Sempati Mobilya

BODRUM'DA MANUEL TERAPİ İLE ŞİFA DAĞITIYOR: HASAN HÜSEYİN KARAMAN

Habere Oy Verin:

Son zamanlarda fizik tedavide giderek yaygınlaşan ve kas-iskelet sisteminin hemen hemen tüm sorunlarında başvurulan bir yöntem haline gelen Manuel Terapi, Bodrum'da da mucizeler yaratıyor. Geçtiğimiz yıl Fizyobodrum kliniğini hizmete açan Hasan Hüseyin Karaman, bu terapinin inceliklerini ve nasıl uygulandığını anlattı... Karaman, bugüne kadar yüzlerce hastayı deyim yerindeyse ‘ameliyat masası’ndan çekip aldı. İşte elleriyle şifa dağıtan adam; Hasan Hüseyin Karaman ve Manuel Terapi…

Manuel terapi aslında yeni bir yöntem değil... Antik Yunan'dan bu yana pek çok hastalığın tedavisinde kullanılıyor. İşinin ehli ellerde uygulandığında, hiçbir cerrahi müdahaleye gerek kalmadan akut ağrıları azaltan, eklem sorunlarını ortadan kaldıran son derece etkili bir fizik tedavi yöntemi... İyileşme süreci çok hızlı, tedavi süresi çok daha kısa ve başarı oranı son derece yüksek. Bel ve boyun fıtığı, bel kayması, eklem sorunları, kas yırtılması, donuk omuz, el, dirsek, kalça rahatsızlıkları, topuk dikeni... Tüm bu hastalıkların tedavisinde kullanılan yöntem, Bodrum'da deneyimli Fizyoterapist Hasan Hüseyin Karaman tarafından başarıyla uygulanıyor. 

Manuel terapiyi bize anlatır mısınız? 

Manuel terapi, elle yapılan tedavi anlamına gelir. Palpasyon değerlendirmesi, postür analizi gibi yöntemlerle teşhis edilen rahatsızlıkları, manipülasyon mobilizasyon, bantlama, miyofasiyal gevşetme ve postizometrik relaksasyon gibi pek çok tekniği kullanarak tedavi eden bir bilim dalıdır. Hastalığa ve kişiye özel bir tedavi yöntemidir. 

Manuel Terapi için nasıl bir eğitim sürecinden geçtiniz?

Lisans eğitimimin ardından yurt içi ve yurt dışında birçok mesleki kurs ve eğitime katıldım. Çok değerli hocalardan eğitimler aldım. Manuel terapi, Földi-Schule tarafından  verilen Lenf Ödem Terapistliği kursu, Osteopati Eğitimi, Kayroprakti kursu, Refleksoloji bunlardan bazıları... Eğitimleri çok önemsiyorum. Bilgilerin sürekli güncellenmesi gerektiğine inanıyorum. Tüm meslektaşlarıma da öneriyorum. 

Manuel terapi hangi hastalıkların tedavisinde kullanılıyor?

Boyun ve bel rahatsızlığı olanlar, felçli hastalar, kırık hastaları bizim alanımıza giriyor.  Kliniğimizde ortopedik, romatolojik ve nörolojik rehabilitasyon, serebral palsi rehabilitasyonu, lenf ödem terapisi, yoğun bakım rehabilitasyonu, klinik masaj ve bantlama uygulamaları yapılıyor.  

Bu tedavi yöntemi hastanelerde de uygulanıyor mu?

Hayır. Şu anda Türkiye’deki hastanelerde manuel terapi yok. Kendi adıma yıllarca bunun çabasını verdim ama ne yazık ki yoruldum. Fakat yine de umutluyum. Bir gün bu tedavi yönteminin hastanelerde de yapılacağını düşünüyorum. 

LENFÖDEM HASTALARINDA YÜZDE 90 BAŞARI

Özellikle instagram sayfanızda benim çok dikkatimi çeken bir hastanız ve tedavi süreciniz var. Bir kolu aşırı derecede şişmiş bir hastanın, kısa zamanda normale dönüşünü fotoğraflamışsınız. Biraz söz eder misiniz? Nasıl bir hastalık bu?

Lenfödem hastamdan söz ediyorsunuz anladığım kadarıyla. Ben aynı zamanda lenfödem terapistiyim. Lenfödem, lenfatik dolaşımın doğuştan veya sonradan gelişen nedenlerle bozulması sonucu, proteinden zengin sıvının birikimi olarak tanımlanabilir. Kol veya bacakta, doğuştan ya da sonradan bir travma öyküsüyle yaşanan şişme vakası olarak tanımlayabiliriz. Biz buna drenaj ve özel bandajlama yöntemlerimizle müdahale ediyoruz. Önce ödemi azaltıyoruz, daha sonra tedaviyi gerçekleştiriyoruz. Erken dönemde gelinirse, yüzde 80-90 başarı sağlıyoruz.

HASTALARIMI DİNLERİM, ONLARA DOKUNURUM

Sizin özel bir tedavi yönteminiz var mı? Farkınız nedir?

Manuel Terapi’ye aldığım hastaların her birinin rahatsızlığı ile ilgili hikayesi vardır. Benim için önemli olan budur. Ben hastalarımı çok iyi dinlerim. Tedavi yöntemlerimin agresif olmadığını söylemem lazım. Acı vermeyen ve soft tedaviler uyguluyorum. Özellikle çocuk hastalarım bu durumdan çok memnun. Hiçbir zaman hastalarıma karşıdan bakarak tedavi uygulamam. Meslekte 18’inci yılıma girdim. Bu dönemde, ortalama 4 ila 6 bin arasında hastaya dokundum. Bu benim için gerçekten çok önemli bir birikim. Dolayısıyla, elimle dokunduğum rahatsızlığı beynim hemen algılıyor. Rahatsızlıkları, parmaklarımın ucundaki reseptörlerle algılıyorum sanki. Elim radar gibi çalışıyor. Hareket açıklıklarını, hareketin frekansını, doku üzerindeki dalgalanmaları görebiliyorum. Bütün bunlar hastalarımı iyi dinlediğim ve onlara dokunduğum için kazandığım birikimlerin bir sonucu bana göre. 

Fizyobodrum yoğun bir klinik mi? Örneğin, gelen bir hastanın ortalama bekleme süresi ne kadar?

Ben randevu ile çalışır, günde en fazla 5 ya da 6 hasta alırım. Burası, hastaların yığıldığı bir klinik değil. Butik bir tedavi merkezi. Kimsenin sırada beklemesini istemiyorum. Her hastam için en az 45 dakikamı ayırabilmem lazım. Onları iyi dinlemem gerekiyor. 

En çok hangi rahatsızlıklarla karşılaşıyorsunuz?

Kliniğe daha ziyade yürüyebilen hastalarım geliyor. Omuz, diz, boyun ve bel problemi olanlar, fıtık hastaları, lenfödem vakaları gibi… Nörolojik hastalarım var ki onlara daha çok evlerinde bakıyorum. Felçli hastalarım, kırık hastalarım var. Cerrahi sonrası hastalarım ve daha pek çok farklı rahatsızlıktan söz edebilirim. 

Ortalama bir hastaya kaç seans uyguluyorsunuz?

Hastalığa ve kişiye göre değişir seanslar. Herkesin beslenme şekli, uyuma saatleri, yaptığı iş farklıdır. Ortalama 10 seans iyileşme için yeterli oluyor çoğunlukla. 

BU KRİTERLER YOKSA CERRAHİ MÜDAHALEYİ ÖNERMİYORUM

Fizik tedavi ve dolayısıyla manuel terapi, sanki başlı başına bir tedavi yöntemi değil de cerrahi müdahale sonrasında başvurulan bir süreç gibi algılanıyor. Öyle mi?

Bazı hastalarım bana “Doktor ameliyat dedi” diyerek geliyor. Ben de onlara “Buraya nasıl geldin o zaman?” diye soruyorum. Çünkü ameliyat için bazı kıstaslar gerekiyor. Örneğin idrar tutamama, kas ya da kuvvet kaybı, yürümede güçlük, bir objeyi elinde tutamama gibi… Rahat anlayabilmeniz için basitleştirerek anlatıyorum. Elbette bilimsel testler var. Ama öncelikle bu kriterlere bakmak lazım. Aksi taktirde ben cerrahi müdahaleyi önermiyorum. 

BURADA UYGULANAN MASAJ KLASİK BİR MASAJ DEĞİL

Manuel terapi ve ‘masaj’ arasında nasıl bir ilişki var? 

Bu konuda bir yanlış algılama var insanlarda. Burada klasik anlamda bir masaj yapılmıyor. Manuel Terapi’de anatomik olarak kaslarda miyofasiyal gevşetme yöntemlerini uyguluyoruz. Masaj gibi algılanıyor ama çok farklı bir tedavi yöntemi bu. Tamamen bilimsel bir yöntem. Bir başka yanlış algılama da lenfatik drenaj konusunda yaşanıyor. Birçok hastane ve güzellik merkezinde bu isim adı altında cihazlar kullanılıyor. Biz bunları kesinlikle önermiyoruz. Örneğin ben sadece bu konuda Almanya’daki bir klinikten 150 saatlik bir eğitim aldım. Bu konu gerçekten çok ciddiye alınması gereken bir husus. 

Lenfatik drenajı siz ne amaçla kullanıyorsunuz?

Ortopedik vakalarda kullanıyorum. Kırık ve tendon hastalarında da uyguluyorum. Ödem varsa hareket ettiremezsiniz hastayı. Ağrı olur ve hasta kendini sıkar. Kilitler o bölgeyi. Önce ödemi boşaltmanız ve alanı rahatlatmanız gerekiyor. Sistem böyle işler. 

MANUEL TERAPİ PEK ÇOK TEKNİĞİ AYNI ANDA KULLANIR

İnternette de sık sık masaj ile tedavi videoları görüyoruz. Ne kadar güvenilir sizce?

Ben bu işin şova dönüştürülmesine kesinlikle karşıyım. Para kazanmak için şov yaparak insanları çekmeye çalışan klinikler var. Onları da onaylamıyorum. Sağlık çok ciddi bir iştir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon, manuel terapi, çok ciddi süreçleri olan uygulamalardır. Bir değil, pek çok tekniği kullanmak gerekir. Tek bir uygulama ile mucize yaratamazsınız. Herkese aynı yöntemi uygulayarak başarılı sonuçlar alamazsınız. Bu tür manipülasyonlara kanmamak gerekiyor. 

Vücudumuzda yaşadığımız bazı ağrı ve sakatlanmalar için gittiğimizde genellikle ‘bir şey yok’ deniyor hastanelerde. Ama o ağrı orada duruyor. Bunun nedeni nedir?

Ortopedik vakalar ve spor sakatlanmalarında yaşanan bir durum. İnsanlar acile gidiyor, röntgen çekiliyor. Ama orada sadece kemik doku göründüğünden, kemikte bir durum yoksa eve gönderiliyor. Ama yumuşak dokuda harabiyet olabilir, ödem olabilir. Ağrı bunlardan kaynaklanır ve elbette önlem alınmazsa daha da büyür. Bu durumda bantlarla en az üç hafta yumuşak dokunun koruma altına alınması gerekebilir. 

Peki ya korse… Pek çok insan özellikle bel ağrısında korseye başvuruyor. Onaylıyor musunuz?

Hayır. Önermiyorum. Çok ciddi bir durum varsa, ya da ameliyattan sonra kısa bir süre için olabilir. Ama daha sonra değil… Kasları zayıflatıyor, hareketsiz bırakıyor. Bunun yerine bantlama tekniği kullanıyorum. Hem harekete izin veriyor hem de orayı destekliyor. 

Beslenme konusunda da önerileriniz oluyor mu hastalarınıza? 

Osteopatik yaklaşım olarak her şey çok önemlidir. Her gün arabanıza biniyorsunuz. Beliniz ağrıyor mu hayır? Ama bir gün binerken belinizde ağrı hissediyorsunuz. Her gün çıktığınız merdivenlerden bir gün çıkarken lifiniz kopuyor. Neden bugün? Halbuki her zaman yaptığınız şeyleri yapıyorsunuz. İşte altta yatan sebebi görebilmek gerekiyor. Ya bir beslenme bozukluğu ya da uykusuzluk… Bağırsakta bir emilim bozukluğu ya da böbrekteki süzme problemi bile olabilir bunun arkasında. Vücudumuz saat 22.00’den sonra tamire girer. Bunun için gerekli hormonları salgılamaya başlar. Siz eğer üç dört gün üst üste uykusuz kalırsanız, o hormonlardan mahrum olursunuz. 

İNSAN VÜCUDU İNSANI ŞAŞIRTIYOR

Fizyobodrum’da başarı oranınız nedir diye sorsam…

Başarı oranım yüzde 80’lerde. Bana göre güzel bir rakam. Herkesi iyileştirmek gibi bir iddiam elbette yok. Bildiklerimiz, bilmediklerimizden çok çok az. Ben hala öğreniyorum örneğin. Vücut insanı şaşırtıyor. Öyle komplike ve karışık ki. Onu dört yıllık eğitimle öğrenemezsiniz. Bu arada başarıyı sadece bana bağlayamayız. Ya da tekniğe… Hastanın kendisi ve hastalık da önemli. Hastanın sizi ne kadar dinlediği, tedaviye ne kadar sadık kaldığı çok çok önemli. 

Biraz kendinizden söz eder misiniz? Hasan Hüseyin Karaman kimdir?

1979 doğumluyum. 7 yaşımda Bodrum’a geldim. İlköğretimi Merkez Turgutreis Okulu’nda tamamladım. Orta ve lise eğitimini Bodrum Lisesi’nde aldım. Mezun olduktan sonra Bolu İzzet Baysal Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümünü kazandım. 4 yıllık eğitimin ardından mezun oldum. 2001 yılından itibaren fizyoterapist olarak çalışıyorum. 1 Temmuz 2017 tarihinde de Fizyobodrum’u açtım.

Kliniğiniz enerjisi çok yüksek, çok dingin bir mekan… Şüphesiz sizin etkiniz var bunda. İş dışında bir merakınız var mı?

Şiir yazıyorum kendimce. Bir de resim yapıyorum. Kliniğin duvarlarında gördüğünüz tablolar bana ait. Kendimi dinlendiriyorum bu sayede. 

O şiirler bir gün kitap olacak mı peki?

Yayınlamadım bugüne kadar.  Ama aklımda bir proje var. İleride olabilir. Klasik bir kitap olmayacak. Farklı olmayı seviyorum. Kara kalem çalışmalarımın ve şiirlerimin olacağı dergi tadında bir kitap çıkarabilirim. 

Spor var mı hayatınızda?

Okul yıllarında kros ve basketbol takımlarındaydım. Voleybol takımına girdim üniversitede. Sporu seviyorum ama iş nedeniyle son zamanlarda ihmal ettim. 

Hasan Hüseyin Karaman, Fizyobodrum’da danışanlarıyla yaşadığı tecrübeleri sosyal medya hesaplarından da paylaşıyor. Merak edenler instagram’da bu hesabı takibe alsın; FizyoBodrum…
Fizyobodrum Bitez Mahallesi Kavaklı Sarnıç Caddesi üzerinde… İletişim ve randevu 0 505 527 4643’ü arayabilirsiniz. 

 

Haber Yorum

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

-