılımız doldu. Bu arada açılış tarihlerimiz hep 19 Mayıs’a denk geliyor. Eskici’yi de, Beatles’ı da bu tarihte açtık. Eskici’yi açtıktan kısa süre sonra rayına oturduk diyebilirim. Çok güzel gitti her şey. Öyle de gidiyor. Cesaret miydi? Belki biraz… 

MEKANA RUHUNU KATAN EKİPTİR

Nasıl bir mekan hayal ettiniz Eskici’yi açarken?

Ben şuna çok inanıyorum. Bütün Bodrum’da aynı manzarayı görürsünüz. Her mekanda aynı içecekleri verirsiniz. Müzik de öyle… Ama aslolan ruhu katabilmektir. Mekanları farklılaştıran şey budur. Bizim elimizde, ortağımdan dolayı ‘Eskici’ markası vardı. O markayı ön plana çıkarmaya çalıştık. Türkçe müzik, nostalji, 80’ler, 90’lar, 45’likler çalabileceğimiz ve onların da en iyilerini, en kalitelilerini sunabileceğimiz bir yer olsun istedik. Ama her şeyden önce ekibi iyi kurduk. Çünkü aslolan budur bir mekanda. Eskici olarak müthiş bir ekiple çalışıyoruz. Hepsi hırslı, başarılı, hedefe kilitlenmiş durumda. Bir amaçları var. Benim de amacım onlara birer gelecek sağlamak. Hedefim sadece bir mekan açıp para kazanmak olmadı hiçbir zaman. Benimle çalışan insanların hayatlarını kurmalarını sağlamak istedim. 

Kaç kişilik bir ekipten söz ediyoruz?

Şu an itibariyle 20 kişiyiz.  

Eskici’nin diğer mekanlarla kıyaslandığında en büyük artısı nedir?

ışın da açığız ve çok güzel iş yapıyoruz. Bizim en büyük artımız bu. Zaten Bodrum’da iş yapmak istiyorsanız, yerel olmanız gerekiyor. Kesin bir kural bu. Bunun rahatlığını yaşıyoruz biz. Mekanlar için devamlılık esastır… Sezonluk iş yapmamanız gerekiyor. Aksi taktirde ayakta kalmanız çok zor. Bunun dışında biz Eskici’nin küçük bir mahalle barı olmasını istedik. Fiyat politikamızı da buna göre belirledik. Rakamlar müşteri profiline göre değişmiyor. En makul fiyatı koyuyoruz menüye.  

‘YA BAŞARISIZ OLURSAM’ BASKISI BÜYÜKTÜ

Eskici’yi açarken ve açtıktan sonra ne gibi zorluklar yaşadınız?

Çok çalıştık ama o zorluk değildi. En büyük zorluk psikolojik olarak ağır bir baskı altına girmeniz… Çünkü ticaret artık çok zorlaştı. Eskiden daha kolaydı. Şimdi maliyetler çok yüksek, kiralar öyle.. Bodrum gibi yerlerde daha da zor. Her şey pahalı. Durmak gibi bir lüksünüz yok. Çok çalışmak gerekiyor. Ya başarısız olursam, ya mahçup olursam psikolojisini yaratıyor bu baskı. İlk dönemlerde hissettim bunu. Ama şu sıralar iş rayına oturuyor sanki. Biraz daha eğlenerek çalışıyorum. Beatles’ı böyle yaptık mesela. Keyifle, eğlenerek. Kendimize güvenimiz arttı. Yansıttık da bunu sanırım mekana…

Kişisel anlamda bu sektörde sizi en çok zorlayan nedir?

Kendinize vakit kalmıyor. Hayattan ödün veriyorsunuz bu işi yaparken. Aileniz var, çocuklarınız var. Yapmanız gereken işler, sorumluluklar var. Bir baba ve eşsiniz çünkü. Dolayısıyla fedakarlık yaparken ailenizden değil, sadece kendi özel hayatınızdan ödün vermek durumundasınız. Örneğin uykunuzdan… Ben az uyuyorum. İki kızım var. Onlarla zaman geçirmeye çalışıyorum. Önce ailem sonra işim… Kural bu.

Başarılı olmanın şartı ne diye sorsam…

Bir insan başarılıysa bir fedakarlık yapmıştır mutlaka. Bizim işimizin özü insanlarla konuşmak, onlarla zaman geçirmek. Hayatımız sosyal olmakla alakalı. İşin hikayesi bu. Dolayısıyla hem emek hem de zaman harcamanız gerekiyor.

Kızlarınız gün gelip “Baba biz de bu sektörde çalışacağız” dese…

Hiç bilmiyorum. Hiç düşünmedim bunu. Büyük kızım istemez herhalde ama küçük belki… Nasıl tepki veririm bilmiyorum. Zamanı gelince düşünürüz onu. 

Gece hayatı ve eğlence sektöründe olmazsa olmaz dediğin kurallarınız nedir?

Bu sektörün temel kuralları var. Samimiyet dereceniz, insanlara yaklaşımınız çok önemlidir. O ilişkileri çok dengeli tutmamız, iyi korumamız gerekiyor. En sert kurallar buradadır. Ne aşırı samimi, ne aşırı samimiyetsiz olabilirsiniz. Ben insanları ayırmam. Herkes benim için çok değerlidir. Verdiğimiz sözler de öyle… Bunun dışında görünüşünüze dikkat etmeniz gerekir. Çünkü bizler mal satmıyoruz. Hizmet sunuyoruz. Mekanlarımız bir tiyatro sahnesi, bizler de oyuncularız. Onlara iyi bir gösteri sunmamız gerekiyor. Aslolan bizleriz. Bütün hikaye de bu… 

Bazı mekanlar, her daim popüler… Neden?

İnsanlar bazen mekanlara giderler, kendilerini çok rahat hissettiklerini söylerler. O rahatlık, ekibin başarısından kaynaklanır bana göre. Enerjiyi bu şekilde veriyorsunuz. İnsanlar buna anlam veremiyor ama o rahatlığı hissediyor. Doğal olarak o hissi yaşadıkları yerleri tercih ediyorlar.

BODRUM’DA GECE HAYATI ŞAHSINA MÜNHASIR 

Bodrum’un eğlence anlayışı ve mekanları çok başka… Örneğin Marmaris’ten farklı bir yapı. Neden sizce?

Bodrum’da çok fazla yerleşik nüfus var. Bodrum’daki eğlence hayatını yönlendiren de o nüfus.  Herkesin kendi lokal mekanı olmaya başlıyor zaman içinde. Herkesin alışkanlıkları oluyor.  Kimse macera aramıyor açıkçası. Farklı bir yere gitmek hiçbirimizin içinden gelmiyor. Bildiğimiz yerleri tercih ediyoruz. Yazlık müşteriye hitap ediyorsanız, Gümbet Barlar Sokağı gibi olursunuz. Mayıs’ta açar, sezon boyunca eğlenceyi satarsınız. Ama Bodrum öyle değil. Bodrum şahsına münhasır bir yer. Biraz Beyoğlu’na benzetiyorum ben. Ara sokaklarda küçük dükkanlarıyla, insanların alışkanlıkla gittiği yerleriyle, mahalle gibi burası. 

Bu işi yaparken eğleniyor musunuz?

İşimi yaparken eğleniyorum. Onun dışında eğlenmek için fazla vaktim kalmıyor zaten. Gündüz eğlencem, tatilim, çocuklarla aquaparka gitmek mesela…

Bir hobiniz, kendinize ayırdığınız minicik bir zaman da mı yok?

Vardı aslında. Denizi seviyorum ben… Balık tutmayı çok seviyorum. Son bir yıldır yapamıyorum. Çocuk da çok küçük henüz. Hayatın belirli dönemleri olur ya böyle sorumlulukların arttığı… Şu anda böyle bir dönemdeyiz. İkinci çocuk oldu, işler sıfırdan başladı. Vakit ondan kalmıyor. En önemli şey aile. Sonra iş geliyor. Plan program yapamıyorsun. Motivasyonunu böyle yönetmeye çalışıyorsun. 

Ünlüler Eskici’ye çok geliyor ama hiç magazin haberlerinde görmüyoruz. Özel bir sebebi var mı?

Bu konuda farklı davranmıyoruz. İnsanlara haber vermiyoruz. Bu mekana gelen herkes rahat etsin istiyoruz. Bunun için de sürekli gelip giden isimler var.

Bir de Eskici Hostel var… Bununla da konaklama sektöründesiniz… O nasıl gidiyor? 

25 odalı, 55 yataklı bir tesis. Bodrum’un şu an için tek hosteliyiz. Leman Kültür’ün hemen arkasında. Yaz kış açık. O da geçen yıldan bu yana hizmet veriyor. Daha çok internet sitesi üzerinden geliyor müşterisi ve çoğunlukla yabancı ağırlıklı çalışıyoruz. Normal bir otel gibi değil orası. O hayatı bilen insanların gelip gittiği bir yer. Çok talep var oraya da. Bodrum’da böyle bir şeye ihtiyaç varmış, onu anladık. Bu sene tadilat yaptık, yeniledik. 

BEATLES, BODRUM’UN MİZACINA ÇOK UYGUN BİR MEKAN

Cafe Beatles ile Eskici’den sonra bir mekan daha kazandırdınız Bodrum’a. O fikir nasıl gelişti?

Biz Beatles’a Eskici olarak ortak olduk. Beatles markasının sahibi Metin Gençdoğan. Tamamen tesadüf eseri bir ortaklık doğdu diyebilirim. İstanbul’da yaşayan ortağımla Metin Bey’in bağlantısından dolayı gelişti. Güzel de oldu. Fikir, proje gelince hiç düşünmeden ‘tamam’ dedik. Çünkü burası Bodrum’un mizacına çok uygun bir mekan. Tarz, müzik ve isim olarak. Bodrum’un yadırgamayacağı bir isim. 

Eskici’de zaten çok yoğunsun. Burası da ek bir sorumluluk olmayacak mı senin için?

Cafe Beatles daha akşamüzeri yoğunluklu… Çalışma saatleri farklı. Kaldı ki burası Metin Gençdoğan’ın dükkanı zaten… Yılların işletmecisi kendisi… O faal olarak burada. Biz de kendisine destek oluyoruz. Çok da güzel gidiyor. 

Hedefiniz nedir?

Şu anki mevcut işleri daha başarılı hale getirmek. Açılalım diye bir derdimiz yok. Mevcudu korumak. Turizmin ve Türkiye’nin şu anki durumunda çok ileriyi göremiyoruz açıkçası. O yüzden biraz daha sağlam basmak gerekiyor. 

Haber Yorum

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

-